13 MAYIS 2014 SOMA MADEN KAZASINDA ÖLENLERİ UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ

13 Mayıs 2014 Salı günü, Manisa Soma`da, 301 emekçi canımızı, çıkan yangında galerilerin dumanla dolması sonucu gerçekleşen yüzyılın en büyük maden faciasında yitirdik. Tam üç yıl önce yaşanan ve bir maden kazası değil, cinayet olarak değerlendirilen olayda kaybettiğimiz her biri bir baba, bir kardeş, bir eş olan 301 canımızın acısı bugün hâlâ yüreğimizdedir.

Uygulanan özelleştirme politikaları ile işçi sayısını azaltarak bir işçiye daha çok iş yaptırma, tecrübeli işçileri işten çıkarıp daha ucuza yeni ve tecrübesiz işçi çalıştırma, taşeronlar eliyle bilgisiz ve deneyimsiz işçileri istihdam etme, yoğun birikim ve deneyime sahip olan kamu kurum ve kuruluşlar yerine üretimin, teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması, buna ek olarak kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması, giderleri azaltma amacıyla her türlü güvenlik önlemi için harcanması gereken parayı kısmak, iş güvenliği ve iş sağlığı kurallarına uymamak, açılan davanın iddianamesinde söz konusu olmuştur. 

Siyasilerce katliamdan sonra söylenen, "Bu mesleğin fıtratında ölüm vardır" sözü ise maalesef belleklerden silinmeyecek biçimde tarihe kazınmıştır.

O günden bu yana, kamuoyunun ağır baskısı sonucu Soma Kömür İşletmeleri AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı,  Genel Müdürü, İşletme Müdürü, Teknik Müdürü,  Teknik Nezaretçisi ve Emniyet Teknikeri tutuklanmış ve Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi‘nde açılan davanın her duruşması müdahil avukatlar ve aileler tarafından takip edilmektedir.  

Davada, tutuklu 6 sanık ile tutuksuz yargılanan vardiya amirlerinin "olası kasıtla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmektedir.

Tutuksuz 38 sanık hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenirken, bunlardan 25‘i hakkında da bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri iddiasıyla aynı aralıktaki cezanın üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep edilmektedir.

En son 17 Nisan 2017`de görülen davanın mahkeme heyeti,  11 Temmuz 2017 olarak belirlediği bir sonraki duruşmaya davada görevli Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için süre vermiştir.

Harita ve Kadastro Mühendisleri olarak takip ettiğimiz davada suçluların hak ettikleri cezalara çarptırılması tek tesellimiz olacaktır. 

Bu olaydan ders çıkarılarak özelleştirmelerin durdurulması, mevcut maden sahalarında gerekli güvenlik önlemlerinin alınması ve bir daha bu tür kazaların yaşanmaması en büyük dileğimizdir.

Kaybettiğimiz 301 canı tekrar saygıyla anıyor, ailelerine sabır diliyoruz.

TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
MAYIS 2017


Yukarı Çık