İMAR AFFINA İLİŞKİN BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

İmar Affına İlişkin  Basına ve Kamuoyuna Duyuru

Kamuoyuna "İmar Barışı" olarak sunulan ve bugüne kadar, seçimler öncesi defalarca tekrarlanan yeni bir "İmar Affı" düzenlemesi kanunlaşmış bulunmaktadır. Bu yasal düzenleme maalesef ki başta yapıların depreme dayanıklılığı olmak üzere; kamu yararını ve kamu denetimini, bilimi, mühendisliği, toplumu, çevre, barınma ve yaşam hakkını temel ve esas almayan unsurlar içermektedir. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 3194 Sayılı İmar Kanunu`nun geçici 16`ncı maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği" 06.06.2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazete`de yayınlanmıştır.

Ne var ki tüm risk ve tehlikelere, yapılan uyarılarımıza rağmen konu hakkında yayınlanan söz konusu tebliğ sonrasında yeni bir süreç başlamış, vatandaşlarımız tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapılan bireysel başvurularla birlikte fiili olarak başvuru süreci başlamış bulunmaktadır.

Bu nedenle TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak ülkemiz ve toplumumuzun ortak geleceğine sahip çıkmak, kamu yararı ilkesini gözetmek, halk ile olan ilişkilerde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile tüm üyelerimiz ve vatandaşlarımızı karşılaşabilecekleri olumsuz ve cezai durumlara karşı uyarmak için aşağıdaki hususları KAMUOYUNUN BİLGİSİNE sunmak istiyoruz:

Öncelikle bu süreçte temel iki aşamanın olduğunu vurgulamak gerekmektedir: 

Birinci aşama; imara aykırı kaçak yapının bilgilerinin beyan edilmesi, buna ilişkin hesaplanacak ve tahakkuk edilecek harcın ödenmesi ve sonucunda Yapı Kayıt Belgesi`nin alındığı "Beyan" aşamasıdır. (Birinci aşama olan "Beyan" aşaması için son başvuru tarihi 31.10.2018 olarak belirlenmiş durumdadır. Beyanların sonrasında harçların son yatırılma ve Yapı Kayıt Belgesi alınma tarihi ise 31.12.2018 olarak ilan edilmiştir.)

İkinci aşama ise yapının cins değişikliği işlemi yapılarak kat mülkiyetinin alınacağı ve tapuda tescil edileceği "Tescil" aşaması olarak tanımlanabilir.(İkinci aşama olan "Tescil" aşaması için ise tebliğde bir süre sınırı konulmamış, sadece bu aşamada gerekli olan belgeler ve sorumlular sıralanmıştır.)

Her iki aşamayı kısaca açıklamak gerekirse:   

1) Yürürlüğe giren bu yasal düzenleme; hâlihazırda vatandaşlarımızın kendi bireysel beyanlarını esas almakta, hukuki ve cezai sorumluluğu öncelikle kendilerine bırakmaktadır.  İlgili kanun ve Bakanlıkça çıkarılan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği"ne göre öncelikle e-Devlet sistemi üzerinden yapı sahibinin vereceği beyan esas alınmıştır. 

e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan ve yanlış beyanda bulunanlar hakkında "26.09.2004 tarih ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu`nun ‘Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan` başlıklı 206`ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." denilmektedir.

Başvuru süreci başlar başlamaz bazı kişi ve kuruluşların yaptıkları duyuru ve ilanlarla kendilerini "yetkili" veya "sorumlu" ilan ettikleri, durumu fırsata çevirmek adına vatandaşlardan bu konuda başvuru işlemi adı altında paralar istedikleri tespit edilmektedir. Öncelikle bilinmelidir ki, bu ilk aşama olan beyan aşaması için ne yayınlanan tebliğde ne de yasa hükmünde böylesi bir görev ve yetki, yapı sahibi dışında kimseye verilmiş değildir.     

Bu nedenle tüm vatandaşlarımızın beyanlarında yer alan hususlar ile diğer teknik bilgileri doğru ve güvenilir bir biçimde sağlamaları, bundan sonra da bilgileri e-Devlet sistemi üzerinden kendilerinin girmeleri gerekmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus; beyanları girmekte zorlanan ve gerekli bilgileri temin edememiş olan vatandaşlara yardım edilmesi noktasında yardım edecek kişiler seçilirken, çıkar ve kâr amacı gözetmeyen, doğru, yasal ve bilimsel verileri kullanan, konunun uzmanı ve yetkilisi olan harita ve kadastro mühendislerinin veya mimarların tercih edilmesine dikkat edilmesidir. Bu konu özellikle beyan edilen yapıların bağımsız bölümlerinin alanlarının hesaplanması ve mülkiyet durumlarının doğru tespiti, harçların doğru hesaplanması, beyanların doğruluğu ve sonrasında yapılacak mülkiyet tescilleri açısından çok önemli ve gereklidir.  

2) İlgili yasal düzenlemede vatandaşların Tapu Müdürlüklerine başvuruları sırasında istenen evraklar arasında "Yapı Kayıt Belgesi" ile zemin ve mimari proje uyumunu gösteren "Zemin Tespit Tutanağı" istenilmektedir. 

İlgili tebliğe göre, "Zemin Tespit Tutanağı"nın hazırlanması işlemini yetkili olan Harita ve Kadastro Mühendisleri sorumluluğundaki, meslek odamıza kayıtlı ve tescilli özel harita mühendislik büroları (Serbest Harita ve Kadastro Mühendislik Büroları) veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları yapabilmektedir.

Düzenlemede, zemin tespit tutanağını hazırlayan mühendislerin de bu belgenin içeriğinin doğruluğundan yapı malikleri ile birlikte hukuken sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu bağlamda ilgili süreci başta vatandaşlarımız ve Odamız üyeleri olmak üzere tüm paydaşlar adına dikkat ve hassasiyetle takip ettiğimizi bilgilerinize sunarız. 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

 

TMMOB 

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası

Haziran 2018



Yukarı Çık