DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ`NÜ KUTLAMIYORUZ!

 DÜNYA ÇEVRE GÜNܑNÜ KUTLAYAMIYORUZ!

1972 yılından beri her 5 Haziran "Dünya Çevre Günü" olarak kutlanıyor. Ancak ne yazık ki, ülke ve dünya ölçeğinde çevre sorunları gerilemek yerine gittikçe artıyor, doğa ve insan sağlığına ciddi zararlar veren çeşitli felaketler yaşatılmaya devam ediyor.

Ormanlarımız yok edilerek kentsel/rantsal dönüşümler sürüyor, imar afları ile kaçak yapılaşmanın ve doğanın tahribatının önü açılıyor, derelerimiz HES‘ler için satılıyor, madencilik faaliyetleri için tarım alanlarımız tahribata uğruyor, çevresini doğasını savunmaya çalışan insanlar baskıya, şiddete maruz kalıyor.

"İmar Barışı!" Anayasal Suçtur

Daha yaşanabilir bir ortam yaratmak ve yaşam alanlarımızı düzenlemek için geliştirilen imar planları zenginleşme amacıyla değiştiriliyor, yaşanabilir çevre yok ediliyor.  Şehirlerin yaşanabilir bir çevrede, doğayla ve insanlarla ortaklaşabilen yapıda olması gerekliliği herkes tarafından açıkça görülmelidir. Daha önceleri gördüğümüz imar afları gibi bu imar barışı adı verilen af ile de şu anda kıyı kenar çizgisini ihlal eden, ormanlık alanda ve şehirlerde kaçak halde bulunan yapılar bu affa dahil olacak, belirlenen ücretleri veren kişiler bu yapıları tescil ettirerek yasal çerçevede işlemlerini gerçekleştirebileceklerdir. Kaçak yapılaşma ile doğal değerlerin tahribatı, hukuksuzluk özendirilmiş; çarpık ve düzensiz kentleşme kalıcılaştırılacaktır. Her bir af kentlerimize, yeşil alana, derelerimize, çevreye kısacası hayatımıza bir ihanettir.

AOÇ, Cerattepe, Yeşil Yol ve Niceleri…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün özel mülkü olan ve şartlı olarak bağışladığı Atatürk Orman Çiftliği talan ediliyor. Atatürk Orman Çiftliğinin parselleri satılıyor, torba yasalar ile Cumhuriyet değerleri 29 yıllığına devroluyor, işletmeye açılıyor. 

Binlerce yılda oluşan doğal güzelliğe sahip Cerattepe, madencilik faaliyetiyle özel bir şirkete devrediliyor. "Yeşil Yol" adı altında meralar, yaylaklar imara açılıyor. Parklar, yeşil alanlar imara açılıyor, yeşile beton dökülüyor. Ortalama insan ömrünün 5 katındaki zeytin ağaçları sökülüp Termik Santral ve sanayi alanları yapılıyor. Deprem toplanma alanları, yeşil alanlar, parklar AVM yapılıyor, kıyılar imara açılıyor, tüm dünya nükleer enerjiden vaz geçerken ülkemizde üç tane nükleer santral yapılmaya çalışılıyor. Bölge sakinleri ÇED toplantılarına alınmıyor.

Bu Memleket Bizim!

Anayasa`nın 56. maddesiyle "Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı,  çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemek" güvence altına alınmışken, yürütülen politikalar ülkenin bütün değerlerini yağmalamaktadır.

Bu ülke ve insanı; tüm maden, enerji, inşaat şirketlerinden daha değerlidir. Yaşamın, barışın ve nesilden nesile miras olarak bırakılan bu değerli toprakların kurban edilemeyeceğini korunarak yaşatılması ve daha da geliştirilmesi gerekliliğini bir kere daha Dünya Çevre Günü‘nde hatırlatıyor, doğayla iç içe, daha sağlıklı, yaşanabilir bir çevre dileğimizi, bu çerçevede yapılacak yasal düzenlemeler ve uygulamalarla geliştirilmesi gerektiğini bir kere daha yineliyoruz.

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi 13. Dönem Yönetim Kurulu

 

 


Yukarı Çık