ANA SAYFA

Ana Sayfa 

İLETİŞİM

İletişim 

BAĞLANTILAR

Bağlantılar 

SİTE HARİTASI

Site Haritası 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sıkça Sorulan Sorular 

  TMMOB  FIG  CLGE
ENGLISH HKMOBİS ÜYE HKMOBİS

  25 Temmuz 2017, Salı

TMMOB HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI

Site İçi Arama:

Loading
FİG 2018

    Haberler

    Basın Açıklamaları

    Görsel Basında Odamız

    Basından

    Resmi Yazışmalar

    Birim Fiyatlar

    Hukuk Birimi

    İstatistikler ile HKMO

    MİSEM

    Üyelerimizden

    Satım Duyuruları

    Alım Duyuruları

    İş Arayanlar

    Eleman Arayanlar

    Yardım Duyuruları

    Bilgi Edinme Başvurusu

    TİP Sözleşmeler Kontrol

    SHKMMB

    LİHKAB

 

e-Liste

Odamız üyesi değil, fakat duyuruların düzenli olarak
e-posta hesabınıza gönderilmesini istiyorsanız;
Lütfen adınızı, soyadınızı ve
e-posta adresinizi giriniz..

Adınız:

E-Posta Adresiniz:

 

Son Çıkan Yayınlar

 

» KİTAPLAR

MESLEKTE 50. HİZMET YILINI DOLDURAN ÜYELERİMİZ
HKMO

 
 » JEODEZİ VE JEOİNFORMASYON DERGİSİ

 
 » HKM DERGİSİ

SAYI: 2011-1 104

 
 » HARİTA BÜLTENİ

SAYI: MART 2017 97

  

BİLİRKİŞİLİK ALANINDA YAPILMASI GEREKENLER ÜZERİNE HKMO GÖRÜŞÜ

    Yayına Giriş Tarihi: 07.07.2014  Güncellenme Zamanı: 08.07.2014 11:57:08  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları eğitimini aldıkları meslek alanlarında yargıda karar sürecine katkı sağlamak ve yargıya yardımcı olmak üzere yaygın şekilde bilirkişilik yapmaktadırlar. Elbette ki bu alanda da bazı sorunların varlığından söz edilebilir.

Bilindiği gibi yargılama hukukumuzda, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut mahkemece kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilmektedir.

Mühendis, mimar ve şehir plancıları‘da belirtilen kapsamda mesleki, bilimsel ve teknik konularda yetkin oldukları görev alanlarında yargı hizmetlerinin verimliliği ve etkinliğine katkı sağlamak ve yardımcı olmak üzere yaygın olarak bilirkişilik yapmaktadırlar.

Buna karşın uygulamadaki belirsizlikler, aksaklıklar, bilirkişilik müessesesine gerekli önemin verilmemesi, özenin gösterilmemesi, bilirkişi seçimindeki hatalar ya da bilirkişiye başvurulmasını gerektirmeyen durumlardada bilirkişiye başvurulması ve bilirkişi raporu hazırlanması sırasındaki bilgisizlik ve eksiklikler ucuz ve süratli olmayı gerektiren yargı hizmetinde etkinliğin ve verimliliğin önünde bir engel olabilmektedir.

TMMOB bileşeni odalar arasında üyelerin hangi konularda bilirkişilik yapabilecekleri konusu, Kamulaştırma Yasasının 15. Maddesi gereği kamulaştırma davalarında görev alacak bilirkişilerin nitelikleri ve çalışma esaslarının belirlenmesi hakkındaki yönetmelik hazırlanırken gündeme gelmiş fakat odaların özellikle meslek alanlarının sınırlarının belirlenmesinde ve ortak oldukları alanlarda anlaşmazlığa düştükleri için sonuç alınamamıştır. Bu nedenle hangi meslek mensubunun hangi konuda görevlendirilmesi gerektiğinin kararı hakimlerin tercihine bırakılmıştır.

Sorunun, sadece meslek alanlarının ayrımının yapılarak çözülmesi olası değildir. Hakimler, dava konusu bilirkişilik için aldığı eğitime bağlı doğru meslek adamını bulsa bile, o kişinin meslek alanı içerisinde konusunda yeterli olduğunu ve meslek alanlarındaki gelişmelere bağlı kendini geliştirdiğini bilmediği için, bilirkişilik hizmeti üretecek kişiyi doğru seçemeyebilir. Bu noktada meslek odalarının desteğinin aranması ve meslek odası da güncel gelişmelere bağlı eğitimlerle üyelerini donatırsa mutlaka halkın yararına ve yargının objektif kararları vermesi sonuçları elde edilecektir. Örneğin Odaların düzenlediği meslek içi eğitimleri ile bilirkişilik eğitimleri ortaklaştırılabilirse ve bilirkişilik yapacak üyelerin güncel gelişmelere dayalı eğitimlerle donatılması durumunda objektif kararlara yansıyacağı gibi bu konuda yeterlilik sağlanabilecektir.

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları aldıkları eğitimden sonra görev aldıkları işlerde, özel sektörde ya da kurumlarda yürüttükleri hizmetlere göre meslek alanlarını geliştirmekte, ihtisas sahibi olmakta, belli konularda da uzmanlaşmaktadır. Ancak konu bilirkişilik seçimine gelince yerel şartlar ve zorunlulukların yanında çoğu Mühendis, Mimar ve Şehir Plancısı "bu konu benim yeterlik alanımın dışındadır" konusu irdelemeden ve buna bağlı görevden affını istemek yerine, pratiğini yapmadığı bir konuda bilirkişilik yapabilmektedir. Bilirkişi öncelikle uzmanlık alanını ve bu alandaki gelişmeleri takip eden bilen kişi olmalıdır, dürüst olmalı ve bildiğini doğru aktaran kişi olmalıdır. Görüş ve düşüncelerini ifade ederken meslek odasını arkasında görmesi, denetleneceğini bilmesi ve mahkeme heyetinin ve hiçbir kişinin etkisi altında kalmadan sadece olayın doğru tahlilini yapmalıdır. İşin uzmanı olmayanlarca hazırlanan raporlar yargılamayı karmaşıklaştırmakta, uzatmakta ve adil yargılanma hakkının ihlaline yol açmaktadır.

Bilirkişilik görevi için bir heyet seçildiğinde, çoğu kere sadece keşif sırasında tüm bilirkişiler bir araya gelmekte, sonrasında bir kişi dosyayı alıp, inceleyip (bazen iki kişi görüşerek) raporu hazırlamakta, sonra diğer kişilerin de sadece imzaları alınarak mahkemeye sunulmaktadır.

Bilirkişi ekip çalışmasını yapabilmelidir. Heyet olarak görevlendirildiği durumlarda, ne tek başına rapor düzenleyen, ne de tek kişinin düzenlediği raporu kabullenen kişi olmalı, birlikte tartışarak ve değerlendirilerek rapor hazırlanmalıdır. 

Hakim mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuksal bilgi ile çözümleyemeyeceği, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvuracaktır. Bilirkişiden yargılama için gerek duyulan ve önem taşıyan hangi soruları yanıtlaması gerektiği mutlaka ve açıkça istenmelidir.

Ne yazık ki; bugün ülkemizde bilirkişilik görevini yürüten kişilerin birçoğu, özel ve teknik bilgi, birikim ya da donanımdan yoksundur. Konusunda yeterli olmayan, bilirkişilerin farklı görüşleri nedeniyle, aynı konudaki davalarda çelişkili kararlar verilebildiği zaman zaman gündeme gelmektedir.

Bu ortam, mesleki yeterliğe ve etik değerlere sahip kişilerin bu alandan uzak durmasına, yaratılan olumsuz imajın bir parçası olarak zarar görmemek için bilirkişilik yapmada isteksiz davranmalarına sonuç olarak odalar tarafından düzenlenen eğitimlerde ve bilirkişi listelerinde yer almamalarına neden olmaktadır. Bundan ise en çok yargı süreci ve adalet mekanizması zarar görmektedir.

2012 yılında 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinde değişiklik yapılmıştır. Kamulaştırma davalarında ihtisas odaları listesinden seçilerek bilirkişilik yapacak mühendis, mimar ve şehir plancılarının sayısı, önceleri 15-25 kişi iken, yeni düzenleme ile illerin nüfusu göz önünde bulundurularak 25-350 kişiye çıkarılmıştır. Bu sayının üçte biri kadar bilirkişi İl İdare Kurulunca belirlenecektir.

Bu düzenleme ile bilirkişi sayısında önemli bir artış sağlanmasına rağmen mahkemeler "eski alışkanlıkları gereği" sürekli olarak aynı bilirkişilerle çalışmakta, odalar tarafından hazırlanan yetki belgesine sahip bilirkişi listelerindeki bütün isimleri dikkate almadan, sürekli olarak uygun gördüğü belirli bir grup bilirkişiyi görevlendirmektedir. Mahkemeler daha iyi rapor düzenleyeceğine ve değerlendirebileceğine inandığı, açıkça tanıdığı bilirkişi heyetiyle çalışmayı tercih etmektedirler. Bu konuda yetki belgesi almış ve oda listelerine girmiş her bilirkişiye görev verecek bir düzenleme yapılarak mutlaka bir çözüm bulunmalıdır.

Odalar bu alanda mesleki yeterliliğe sahip üyeleri var etmek için mutlaka periyodik ve sistematik bir şekilde meslek içi eğitim programları uygulamalıdır. Eğitime odaklı yetkilendirmeler sürdürülürken yargı bundan haberdar edilmeli, eğitim sürecinde "Türkiye Adalet Akademisi" gibi kurumlar ile temasa geçilerek yargıdan destek alınmalıdır. Bu aşamada yargının bilirkişiden beklentileri tam ve doğru olarak ifade edilecek, gereksiz zaman kayıpları önlenecek hatta yargı süreci kısalacaktır.

Öneriler

Bilirkişi olarak görev alanların, bilimsel ve etik anlamda görülen davaya doğru katkı koyup koymadıklarının denetlenmesi TMMOB ve bileşeni odaları tarafından yapılmalıdır.

Oda üyesi ve eğitim almış yetkili bilirkişilerin bilirkişilik yaparken Odaların argümanlarından faydalanması zorunlu hale getirilmeli (rapor hazırlarken ihtiyaç duyulan keşif, metraj, asgari ücret v.b güncel bilgilerin bağlı odalarından alınacağı bir sistem olabilir) ve bu şekilde bilirkişilerin takibi ve denetlenmesi için bir yöntem geliştirilmelidir.  

Odalar kendi ihtisas alanlarını içeren genel bilirkişilik konularında eğitim programlarını acilen oluşturmalıdır.

Odalarında Meslek İçi Eğitim almamış kişiler bilirkişilik yapmamalıdır.

Eğitim sürecine yargıdan ve barodan etkin isimler dahil edilmelidir. Tarafların birbirinden yargılama sürecindeki beklentileri net olarak ortaya konmalıdır.

TMMOB tarafından yılda en az bir defa bilirkişilik konularının tartışıldığı, değişen mevzuatın anlatıldığı bilirkişilik etkinlikleri yapılmalıdır.

Örnek olarak, "TMMOB ve Bilirkişilik Paneli (yada) Günleri" adı altında düzenlenecek bir etkinlik dizisi, yılın belirli günlerinde gelenekselleştirilmelidir.

Bu etkinlikler, TMMOB bileşeni bir oda yürütücülüğünde tüm odaların ve yargının ortak katılımı ile yapılmalı, sonuçta yayınlanacak bir rapor ve kitapçık ile oluşacak bilgilerin dağıtımı sağlanarak odaların eğitim ve yargının karar süreçlerine katkısı sağlanmalıdır.   

Bir bilirkişiye düşen dosya sayısına sınır getirilmesi için mahkemeler ile eş güdüm sağlanacak bir düzenleme yapılmalıdır.(Odaların da sürece dahil edilerek mahkemeler tarafından bilgilendirilmesinin sağlanması bilirkişilerin denetimi açısından gerekli ve önemlidir.)

Bilirkişi ücretlerinin gerçekçi olarak takdiri için mahkemelere bu konuda her yıl düzenli olarak "TMMOB bilirkişilik asgari ücret tarifeleri" bildirilmelidir.


Tüm Oda Görüşleri - Raporlar »


 

e-HİZMETLER:
| HKMOBİS | WEBMAIL |

© 2004-2017 Tüm hakları TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI aittir.
Sitede yer alan görsel ve metin öğeler izinsiz kullanılamaz.

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
SÜMER 1. SOKAK NO: 12/4 06440 KIZILAY / ANKARA
TEL: +90 312 232 5777 (PBX) - FAKS: +90 312 230 85 74 - GSM: 0533 762 28 13

 


 
Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.