ANA SAYFA

Ana Sayfa 

İLETİŞİM

İletişim 

BAĞLANTILAR

Bağlantılar 

SİTE HARİTASI

Site Haritası 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sıkça Sorulan Sorular 

  TMMOB  FIG  CLGE
ENGLISH HKMOBİS ÜYE HKMOBİS

  23 Ekim 2017, Pazartesi

TMMOB HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI

Site İçi Arama:

Loading
FİG 2018

ANA SAYFA Etkinlik Giriş Sayfası

    YÜRÜTME KURULU

    BİLİM KURULU

    DANIŞMA KURULU

    BİLDİRİ ŞABLON

    KONU BAŞLIKLARI

    POSTER HAZIRLAMA KRL.

    PROGRAM

    ÖNEMLİ TARİHLER

    FOTOGRAF YARIŞMASI

    THBTK YÖNERGESİ

    OTEL VE MİSAFİRHANELER

    KATILIM ÜCRETLERİ

    FUAR ALANI VE SALON

    ULAŞIM

    BİLDİRİLER

 
ONLİNE BİLDİRİ-16 THBTK

  

16. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

    Yayına Giriş Tarihi: 15.09.2017  Güncellenme Zamanı: 11.10.2017 12:09:08  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

16. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası tarafından 1987 yılından bu yana iki yılda bir düzenlenen Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultaylarının onaltıncısı ve bu kapsamda düzenlenen Geoinformasyon Teknolojileri ve Yazılım Fuarı 3-6 Mayıs 2017 tarihlerinde Ankara`da Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kongre Merkezinde gerçekleştirilmiştir.

Bu yıl 30. yılına giren Kurultaylarımızın 16.sı, "Mekânsal Duyarlılık" temasıyla, Harita/Geomatik Mühendisliği alanında; meslek profilimizin hızla değiştiği ve dönüştüğü dinamik bir süreçte delegeler, konuklar ve öğrencilerimizle birlikte 2000`nin üzerindeki katılımcı tarafından ziyaret edilmiş ve izlenmiştir. Ayrıca ülkemizde Harita/Geomatik Mühendisliği lisans eğitimi veren 19 farklı üniversiteden 600 öğrencimiz Odamız olanakları ile Kurultayımıza katılım sağlamıştır.

Kurultay kapsamında ürün, hizmet, proje ve faaliyetlerin tanıtıldığı 23 özel sektör firmamız, 7 üniversitemiz ve 5 kamu kurumumuzun katıldığı Geoinformasyon Teknolojileri ve Yazılım Fuarı; 210 meslektaşımızın katıldığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü onaylı İnsansız Hava Aracı (İHA) Pilotoj Resmi Sertifika eğitimi; 18 Bölüm Başkanının katıldığı Harita/Geomatik Mühendisliği Bölüm Başkanları Konseyi toplantısı; Harita/Geomatik Mühendisliği lisans öğrencileri poster yarışması; 84 bilimsel çalışmanın sözlü sunumunun yapıldığı 16 farklı teknik oturum; 13 bilimsel çalışmanın poster sunumun yapıldığı poster oturumu; farklı güncel başlıkları içeren 4 panel ve de tiyatro, dans, müzik gösterimlerinin sunulduğu Öğrenci Atölye Çalışmaları sunumu düzenlenmiştir.

Ayrıca Odamız, mesleğimiz ve ülkemiz adına önemli görevler üstlenen ve de Şişli Belediye Başkan Yardımcılığı görevi başında iken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden aydın insan Cemil Candaş, Kurultayımız kapsamında da saygıyla anılarak, anı ve taziye defteri katılımcılara açılmıştır.

Neden "Mekânsal Duyarlılık" ?

Mesleğimiz ilk ortaya çıkışından bugüne kadar insan ve toprak ilişkisi bağlamında teknik ve sosyolojik uygarlık birikimlerini hemen kullanan, teknolojik gelişmeleri kendi gereksinimlerine hızla uyarlayarak gelişmesini sürdürmüş bir disiplindir. Tarih içerisinde, yaşanılan çağın egemen bilimine ve tekniklerine paralel olarak defalarca evrilmiş, meslektaşlarımız dönemin içeriğine uygun vasıflarla ve isimlerle çağrılmışlardır. İçinde bulunduğumuz bilgi ve iletişim çağı  olarak adlandırılan bu yüzyılda; gerek bilimsel ve teknolojik bakış açısıyla, gerekse görev ve hizmetlerin yürütülmesi bakımından Harita/Geomatik Mühendisliği yeni bir kavramsal boyut kazanmıştır. Sektörümüzde gündeme gelen yeni bir mesleki vizyon ve kimlik tanımlaması süreci olan 21. yüzyılda; bilgi temel stratejik bir kaynak haline gelmiştir. Bilginin, sanayi toplumunun sınırlı sayıdaki hammaddeleri gibi kıt bir kaynak olmadığı, insanlığın ve ülkelerin gelişmesindeki temel unsur olduğu bilinmektedir. Bu süreç bilgiyi etkin kullanan toplumların çok daha hızlı ve dinamik bir gelişme göstermeleri yanında, yine bireylerin çağdaş hizmetlerden en üst düzeyde yararlanmalarına da olanak sağlamaktadır.

Esasında bilgi çağı, "kapalı toplumdan açık topluma geçiş"in öncüsü olduğu gibi, dünyayı küresel bir köy haline dönüştürmüş, bilgiyi elinde tutan ülkeler ve toplumlar için "güç" kavramı ön plana çıkarmıştır. Öyle ki, bilgi toplumu olma yolundaki tüm değişim ve yeniden yapılanma çabaları bir anlamda, harita/geomatik mühendislik dalımıza yeni ve iddialı görev alanlarının kapısını aralamaktadır. Mesleğimiz, gerek veri üretimi, gerekse verinin bilgiye dönüşümü sürecinde anahtar bir role sahiptir. Günümüzde neredeyse "konumdan bağımsız" hiç bir bilgi kalmamış, her bilgi, mutlaka bir koordinat/konum bilgisiyle tanımlanır hale gelmiştir. Bilginin en az % 97`sinin konumsal nitelikte olduğu bu süreçte coğrafi bilgi sistem ve teknolojileri ile mekânsal bilgi ve bilişim kavramları büyük önem kazanmıştır. Zira bu önem "gücü yönetme" olgusuyla eşdeğer bir anlam taşımaktadır.

Endüstri 4.0 olarak adlandırılan 4. Sanayi Devrimi kapsamındaki teknolojik gelişmelere bakıldığında bu gücü yönetme olgusu Harita/Geomatik Mühendislerine önemli sorumluluk ve görevler yüklemektedir. Öyle ki, 4. Sanayi Devrimi alanında yenilikçi kavramsal konular meslek gündemimizde etkin bir biçimde yer alacaktır. Coğrafi bilgi sistem ve teknolojileri ile mekânsal bilgi ve bilişim kavramları, akıllı sistemler, nesnelerin interneti, yapay zekâ, makine öğrenme, robotik, bulut bilişim, siber güvenlik, büyük veri ve veri madenciliği gibi başlıkları, mesleki uygulama alanlarımız içerisine dâhil etmiştir. Günümüzde geoinformasyon olarak adlandırılan bir sektörün oluşmasına öncülük eden bu devinim süreci, mobil araçlarla harita üretiminden, insansız hava araçlarına dek gelişen bir teknolojiyle mesleğimizde de yeni ufuklar açmıştır.

İşte bu durum tespitinden hareketle 16. Kurultayımızda; sektörümüzdeki ve mesleğimizdeki değişim ve dönüşüm sürecinin algılanabilmesi, yeni mesleki açılımların kazanılması, meslektaşlarımız adına farkındalık yaratılabilmesi, yeni meslek politikalarının tartışılması ve oluşturulması, stratejik eylem planlarının hazırlanması ve aynı zamanda büyük bir güç oluşturan konuma dayalı bilgi üretim ve yönetiminin mesleğimiz, insanlık, doğa ve yaşam adına sürdürülebilir ve kontrollü kullanımı için "mekansal duyarlılık" temasını seçtik.

Meslek İçi Eğitim Kapsamında İnsansız Hava Aracı (İHA) Pilotoj Resmi Sertifika Eğitimi

Günümüzde İnsansız Hava Aracı (İHA) yada kısaca Drone olarak adlandırılan sistemlerin birçok farklı alanda kullanımına ilişkin çalışmalar büyük hız kazanmış ve birçok sektörde yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda dünyada ve ülkemizde yürütülen haritacılık/geoinformasyon hizmetleri ve uygulamaları kapsamında İnsansız Hava Araçlarının kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Bu gelişim ve ilgi kurultayımızın teknik oturumlarında sunulan İHA ve haritacılık uygulamaları konusundaki bilimsel çalışmaların sayısına da yansımış, kurultayda öne çıkan başlıklarından biri olmuştur.

Bu nedenle Kurultayımız kapsamında meslektaşlarımızın mesleki gelişmelerini desteklemek, güncel teknolojik konularda bilgi sahibi olmalarını sağlamak ve de ülkemizde İHA ile yürütecekleri farklı haritacılık uygulamaları için resmi pilotaj sertifikasına (ehliyetine) sahip olabilmeleri amacıyla meslek içi eğitim düzenlenmiştir. Gerçekleştirilen bu eğitime yoğun bir ilgi gösterilmiştir. 210 meslektaşımız ilgili eğitime katılım sağlayarak "İnsansız Hava Aracı Sistemleri Talimatı" hükümleri uyarınca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) onaylı İHA- 0 sınıfı resmi pilotaj sertifikası almıştır.

Harita/Geomatik Mühendisliği Bölüm Başkanları Konseyi Faaliyetleri

Ülkemizde sayıları hızla artan Harita/Geomatik Mühendisliği lisans bölümleri her yönüyle sektörümüzü doğrudan ilgilendiren bir boyut kazanmıştır. Özellikle mühendislik eğitiminin niteliği, eşdeğerliği, kalite güvencesi yönü, akreditasyon çalışmaları, araştırma ve geliştirme faaliyetleri, artan mezun sayısı, istihdam sorunları, ücretli çalışanların ekonomik sorunları, artan işsizlik, kamu ve özel sektörün mezunlardan beklentileri vb. yönüyle lisans eğitim süreci birçok başlığın çıktısını oluşturan önemli bir parametre olmuştur.

Bu bağlamda 16.kurultayımızda bu önemli başlıkların ve de yükseköğretimdeki yeni gelişmelerin ele alındığı, ülkemizde lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim faaliyetlerini yürüten 18 Harita/Geomatik Mühendisliği Bölüm Başkanının katılım sağladığı bir toplantı gerçekleştirilmiştir.

Toplantıda Harita/Geomatik Mühendisliği eğitim-öğretiminin sorunlarının özel bir eğitim-öğretim çalıştayında tartışılmasının süreci hızlandıracağı ifade edilmiştir. Bu dönem Afyon Kocatepe Üniveristesi Harita Mühendisliği Bölümünün Başkanlığında faaliyetlerini yürütülecek konseyde beş üniversitenin temsiliyetiyle de bir yürütme kurulu oluşturulmuştur.

Harita/Geomatik Mühendisliği Lisans Öğrencileri Poster Yarışması

Kurultay kapsamında gerçekleştirilen ve öğrenciler tarafından ilgi gören bir diğer faaliyette ülkemizdeki Harita/Geomatik Mühendisliği lisans öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen poster yarışmasıydı. Beş farklı üniversiteden 41 öğrencinin 20 farklı poster ile katıldığı yarışmada birincilik ödülünü Yıldız Teknik Üniversitesi`nden Cemali ALTUNTAŞ "Hava LiDAR Verisine Dayalı Olarak Yol Geometrisinin Manuel Belirlenmesi" çalışmasıyla, ikincilik ödülünü Çanakkale 18 Mart Üniversitesi`nden Esra ALTINOLUK "İHA Fotogrametrisi İle Üretilen Nokta Bulutlarının Sınıflandırılması" çalışmasıyla kazanmışlardır. Üçüncülük ödülü
ise iki farklı çalışmaya verilmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitesinden Burcu Nur ONARAN, Cemre DEVRANLI, Edanur MAMAT, Hasan KANAT, Mine ÖZER, Mustafa NİŞANCİ`nın hazırladığı "Tramvay Durakları, Sağlık Ocakları, İlkokul ve Ortaokulların Yaya Erişim Olanaklarının Servis Alan Analizi İle İrdelenmesi; Atakum Örneği" ile Çanakkale 18 Mart Üniversitesi`nden Mehmet Akif Aktaş`ın hazırladığı "Lokasyon Bazlı Servis: "Etrafımda Ne Var" Android Uygulaması" çalışmaları üçüncülük ödülünü kazanmışlardır.

Genç mühendis adaylarının mesleğimizdeki yeni açılımlar ve uygulamalar üzerine yaptığı tüm çalışmalar katılımcılar tarafından ilgi görmüş, teknolojik ve bilimsel gelişmelerin mesleğimiz adına çizdiği yönü pekiştirmiştir.

Teknik Oturumlar ve Paneller

Kurultay kapsamında bilim kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde 84`ü sözlü, 13`ü poster olmak üzere 97 bilimsel çalışma sunulmuştur. Bu çalışmalar coğrafi bilgi sistemleri, arazi yönetimi, jeodezi, ölçme, kartografya ve mekansal bilişim, fotogrametri ve uzaktan algılama, eğitim-öğretim ve bilişim uygulamaları başlıklarında 16 farklı teknik oturumda gerçekleştirilmiştir.

Coğrafi bilgi sistemleri, kartografya ve mekansal bilişim oturumlarında özellikle ülkemizde yürütülen ve tamamlanmış ulusal ve uluslararası nitelikteki CBS projeleri, bu projelerin değerlendirilmesi, kamu tarafından faaliyete geçirilen coğrafi veri ve metaveri paylaşım platformu, coğrafi veri servis havuzunun oluşturulması, mekansal bilgi teknolojilerindeki trendler, e-devlet döngüsünde CBS`nin önemi, kent bilgi yönetimi ve CBS`de standardizasyon gibi başlıklar ön plana çıkarak tartışılmıştır.

Arazi yönetimi başlığında ise özellikle imar hakkı transferi ve bunun kamulaştırma ve imar uygulamalarına etkileri, ülkemizdeki arza ve arazi düzenlemelerinin iptal nedenleri, taşınmaz  değerlemesi ve bu alandaki uluslararası standardizasyon çalışmaları, Türkiye ve KKTC`deki kadastro çalışmaları, ülkemizdeki ikinci kadastro çalışmalarının irdelenmesi ve kentsel dönüşüm konuları hakkında sunumlar gerçekleştirilerek, değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Fotogrametri ve uzaktan algılama teknik oturumlarında ise özellikle İHA ve LİDAR kullanımını içeren çeşitli haritacılık uygulamaları konusu ön plana çıkmıştır. Mesleğimiz ve sektörümüzde önümüzdeki süreçte yoğun ilgi göreceği düşünülen İHA ve LİDAR uygulamaları konusunda meslektaşlarımız önemli tartışmalar yaparak, özellikle bu alana ilişkin teknik mevzuat ve birim fiyat oluşturulacak çalışmaların ivedilikle yapılmasının sektörümüze önemli kazanımlarının olacağını vurgulamışlardır.

Jeodezi ve ölçme başlıklarında gerçekleşen teknik oturumlarda ise bir kez daha ülkemizdeki deprem gerçeği vurgulanarak, meslektaşlarımız tarafından bu alanda ulusal düzeyde yürütülen önemli proje ve çalışmalar ile çıktıları ele alınmıştır. Ayrıca bu oturumlarda farklı nitelikteki yapısal ve fiziksel deformasyonların izlenmesine yönelik geliştirilen sistemler tanıtılarak, özellikle GNSS PPP gibi yeni konum belirleme tekniklerinin yakın gelecekte yoğun olarak kullanımının gerçekleşeceği ifade edilmiştir.

Kurultayımız kapsamında farklı güncel başlıkları içeren 4 panel gerçekleştirlmiştir. Bu panellerin ilki olan ve aynı zamanda kurultayımızın teması olan "Mekansal Duyarlılık" panelinde dünya ve ülke gündemimize ilişkin siyasal, sosyal ve ekonomik önemli tespitler yapılmıştır. Özellikle ortak geleceğimiz ve mirasımız olan topraklarımızın, ormanlarımızın, sularımızın, kentlerimizin talanı, ülkemizdeki neo-liberal iktisat politikalarının yarattığı sürecin etkileri ve mesleğimizin bu süreçlerdeki rolü ve yapılması gerekenler hakkında önemli tartışmalar yapılmıştır. Yoğun bir katılım ve ilgiyle izlenen panelde ayrıca ülkemizdeki rant
politikalarının kurbanı olan ve Şişli Belediye Başkan Yardımcılığı görevi başında iken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Cemil Candaş`ın davasının takipçisi olunacağının bir kez daha altı çizilmiştir.

"Genç Haritacılar" başlıklı ikinci panelde ise ülkemizin Antartika`da kurmayı hedeflediği bilim üssü konusunda yapılan çalışmalar ve bu çalışmalarda görev alan Harita/Geomatik mühendisi meslektaşlarımızın gerçekleştirdiği faaliyetler konusunda bilgi verilmiştir. Özellikle mesleğimizde yoğun olarak kullanılan ileri teknolojik sistemlerin dünyanın farklı coğrafyalarındaki haritacılık uygulamalarında genç mühendisler tarafından icrasına yönelik çalışmaların yakın gelecekte etkinleşeceği ifade edilmiştir. Bu panel kapsamında ayrıca genç mühendis adaylarının kariyer planlamalarına yönelik deneyimler ve iş yaşamında  karşılacakları gerçekler ile mesleki uygulamadaki yeni eğilimler panel katılımcısı meslektaşlar tarafından paylaşılmış, soru ve cevap ile tartışılmıştır.

"Harita Sektörü Kamu Yöneticileri" başlıklı üçüncü panelde, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı doğrudan ilgilendiren kamu yatırımları, çeşitli projeler, tamamlanmış ve yürütülen mevzuat çalışmaları, ihaleli işler, Odamız ve kamu kurumları arasında yürütülen çalışmalar konusunda kamu yöneticileri tarafından bilgilendirmelerde bulunulmuştur. Panelistler tarafından yapılan bilgilendirmelerin ardından özellikle ülkemizdeki LİHKAB süreci, ulusal meslek standardı ve yeterliliği yayımlanan CBS uzmanlığı konuları tartışılarak, önemli tespitler yapılmıştır.

Son panel olan "Özel Sektör Sorunları ve Çözüm Öneri"nde ise birkez daha Kamu İhale Yasasının uygulanması sürecindeki etik ihlaller ve haksız rekabetin sektörümüzde meydana getirdiği süreç vurgulanmıştır. Ayrıca ücretli çalışan mühendislerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, özlük haklarının korunması zorunluluğu ifade edilerek, bu konuda Odamız tarafından uygulanan yada uygulanacak yasal yaptırımların etkinleştirilmesi gerektiğinin altıçizilmiştir. Bu bağlamda özel sektörün sorunlarının tartışılacağı bir kurultayın acilen gerçekleştirilmesi dile getirilmiştir.

Kurultaydan Dünya ve Ülkemize Dair

Kurultayımız mesleğimizde yaşanılan bilimsel ve teknolojik bu dinamik süreç kadar, aynı zamanda Dünya`da, bölgemizde ve ülkemizde ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunların giderek arttığı ve özellikle Orta Doğu`da şiddeti yoğunlaşan bir savaş ortamı sürecinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle insan ve toprak ilişkisi bağlamında teknik ve sosyolojik sorumluluğu olan mesleğimizin, ülkemiz ve insanlığı doğrudan ilgilendiren konulara ilişkin önemli tespitleri Kurultayımız kapsamında her dönem olduğu gibi yine yapılmıştır.

Yaklaşık 100 yıl önce yapılan ve Orta Doğunun paylaşılmasını içeren gizli "Sykes-Picot" anlaşması, Orta-Doğu halklarının sosyal yapısını dikkate almamış, emperyalist devletlerin sömürgecilik arzularına göre çizilen harita ise bölgeye huzur getirmemiştir. Bir tarihçinin dediği gibi bu anlaşma "barışa son veren barış" olarak nitelendirilmiştir. O günkü yanlışların bedelini bu günkü nesiller canlarıyla, kanlarıyla ve mallarıyla ödemektedirler. Yüzbinlerce insan ölmüş, milyonlarcası yerinden yurdundan olmuş, şehirler harabeye dönmüştür. Ülkesini terk ederek mülteci durumuna düşen milyonların; insani sorunları tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir.

2008 yılında ABD`de başlayan ekonomik kriz henüz sona ermemişken, Avrupa`da meydana gelen durgunluk ise tüm dünyayı etkileyen bir başka meseledir. Avrupa`da ortaya çıkan borç krizleri işsizliği tetiklemiş, Afrika ve Asya`dan gelen mülteci ve göçmenler ise ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde İslamofobi ve yabancı düşmanlığı algısını güçlendirmiştir. Bu süreç özellikle Avrupa`da aşırı sağ partileri güçlendirirken, çeşitli ırkçılık hareketlerini İkinci dünya savaşı öncesi günlere benzer şekilde hatırlatmaktadır.

Siyasal sorunlar ve savaş meselelerinin gölgesinde kalan, yeterli ilgiyi görmeyen bir başka önemli konu ise çevre kirliliği ve küresel ısınma sorunudur. Modernleşme ve sanayileşme nedeniyle artan enerji ihtiyacının çoğunlukla fosil yakıtla karşılanması, atmosfere karbon salınımı arttırmıştır. Küresel ısınmayı arttıran bu etmen, kutup buzullarının erimesine yol açarken, birçok ülkede ya kuraklık yada sel felaketlerine neden olmaktadır. İnsanlığın ortak geleceği tehdit altındadır. Bu konuda sorunların çözümü adil ve etkin uluslararası işbirliği gerektirmektedir.

Dünyada yaşanan kriz ve kaos ortamının ülkemizdeki boyutları ise farklı yansımalara sahiptir. Ülkemizde iktidarın uyguladığı neo-liberal iktisat politikaları büyük bir çıkmaza girmiştir.İktidarının ilk yıllarında dış borçlanmaya dayanan kalkınma modeli, sermaye akımlarının tersine dönmesiyle durgunluğa doğru gitmektedir. 2016 yılındaki %2.9`luk büyüme Türkiye`de istihdam yaratmamaktadır. Enflasyon çift haneli rakamlara ulaşmış ve giderek artma eğilimi göstermektedir. İşsizlik TÜİK verilerine göre %13`tür. Genç işsizlik oranı ise %20`yi aşmıştır. Bu durum biz mühendisleri de etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle genç mühendis meslektaşlarımız son dönemde ya iş bulamamakta yada çok düşük ücretlerle çalışmaya razı olmaktadırlar. Bu bağlamda yeni yatırımlara gereksinim olduğu ve üretime dayalı bir model seçilmesi gerektiği açıktır.

Ülkemiz adına bu negatif unsurlar seyrederken hepimizin bildiği gibi 15 Temmuz 2016`da alçakça bir darbe girişimi gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz darbelerden çok çekmiş, özellikle emekçi halkımız ve demokrasi güçleri bu süreçlerde ağır bedeller ödemişlerdir. Bu nedenle darbelere elbette karşıyız ve karşı durmaya devam edeceğiz. Ancak, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen "olağanüstü hal" yönetimi, darbecileri cezalandırma yanında, farklı düşünen ve demokrasiye inanan bireyleri de sindirme ve pasifize etme politikasına dönüşmüştür. Elbette "Olağanüstü hal yönetimi "Anayasal bir yönetimdir. Fakat yayımlanan KHK`ler olağanüstü hal yönetimine neden olan sebeplerle sınırlı olması gerekirken, olağanüstü halle ilgisi olmayan birçok düzenleme KHK ile yapılmaktadır. Bu durum toplumumuzda yargı bağımsızlığı ve adalet duygusunu zedelemektedir. KHK`lerle göreve iade edilenlerden anlaşılacağı üzere maalesef darbeyle ilişkisi olmayan binlerce kamu görevlisi akademisyen, mühendis, öğretmen, doktor  ve diğer kamu çalışanlarının görevine son verilmiş ya da açığa alınmıştır. Bu süreçte KHK yoluyla bildirilen kararlar ise yargısal hak arama yollarını oldukça güçleştirmiştir.

Darbe sürecinin yansımaları devam ederken 16 Nisan 2017`de Anayasanın birçok maddesini değiştiren bir referandum yapılmıştır. Olağanüstü hal şartlarında yapılan bu referandum da 1960`dan beri yapılan hiçbir referandumda görülmeyen şaibeler ortaya çıkmıştır. Maalesef ülkemizde oylamanın meşruiyeti tartışılır hale gelmiştir.

Ülkemizin yarınları için, çocuklarımız ve torunlarımız için ve de tam bağımsız Türkiye için demokrasiyi korumak ve geliştirmek hepimizin temel görevidir. Bu görev Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk`ün ilke ve devrimlerinde belirttiği ruhla, emek ve mücadele isteyen bir süreçtir. Bu süreçte kalkınma ve büyüme hamlelerine katkı sağlayan, insan-toprak ilişkisi bağlamında teknik ve sosyolojik görevleri olan, hızla değişen, gelişen ve dönüşen bir sürecin yönlendirici olan biz harita/geomatik mühendislerine, ülkemiz ve mesleğimiz adına da önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Sonuç olarak

Mesleğimizin dünyada ve ülkemizde geldiği farklılık yaratan güç, yaşanan kabuk değişimlerinin uygulama alanlarımıza hızla girmesini sağlarken, yeni yapılanma ve tanımlamaların gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Güncel teknolojik gelişmeler ve uygulamalar, ulaşılabilir en doğru ve güvenilir mekânsal bilginin getirisinin, maliyetinin çok üstünde olduğunu göstermektedir. "Temel, orijinal mekânsal bilgi" veya "Base map" üretiminin tüm Türkiye için tamamlanması ve CBS`lerde kullanılmaya başlanmış olması gerekmektedir. Günümüzde karar verici, yönetici, siyasi otorite vb. için CBS`lerin etkin bir araç olarak kullanılması sürecine girilmiştir.

Bu bağlamda başta veri üretimi ve yönetimine ilişkin standardizasyon ve organizasyon çalışmalarının kısa sürede tamamlanması, mesleki eğitim alanımızda içeriksel bir reform hareketine girişilmesi, başlanmış reform süreçlerinin hızlandırılarak biran önce çalışma alanlarına yansıtılması, yeni alanlara ilişkin mevzuat ve birim fiyat oluşturulması, dinamik bir biçimde mevcut mevzuatların revize edilmesi, standardizasyon çalışmalarının işlerlik kazanması, acil çözüm bekleyen zorunlu mesleki problemler kategorisinde değerlendirilmelidir.

Çağımızın aynı zamanda bir "yönetim ve organizasyon" çağı olduğu unutulmamalıdır. Sektörümüzün bir bütün olarak, bir ortak organizasyon kültürü geliştirmesi teknolojinin  gereğidir. Ülkemizdeki durum değerlendirmeleri, organizasyon noksanlığını açıkça göstermektedir. Sektörel anlamda kalite yönetimi, mesleki etik ve proje yönetimi gibi başlıkların da meslek politikalarının oluşturulmasında ele alınması gerekmektedir. Özellikle kamu-özel sektör, üniversiteler, meslek odası ve sivil toplum örgütleri gibi paydaşların "birlikte çalışabilirlik" ilkesi etrafında bir araya gelerek yaratacağı sinerjinin ve oluşturacakları stratejik eylem planlarının hayata geçirilmesi, sektörümüz ve meslektaşlarımız için büyük önem taşımaktadır. Burada Meslek Odamıza da önemli sorumluluklar düşmektedir.

Ülkemizde kalkınma ve büyüme hamlelerine katkı sağlayan, insan-toprak ilişkisi bağlamında teknik ve sosyolojik görevleri olan, hızla değişen, gelişen ve dönüşen bir sürecin yönlendiricisi olan biz harita/geomatik mühendislerine, ülkemiz ve mesleğimiz adına da önemli sorumluluklar düşmektedir. Özellikle lisans bölüm sayısının 40`a ulaştığı, her yıl ortalama 2000`e yakın harita/geomatik mühendisinin mezun olarak sektöre girdiği, yaklaşık 16 000 harita/geomatik mühendisi ile 3500 serbest harita mühendislik ve müşavirlik bürosunun bulunduğu, 228 LİHKAB`ın faaliyet gösterdiği ve de sayıları her geçen gün artan yazılım-donanım-alet ve ekipman firmalarının bulunduğu bir sektörün paydaşları olarak, hedeflerimiz büyümektedir. Büyümenin sadece nicelik yönünden değil, nitelik yönünden de arttırılması bizlerin ellerindedir. Önemli olan "birlikte çalışmak ve birlikte üretmek" kültürünü hayata geçirebilmektir.

Bir başka dünya ve Türkiye bizlerin ellerindedir…

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 

Tüm »


 

e-HİZMETLER:
| HKMOBİS | WEBMAIL |

© 2004-2017 Tüm hakları TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI aittir.
Sitede yer alan görsel ve metin öğeler izinsiz kullanılamaz.

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
SÜMER 1. SOKAK NO: 12/4 06440 KIZILAY / ANKARA
TEL: +90 312 232 5777 (PBX) - FAKS: +90 312 230 85 74 - GSM: 0533 762 28 13

 


 
Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.