ANA SAYFA

Ana Sayfa 

İLETİŞİM

İletişim 

BAĞLANTILAR

Bağlantılar 

SİTE HARİTASI

Site Haritası 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sıkça Sorulan Sorular 

  TMMOB  FIG  CLGE
ENGLISH HKMOBİS ÜYE HKMOBİS

  22 Haziran 2017, Perşembe

TMMOB HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI

Site İçi Arama:

Loading
FİG 2018

 

  

6. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI

03.03.1997 - 07.03.1997 (HILTON-SA OTELİ - ANKARA)

Haberler

Kayıt Yok

 

Sonuç Bildirgesi

  

6. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI

SONUÇ BİLDİRGESİ

1.    6. HARİTA KURULTAYININ TOPLANDIĞI KOŞULLAR

Harita Kurultayı, evrensel-ülkesel ve sektörel anlamda yeni, farklı ve çok önemli koşullar içinde bulunduğumuz bir dönemde toplandı.

Evrensel ölçekte adına küreselleşme denilen ekonomik süreç ve bunun siyasal hedefi olan, adına Yeni Dünya Düzeni ( YDD )denilen koşullardayız. Uluslararası dengelerin yeniden biçimlendirildiği, ülkeler arası ilişkilerin henüz yerli yerine oturmadığı bu koşullarda yeni toplumsal ilişkilere, siyasal anlayışlara, ekonomik reçetelere, ticari kutuplaşmalara, uluslararası yeni bir hukuka, daha doğrusu hukuksuzluğa tanık olmaktayız.

Ülkemizde ( YDD ) koşullarına uyum sağlama konusunda resmi kabullerin yapıldığını ve çabaların harcandığını görmekteyiz. 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı‘nda gözlediğimiz yaklaşım bunun en üst yansıması olarak ortaya çıkmaktadır.

Gelişmelerden çok hızlı bir biçimde etkilenen harita sektörü, gelişmelerin anlamını ve karşı karşıya bulunduğumuz koşulları ciddi bir değerlendirmeye tabi tutmak zorundadır. Bilimsel-teknolojik devrimin ortaya çıkardığı toplumsal yeniden yapılanma zorunluluğunu sektör olarak doğru kavramak ve yerli yerine oturtmak zorunda olduğumuz ortaya çıkmaktadır.

6. Harita Kurultayı, sektörün tüm bireylerini ve kurumlarını sektörel yeniden yapılanma, yenilenme ve değişim sürecine sahip çıkmaya, bu sürecin sahibi olmaya davet etmektedir.

2. 6. HARİTA KURULTAYININ ANA EKSENLERİ

 2.1. Yeniden Yapılanma

6. Harita Kurultayı, sektörde insan kaynaklarından başlayarak kurumsal yapılara kadar kendimizi gözden geçirmemizi gerektiren bir iradeyi ortaya koymuştur. Bizim dışımızdaki koşullar bizi bu yeniden yapılanmaya zorlamaktadır. Var olan yapılarla 21. yüzyılı kucaklamamız olası görünmemektedir. Ortada değişimi zorunlu kılan nedenler vardır. Sorun, bu zorunlu değişimin  sahibi olabilme sorunudur.

Türkiye‘de idarenin yeniden yapılanması ne kadar zorunlu ise, harita sektörünün yapılanması da o kadar zorunludur. Vurgulanması gereken bir diğer nokta, sektör olarak yeniden yapılanma konusunda yeterli bilgiye, deneyime ve bakış açısı zenginliğine sahip olduğumuzdur. Ancak sorgulanması gereken nokta, hepsi kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gereken önermelerin bugüne değin neden yaşam bulamamış olmalarıdır.

Sektörde;

* Her ölçekte harita işlerinin

* Kadastro çalışmalarının

* Bilgi sistemlerinin

* Kentsel ve kırsal toprak düzenlemelerinin

* Özel uygulamaların (kamulaştırmalar, mühendislik ölçmeleri v.b.)

Kurumsal tanımları yeniden yapılmalıdır. Bu anlamda Harita Genel Komutanlığı bünyesinde yürütülmekte olan harita işlerinin savunma amaçlarıyla sınırlandırılarak, sektörde harita yapımı konusundaki bilgi ve deneyim birikimlerini tek bir çatı altında toplayan sivil bir Harita Genel Müdürlüğü‘nün kurulması 6. Kurultayın önemli bir istemi olarak ortaya çıkmıştır.

Sektörün hukuksal altyapıları, 21. yüzyılın yönelimlerine uygun olarak yeniden ele alınmak zorundadır. Başta Türk Medeni Kanunu olmak üzere Kadastro Yasası‘nın, İmar Yasası ve kamulaştırma ile arazi toplulaştırması mevzuatlarının yeni baştan ele alınması gerekmektedir. Yeniden yapılanma, sektörün insan kaynakları düzleminde de yeni yaklaşımları kaçınılmaz kılmaktadır.

Bunlar yapılırken harita sektöründe kaliteyi yükseltmek, sektör içi işleyişe ve üretim süreçlerine günün gerektirdiği kalite anlayışlarıyla yaklaşarak sektör dışına yönelişlere de farklı bir kalite boyutu kazandırmak,etkililiğimiz ve saygınlığımız açısından önem kazanmaktadır.

2.2. Toprak Rantları-Haksız Kazançlar

Toprak rantları konusu,6. Harita Kurultayı‘nda, daha geniş bir çerçevede ele alınmış ve kurultayın ana eksenlerinden birisi olarak gecikmiş bir biçimde de olsa gündeme getirilmiştir. Rantların ülke ekonomi-politiği açısından taşıdığı önem ortaya konurken, rant gelirlerinin içinde toprak rantlarının boyutları konuyu ele almanın haklılığını ortaya koymuştur.

Kabul edilen mülkiyet hakkının kötüye kullanılması konusunda anayasal düzlemde getirilmiş olan ve toplum yararı kavramında somutlaşan kısıtlamanın, rantların topluma ve kamuya döndürülmesini sağlar niteliğe kavuşturulması gerektirmektedir. Bu açıdan bakıldığında, rantların bir bölümünün toplum adına kamuya döndürülmesi tartışması, gücünü, var olan yasalardan çok Anayasanın 35. maddesinden almaktadır.

Ülkemizde ilk kez bugünlerde, siyasiler ve hükümet düzeyinde rantlar net biçimde fark edilmiş durumdadır. Kamunun taşınmaz varlığı üzerinde oluşmuş olan rantları hükümetin bütçe açıkları kaygısıyla ve salt kaynak yaratma düşüncesiyle elden çıkarabilmeyi düşünmesi, bir daha geri dönüşü olmayan olumsuz bir karardır. Kaynak yaratacağız diyerek toprak satmaya kalkanlara topraklar üzerinden sağlanmakta olan haksız kazançları önleyerek kaynak yaratma yolunun çalıştırılmasını önermek, toplumun geleceği ve adalet açısından daha fazla önem kazanmaktadır.

Rantlar mekansal olarak iki başlık altında ele alınmışlardır.

2.2.1. Kırsal Topraklarda Oluşan Rantlar

6. Harita Kurultayı; kırsal topraklara götürülen altyapı hizmetleri ve baraj,hava alanı vb.tesisler nedeniyle yapılan kamulaştırmalar sonucu oluşan rant konusunu da ele almıştır.

Özellikle GAP Bölgesindeki kamusal yatırımlar bölgede oluşacak rantlar bağlamında incelemiştir. Kırsal toprak düzenlemelerinin taşıdığı önemi dikkate alan Kurultayımız,düzenlemeler yoluyla yaratılacak rantları göz önünde tutarak konuya önemle eğilmek gerektiğini saptamıştır.

Kamu yatırımlarıyla yaratılan rantların bir bölümünün kamuya,topluma döndürülmesi gerekmektedir. Bu nedenle yetkililerin konuyla ilgili olarak bugünlerden değerlendirmeler yapmaları gereği vardır.

6. Harita Kurultayı, hazinenin mülkiyetindeki tarım topraklarının 4070 ve 4071 sayılı yasalarla elden çıkarılmasını kabullenmediğini de ortaya koymuştur.

2.2.2. Kentsel Alanlarda Oluşan Rantlar

Özellikle 1985 yılında İmar Yasasın‘da yapılan ve demokratikleşme açısından değer verdiğimiz ancak tek başına yeterli saymadığımız imar planı yapma ve yaptırma konusunda belediye meclislerine ve valiliklere verilen yetkilerin kullanılmasında ortaya çıkan olumsuz sonuçların vurgulanması gerekmektedir.

Ülkemizde,üretim dışı gelirlerinin,( Rantların ) ulusal gelir içindeki payı % 45-55 arasında büyük bir orana ulaşmış bulunmaktadır. Üretim karşılığı olmayan bu kazanç kümesinin % 60-70‘ lere varan bölümünü ise KENT RANTLARI oluşturmaktadır.

Kentlerimizin bu süreçte nasıl yağmalandığına,bu yağma sonucu el konulan rantların ülke ekonomi politiği açısından hangi boyutlara ulaştığına hep birlikte tanık olmaktayız. Bu politikaların sonucu olarak,kentlerin formu tamamen rant oluşturma ve ranta el koyma şeklinde gelişmiştir.

Yönetim kararlarıyla ve bu yetkilerin arkasına sığınılarak verilen rant kararları, sonuçta kentsel gelişmenin rant merkezli ortaya çıkmasına neden olmakta, kentlerimiz kent planlaması ilkelerine göre değil rant kararlarına göre biçimlenmektedir.

Topraktaki mülkiyet anlayışı,kendi mülkü üzerinde dilediğini yapma ve para kazanma hakkı olarak görülmektedir. Mülkiyet hakkı kent planlamasını belirleyen temel bir hak olmaktan çıkarılarak,bu hakkın,topraktan yararlanma hakkı olarak kabul edilmeli ve konut hakkının tıpkı eğitim,sağlık vb. temel bir insanlık hakkı olduğu kabul edilerek,"İmar affı " gibi yağmaya dayalı ve kaçak kentleşmeyi kışkırtan uygulamalar sona erdirilmelidir.

Kentsel alanlarda ortaya çıkan rant olgusunun yerel ve genel yönetimlere yansımaları kentsel yaşamın adaleti, kent içi demokrasi ve sonuçta ülke demokrasisi adına önemli tehlikeler olarak ortaya çıkmaktadır.

Kamunun kendi kararlarıyla yarattığı rantların hem mekandaki dağılımında ortaya çıkacak dengesizlikleri giderici, hem de bu rantların bir bölümünü toplum adına kamuya geri döndürücü mekanizmaların ortaya konulması zorunlu kılınmalıdır. Ancak ülkemizde var olan imar mevzuatı, bu konuda bir düzenleme getirmemiştir.

Kurultayda ortaya çıkan bir başka gerçek de şudur: Bazı yerel yönetimlerimiz, yasalarda olmayan   ancak özel mülk sahipleriyle uzlaşma temeline dayalı rantın geri dönüşünü sağlayan mekanizmaları uygulamaktadırlar. Bu konuda bulunacak çözümlerin yasal baza da oturtulmaları gerekmektedir.

Yeni hukuksal düzenlemenin yaratılması sürecinde, rantların bir bölümünün toplum adına kamuya geri döndürülmesinde yeni araçların bir bütünlük içinde ele alınması gereği ortaya koyulmuştur. Bunlar emlak vergilerinin yeni bir çerçeveye oturtulması, şerefiye türü vergilendirmenin yerel yönetim gelirleri arasında yeniden tanımlanması, boş bekletilen imar parsellerinin yapıya zorlanması,bir kişinin mülkiyetinde artan taşınmaz adediyle orantılı vergi tanımlamaları olarak sayılabilmektedir.

2.3. Kırsal ve Kentsel Toprak Düzenlemeleri

Kırsal ve kentsel toprak düzenlemeleri, diğer tüm kurultaylarda olduğu gibi, yine kurultay gündeminin önemli konuları olarak ele alınmışlardır. Bu konularda geçmiş tartışmalarımızın önemli bir bölümünün sürmesi,sorunlarımızın çözülmediğini ortaya çıkarmaktadır.

2.3.1. Kentsel Toprak Düzenlemeleri

Tüm kuralların dışında, özellikle metropoliten alanlarda ağırlıklı olarak kaçak yapılaşma biçiminde gelişen bir kentleşme olgusu ile karşı karşıya bulunmaktayız. Yerel yönetimlerin müdahale edecek ve yön gösterecek yerde, seyirci kaldıkları ve bazı örneklerde görüldüğü gibi destekledikleri bu süreç, durdurulması ve kabul gören planlama kalıplarına sokulması gereken bir süreçtir.

İmar mevzuatındaki boşluklar kentsel alanlarda, imar uygulamalarının yapılmasında süre, ölçüt ve takdir konusunda belirsizliklere ve karmaşaya neden olmaktadır. Ayrıca,imar yasaları kat artışına olanak sağlamakta,bu da toprak sahipleri için rant artışına neden olmakta,öte yandan sağlam binaların rant artışı sağlamak amacıyla yıkılmaları gündeme gelmektedir.

Uygulamada karşılaşılan  beklentiler, koşullar ve gereksinmeler karşısında yetersiz kalan 3194 sayılı İmar Yasası‘nın uygulamada yaşanan belirsizlik ve karmaşaya yenik düştüğü, bu yüzden  imar mevzuatında kapsamlı yeniden düzenlemelerin kaçınılmaz olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılacak yeniden düzenlemelerde, kent bilgilerinin, bir bilgi sistemi içerisinde değerlendirilmesine ilişkin kuralların da imar mevzuatında tanımlanmasının yanısıra, Kent Bilgi Sistemlerinin oluşturulmasının da belediyelerin zorunlu görevleri arasında yer almasının sağlanması gerekmektedir.

Öte yandan kaçak kentleşme olgusunun somutlandığı sorun alanlarının başında gelen gecekondu olgusuna da yeni yaklaşımların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu olgunun bir gerçek olarak kabul edilerek, kentsel alanlarda yeni bir sözleşme eşiğinde olduğumuz bu yıllarda, kentsel yaşamın normalleştirilmesi amacıyla uzlaşma arayışları ve projeleri geliştirilmelidir. Gecekondu alanlarında, 1980‘li yıllarda devletin en yetkili ağızlarınca yaratılan en üst düzeydeki rant beklentilerinin makul düzeylere çekilmesi ve bu yolla kent içi eşitliğe yaklaşılması düşüncelerinin projelendirilmesi gerekmektedir.

Meslek grubumuz da kentlerdeki uzlaşma arayışları içinde önemle yer almalıdır.

2.3.2. Kırsal Toprak Düzenlemeleri

Kırsal alan, tarım, yaşam, doğa ve yapılaşma alanıdır.  Bu alanda yapılacak düzenlemelerde bu dört işlev güçlendirilmeli ve bir arada değerlendirilmelidir. Kırsal topraklara uygulanan projeler ile,toprak iyileştirme, toprak planlama ve iyelik hakları düzenlemesi yapılmaktadır.

Harita sektörü açısından konuya yaklaşıldığında; dünya örnekleri de göz önünde tutularak, katkımızın yalnızca harita altlıklarının üretimi, projenin araziye uygulanması ve dağıtım işlemlerinin yapılmasıyla sınırlandırılmasının arazi toplulaştırması çalışmalarının geleceği açısından yetersiz bir yaklaşım olduğunu özellikle vurgulamak gerekir. Ancak harita sektörünün, konuya yaklaşımının ve konuyu sahiplenişinin bugünkü düzeyini yeterli görme olanağı da yoktur.

Kırsal toprak düzenlemesi olan arazi toplulaştırması politik düzeyde yeniden ele alınarak,yasal  yönetsel ve teknik boyutu ile bir kırsal kalkınma ve doğa koruma aracı olarak tasarımlanmalıdır.

3. HABITAT II ve Sektörümüze Etkileri

6. Harita Kurultayı, yüzyılımızın son büyük zirvesi olarak 3-14 Haziran 1996 tarihleri arasında İstanbul‘da toplanan HABITAT II sonrasında alınan kararları da değerlendirmiştir.

Habitat II‘nin yapılmış ve bitmiş bir etkinlik olarak değil,ülkemiz insan yerleşimleri açısından sonuçları özenle değerlendirilecek bir etkinlik olarak anlaşılması gerekir.

Yukarıda değinilen nedenlerle HABİTAT II olgusu,bir insani bilinçlenme sonucu yeni bir geleceğe bakış ve onu sahiplenme anlayışıyla,bir yeni insani yaşam alanı ve biçimi yaratma olarak değerlendirilmek ve ele alınmak zorundadır.

HABİTAT II Birleşmiş Milletler 2.İnsan Yerleşimleri Konferansı‘nın Resmi Belgelerinde yer alan  bazı konulara kısaca değinilecektir.

•·       Sürdürülebilir  arazi   kullanım prensipleri doğrultusunda,her hükümet yeterli miktarda konut arsası arzının sağlanmasını teşvik etmek durumundadır.       

•·       Yanlış  Kırsal  ve  kentsel  toprak  politikaları  ve  arazi  yönetimi uygulamaları eşitsizliğin ve yoksulluğun başlıca nedenleridir.

•·       Rant   gelirlerinin   kamu   yatırımlarına   dönüşmesini   sağlayacak   buluşçu  araçlar dikkate alınmalıdır.

•·       Uygun  kadastro sistemleri geliştirilmeli, gecekondu  alanlarının  regülasyonu  için arazi kayıt prosedürleri    düzeltilmeli   ve   mümkün   olan    durumlarda,  arazi   alım-satım işlemleri basitleştirilmelidir.

•·       Planlama  ve   imar   mevzuatı  periyodik  olarak   yeniden   değerlendirilmeli  ve  gerekli ise değiştirilmelidir.

•·       Uygun  kentsel  yoğunluk ve  karışık arazi  kullanımının  teşvik  edilmesi  kentsel gelişme  için son derece önemlidir. Optimal arazi kullanım,kıyıların korunması için ulusal,bölgesel  ve  yerel politikalar ve imar planları yeniden değerlendirilmelidir.

İnsan   yerleşimlerindeki   sürdürülebilir   arazi   kullanımı   ve   planlama  çabalarına  destek vermekle ilgili özet bilgiler :

•·       Kısıtlı toprak kaynaklarının daha rasyonel ve sürdürülebilir kullanımı için mali teşvikler ve arazi kullanım denetim önlemleri geliştirmek,

•·       Toprak kaynaklarının sürdürülebilir kentsel gelişme için yönetimi konusunda kamu,özel ve gönüllü sektörler arası ortaklıkları özendirmek,

•·       Konut ,sanayi, ticaret,altyapı, ulaşım, yeşil alanlar ve orman alanları için kentlerde rekabet eden ihtiyaçlar konusunda kapsamlı ve gelişmiş arazi yönetimi uygulamalarını geliştirmek ve  desteklemek ;

•·       Kıyı   kaynaklarını  geliştirmek   ve  korumak   için   entegre  kıyı alanı  yönetimi  planları

     geliştirmek ve uygulamak,olarak belirlenebilir.

Entegre   arazi   yönetiminin   gelişimi   ve   desteklenmesi    ile  ilgili   özet   bilgiler   ise ;

•·       Entegre arazi bilgi ve harita sistemlerini geliştirmek,

•·       Arazi  yönetimi yasaları ve mevzuatının yaptırımlarını ve itiraz haklarını daha randımanlı ve etkin hale getirecek düzenlemeleri yapmak,

•·       Çevresel duyarlılıkları ve arazi kullanım haklarının çeşitliliğini dikkate alan etkili bir yasal

     düzenleme ile arazi piyasasını geliştirmek,

•·       Yerel düzeyde,bütüncül bir çevreye uygun arazi kullanım stratejilerini tüm ilgili çevrelerin

     katılımı ile geliştirmek şeklindedir.

4. TEKNİK KONULAR-MESLEKİ UYGULAMALAR

4.1. Coğrafi Bilgi Sistemleri

Coğrafi Bilgi Sistemleri-Kent Bilgi Sistemleri-Bilgi Sistemleri konusu haklı ve doğal olarak 6. Kurultayın önemli konuları arasında yer almıştır. Bu konularda meslek grubumuzun işlevleri ve görevleri artık bilinmektedir. Ancak uygulamalarda bir dağınıklığın olduğu göze çarpmaktadır. Kurumlarda farklı modeller denenmekte,sonuçlar ve deneyimler konusunda görüş alış-verişinde iletişim noksanı gözlenmektedir.

Kavramsal olarak ortaya çıkan sorunları aşmak, uygulamada daha sonuç alıcı modeller konusunda çalışmalar yapmak, özellikle belediyelere yönelik olarak daha güçlü sektörel önermeler geliştirmek görevlerimiz vardır.

Bu konuda da bir mesleki bağnazlığa düşmeden, olmamız gerektiği kadar etkili olmanın yolları bulunmalıdır.

4.2. Fotogrametri ve Uzaktan Algılama

Fotogrametri,teknolojideki gelişmeleri en hızlı biçimde kendine yansıtan ve gelecekte digital fotogrametri teknolojisi ile bilgi sistemlerine gerçek üç boyutta bilgilerin üretilmesinde ana kaynak olacak bir disiplindir.

Yerel ve Bölgesel Yönetimler ; kıyı alanlarına yönelik planlamalar,su havzaları vb.doğal kaynakların korunması ve kontrolü için yeni teknolojilerden özellikle yüksek doğrulukta ekonomik,hızlı ve çok zamanlı bilginin toplanabildiği ve değerlendirilebildiği,uydu görüntü işleme,sisteminden yararlanmalıdır.

4.3. GPS

Global Position Sistems ( GPS ) altyapısı, teknik özellikleri ve uygulama alanlarıyla ilgili resmileşmiş ve bağlayıcı standartları olmamasına karşın harita sektöründe giderek yaygınlaşan kullanım alanları bulan bir sistemdir. Ancak "jeodezik altyapısı"oluşturulamadığından, kamu kurum ve kuruluşlarıyla serbest çalışan meslektaşlarımız arasında zaman zaman sorunlar yaşandığı görülmektedir. Yapılmış olan uygulamalardan verilen örneklerin giderek çoğaldığı GPS sisteminin rasyonel şekilde kullanılmasının ve yaygınlaştırılmasının, sağlam bir yüzey ağı dayanağında yeni bir ülke koordinat sisteminin oluşturulmasına bağlı olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bundan önceki kurultaylarda kullanılabilirliğinin tartışıldığı, ama artık (Coğrafi Bilgi Sistemi) CBS‘ler gibi bu tartışmanın aşıldığı, klasik yöntemlerle karşılaştırmalarda üstünlük anlamında belli sonuçların genel kabul gördüğü bu sistem için günümüzde özellikle vurgulanması gerekenler şunlar olmaktadır: GPS ile ilgili uygulama ve yönetsel anlamda yönetmeliğin oluşturulması, bu yönetmeliğin uygulanabilirliğinin sağlanması, kamu kurum ve kuruluşlarında bu bağlamda kontrol mekanizmalarının yaygınlaştırılması.

5. SEKTÖRDE EĞİTİM

Kurultay çerçevesinde ele alınan tüm konular, ortaya konulan yeniden yapılanma istemleri ve iradesi, bilimsel-teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni koşullar eğitim,üretim ilişkisinin kurulmasını ve eğitim  konusunu bu yeni yaklaşım doğrultusunda ele almayı zorunlu  kılmaktadır.

6. Kurultay,  teknolojik alanda ortaya çıkan ve sektörü ciddi yapısal değişimlere zorlayan gelişmelere gereken değeri verirken, bunun insan faktörünü ikincil plana düşürecek biçimde abartılmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak var olan insan kaynaklarımızın gelişme süreçlerinin taşıyıcısı ve kullanıcısı olabilecek düzeye getirilmesi de önemli bir sektörel görev olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle sektörde eğitim konusu, hem var olan insan kaynaklarının sürekli peryodik eğitimi hem de gelecek kuşakların geçmişten farklı olarak eğitilmeleri perspektifinden ele alınmalıdır. Klasik haritacılık eğitiminden edinilen deneyimler yeni sürecin eğilimleri ile bütünleştirilmek zorundadır.

Eğitim konusu ele alınırken,içinde bulunduğumuz yeni koşullarda bundan önceki eğitimin felsefesini ele almak, çağın gerektirdiği harita mühendisliği formasyonunu yeniden tanımlamak zorundayız.

Bu konu ele alınırken yalnızca mühendislik düzeyinde eğitim değil,meslek liseleri,meslek yüksekokulları, lisans ve yüksek lisans eğitimi bir bütün ve bütünün parçaları olarak ele alınmalıdır.

6. KURULTAYLAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

7. Kurultayın şimdikilerden farklı biçimde ele alınması konusunda görüş birliği vardır.7. Kurultay çalışmalarının 6. Kurultayın hemen ardından başlatılması görüşü ağırlık kazanmaktadır.

Kurultayların Sonuç Bildirgeleri ve ulaşılan sonuçlar konusunda da artık yeni bir değerlendirme noktasında olduğumuzun altı çizilmelidir.

Kuşkusuz kurultaylarda ulaşılan sonuçların yasal bağlayıcılığı olamaz. Olsa olsa sektör hukuku ve sektörel yapılanma ve yönelimler konusunda yapılması gerekenler ele alınmış olmaktadır. Ama bugüne değin bu çabalar harcanırken kaç kere sonuç bildirgelerine gönderme yapılmıştır? Yani kurultay sonuç bildirgeleri okunduktan sonra unutulan belgeler olmaktan çıkarılarak sektörün sonraki sürecinin önemli belgesine dönüştürülmek zorundadırlar. Bunun gerçekleşebilmesi için sonuç bildirgesini sektörün bireyleri ve kurumları olarak sahiplenmek  zorunda olduğumuz unutulmamalıdır.

6. Harita Kurultayı 03-07 Mart 1997 tarihleri arasında Ankara‘da Hilton Oteli toplantı
salonunda yapılmıştır.

6. Harita Kurultayının genelde diğer kurultaylardan farklı olmadığı söylenebilir. Ancak harita kurultayları başlangıçtan bugüne belli trend içinde olumlu yönde geliştiklerinden 6. Harita Kurultayında da bu gelişmenin olduğunu belirtmek gerekmektedir.

6. Harita Kurultayında, önceki Kurultayların ve Yürütme Kurullarının Başkanlarından oluşan seçici kurul gönderilen bildirileri incelemiş ve değerlendirmiştir. Seçici Kurul önümüzdeki Kurultaylarda da devam edecektir.

5. Harita Kurultayında, bildirilerin önceden basılması olayı 6. Harita Kurultayında da sürdürülmüştür. 6. Harita Kurultayı 1. Kitabında, Seçici Kurul tarafından "Seçilen" ancak zaman darlığı nedeniyle sunulamayan bildirilere de yer verilmiştir.

Sponsorluk müessesesi ise büyük gelişme göstererek % 30-35 dolaylarına ulaşmıştır. Önümüzdeki Kurultayların tamamının sponsorlukla karşılanacağı beklenmelidir.

6. Harita Kurultayına katılanlara, Kurultayı destekleyen ve katkıda bulunan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına, sponsorluk yapan ve/veya, sergiye katılan firmalara, bildiri gönderen meslektaşlarımıza Yürütme Kurulu üyelerine ve 6. Harita Kurultayı 2. Kitabının hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eder, saygılar sunarız.

HARİTA VE KADASTRO
MÜHENDİSLERİ ODASI ADINA
YÖNETİM KURULU

 
 
  

Fotoğraflar

 

İletişim için kullanılacak e-posta Adresi:

Tümü

16. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   03.05.2017 - 06.05.2017
   (BEYTEPE KÜLTÜR ve KONGRE MERKEZİ - ANKARA)

15. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   25.03.2015 - 28.03.2015
   (ATO Congresium ANKARA)

14. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   14.05.2013 - 17.05.2013
   (ATO Kongre Salonu - ANKARA)

13. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   18.04.2011 - 22.04.2011
   (Sheraton Oteli - ANKARA )

12. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   11.05.2009 - 15.05.2009
   (ODTÜ KÜLTÜR VE KONGRE MERKEZİ -ANKARA)

11. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   02.04.2007 - 06.04.2007
   (ODTÜ KÜLTÜR VE KONGRE MERKEZİ - ANKARA)

10. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   28.03.2005 - 01.04.2005
   (ODTÜ KÜLTÜR VE KONGRE MERKEZİ - ANKARA)

9. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   31.03.2003 - 04.04.2003
   (BİLKENT HOTEL - SAKARYA SALONU - ANKARA)

8. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   19.03.2001 - 23.03.2001
   (BİLKENT HOTEL - SAKARYA SALONU - ANKARA)

7. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   01.03.1999 - 05.03.1999
   (BİLKENT HOTEL - SAKARYA SALONU - ANKARA)

6. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   03.03.1997 - 07.03.1997
   (HILTON-SA OTELİ - ANKARA)

5. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   31.01.1995 - 03.02.1995
   (DSİ KONFERANS SALONU - ANKARA)

4. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   01.02.1993 - 04.02.1993
   (DSİ KONFERANS SALONU - ANKARA)

3. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   28.01.1991 - 01.02.1991
   (DSİ KONFERANS SALONU - ANKARA)

2. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   06.02.1989 - 10.02.1989
   (DSİ KONFERANS SALONU - ANKARA)

1. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI
   23.02.1987 - 27.02.1987
   (TCK KONFERANS SALONU - ANKARA)


 

e-HİZMETLER:
| HKMOBİS | WEBMAIL |

© 2004-2017 Tüm hakları TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI aittir.
Sitede yer alan görsel ve metin öğeler izinsiz kullanılamaz.

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
SÜMER 1. SOKAK NO: 12/4 06440 KIZILAY / ANKARA
TEL: +90 312 232 5777 (PBX) - FAKS: +90 312 230 85 74 - GSM: 0533 762 28 13

 


 
Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.