`İMAR AFFI` ANAYASAL SUÇTUR!! BİLİME VE TEKNİĞE İHANETTİR!!

KENTLERİMİZE NE YAPMAK, NEREYE VARMAK İSTENMEKTEDİR?

İnsanların yerleşik hayata geçmesi ile başlayan süreçlerin ardından tarih sahnesine çıkan meslek disiplinimiz olan Harita Mühendisliği, medeniyet oluşumlarının beşiği haline gelen şehirlerin kontrollü ve planlı bir şekilde yapılaşmasında ve bu yapıların insanlığa, doğaya saygılı bir dengede yürütülmesinde geçmişten günümüze çok önemli roller almış ve almaya da devam edecektir.

Geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan ve meclis gündemine taşınması beklenen söz konusu ‘`İmar Affı`` yasası incelendiğinde; şehirlerimize, doğamıza ve mesleğimize ciddi ihanetler silsilesini beraberinde getirmekte olduğunu endişeyle görmekteyiz.

BU AF, BİLİME VE TEKNİĞE İHANETTİR!

Mevcut yasanın gündeme gelme amacında belirtilen, eskiden yapılan kaçak yapılardan yıllar boyunca elde edilemeyen gelirlerin, yapılar kayıt altına alınarak sağlanabileceği iddia edilmektedir. Söz konusu yasa tasarısı ile yapı kayıt belgesi alınan yapılarda yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüme uğraması ile birlikte yürürlükte olan imar mevzuatına uygun hale gelecektir. Tasarının bir diğer maddesine göre ise hazineye ait taşınmazların üzerine inşa edilen yapılar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na tahsis edilecek ve Yapı Kayıt Belgesi Sahipleri talep etmeleri durumunda Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satışa çıkarılabilmesi öngörülmektedir. Son günlerde taşınmazlarını satışa çıkararak gündeme gelen Kamu Kurumları bu yolla da kamuya ait olan gayrimenkullerini satmaya devam edebileceklerdir.

Ancak imar planları bahsedildiği gibi vergi elde etmek için esnetilebilen, değiştirilebilir planlar değildir! Geçmişte yaşanan imar affı kanunlarının bizlere yaşattığı bütün bedellerde insanlar ya doğal afetlerde hayatını kaybetmiş ya da yaşadığımız şehirler yaşanmaz hale gelmiştir.

Söz konusu yasanın meclisten geçmesi halinde şu anda kıyı kenar çizgisini ihlal eden, ormanlık alanda ve şehirlerde kaçak halde bulunan yapılar bu affa dahil olacak, belirlenen ücretleri veren kişiler bu yapıları tescil ettirerek yasal çerçevede işlemlerini gerçekleştirebileceklerdir. Her imar affından sonra günah çıkaran, şehirlere yapılan ihanetleri anlatan kişiler aradan çok zaman geçmeden şehirleri yaşanmaz hale getirecek adımlarından birini daha yineleme çabasına girmişlerdir.

SEÇİM UĞRUNA ŞEHİRLERİMİZ YAŞANAMAZ HALE GETİRİLİYOR!

Hem Şehirlerimiz hem de doğamız için bu kadar önemli bir gündemin ülkede mevcut OHAL koşullarında alelacele, konunun uzmanlarının görüşü alınmadan değerlendirilmesi şehirlerimize yepyeni bir ihanet sayfası açacaktır. Meslek disiplinimizin çalışma alanlarının içerisinde olan imar planlarını hiçe sayan bu düzenlemenin mevcut durumda kabul edilmesi mümkün değildir. Şehirlerin yaşanabilir bir çevrede, doğayla ve insanlarla ortaklaşabilen yapıda olması gerekliliği herkes tarafından açıkça görülmelidir. Yaklaşan erken seçim koşullarında mevcut siyasi yapının varlığını korumak için şehirlerimizi ve yaşam alanlarımızı seçim malzemesi olarak kullanarak kurban etmesini kabul etmiyoruz!

İMAR AFFI ANAYASAL SUÇTUR!

Tüm bunların yanında, imar kanununa muhalefet ederek suç işleyenleri mükafatlandırmak ve işlenen suçu her seçim döneminde affa uğratmak, Anayasamızın ilgili hükümlerinden "suçu ve suçluyu övme" kapsamına da girmektedir. Yasa Meclisten geçtikten sonra, halk nezdinde oluşacak "imara uymana gerek yok, nasıl olsa af gelir" algısının nasıl yok edileceği konunun uzmanı bizleri derin mesleki kaygılara sürüklemektedir.

Getirilmek istenen affın bilimsellikten uzak, seçim kaygısıyla hazırlanmış, teknik bilgileri yok sayan bir uygulama olduğunun ve mecliste kabul edilmesi halinde zaten yaşanamaz hal alan özellikle kentlerimize ihanet olduğunun ve anayasaya aykırı olduğunun bilinmesini kamuoyuna duyururuz.

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi 13. Dönem Yönetim Kurulu


Yukarı Çık