İSTİSMARA DUR DE!

Çocuk demek; renk demek, eğlence demek, oyuncak bebeğiyle arkadaş olmak demek, tertemiz düşünceleriyle bizlere gelecek demek, saf kalpleriyle bizlere umut demek, Leyla demek, Eylül demek… Günümüz Türkiye’sinde ise İSTİSMAR demek…

Çocuk demek; renk demek, eğlence demek, oyuncak bebeğiyle arkadaş olmak demek, tertemiz düşünceleriyle bizlere gelecek demek, saf kalpleriyle bizlere umut demek, Leyla demek, Eylül demek…  Günümüz Türkiye`sinde ise İSTİSMAR demek…

 

Çocuk istismarı; fiziksel ve psikolojik olarak bir çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından uygulanan kötü davranışlar bütünüdür. Tedavisi en zor travma olan çocuk istismarı, genellikle ensest ilişki olarak karşımıza çıkar. Çocuk istismarı sebeplerinin arasında; ebeveynlerin bağımlı olması, mutsuz aile yaşantıları, ekonomik durumun düşük olması, hükümet tarafından uygulanan yanlış politikalar ve toplum tarafından kabul gören gerici tutumlar gibi durumlar yer alır.

 

Ne yazık ki Türkiye`de cinsel şiddete en fazla maruz kalan grubu, çocuklar oluşturuyor. İHD (İnsan Hakları Derneği) verilerine göre; çocuk istismarında dünya listesinde 3. sırada olan Türkiye`deki cinsel suçların yüzde 46`sı çocuklara karşı işleniyor.

 

Cinsel istismarın yaşlara göre dağılımı 0-3 yaş %10, 4-7 yaş %30, 8-11 yaş %25, 12 yaş ve üstü %35 olarak belirlendi. TÜİK verilerine göre de son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikâh ile evlendirildi. Ayrıca 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti. Millî Eğitim Bakanlığı verilerine göre de çocuk yaşta evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97,4`ü kız öğrenciler. İmam hatip lise sayısı 2002`de 450 iken, 2017`de 1.408`e çıkarıldı ve sadece kız imam hatip lisesi ile de karma eğitim dışına çıkıldı. İmam hatip liselerindeki bu artış da kız çocuklarının eğitimden uzak kalmasındaki etmenlerden biri.

 

Bu verileri görmezden gelircesine; 2016 yılı TBMM Genel Kurulu`nda, "Çocukların Her Türlü İstismardan Korunması, Yaşanan Sorunların Tespit Edilmesi ve Çözüme Yönelik Çalışmalar Yapmak"amacıyla verilen grup önerisi "hayır" oylarıyla reddedildi. Yine aynı yıl tecavüzü aklamak için "Tecavüzün Meşrulaştırılması Yasası" çıkarılmaya çalışıldı. 2017 yılında da tüm tepkilere rağmen yine istismarın önünün açan "Müftülere Nikâh Kıyma Yetkisi Maddesi" Meclisten geçirildi.  2018 yılında ise 4 yaşındaki Leyla`nın cansız bedenine ulaşıldı, 8 yaşındaki Eylül`ün cansız bedeni bulundu.

 

Ortaya çıkan bu tablo, hükümetin yanlış politikalarının bir ürünü. Son on yılda çocuk istismarı sayısı büyük artış gösterdi. İktidarın mevcut politikaları, istismarcıları daha da cesaretlendiriyor. Cinsel istismar suçlarını önlemenin yolu iyi hal indirimi değil; cezaların attırılmasıdır. Suçların üstünün kapatılması ya da engellenmesi için yapılan girişimlerin durdurulması; çözüm olmadığı gibi bu suçlara meyilli olanlar için cesaretlendirici ortam yaratmaktadır. Hükümetin görevi çocukların cinsel istismara maruz kaldığı durumları ortadan kaldıracak, onları koruyacak önleyici hizmetleri sağlamaktır. Çocuklara travma yaratmak; onları evliliğe, çocuk yaşta anne olmaya mecbur bırakmak; istismarlarına ve hatta öldürülmelerine engel olmamak kara bir leke olarak ülkenin alnında duruyor. Bu kara lekenin silinmesi için, bir çocuğun çıkaramadığı ses olmak için gerekli yasal düzenlemelerin, önleyici hizmetlerin bir an önce hayata geçmesini diliyoruz.

 

Tepkimizi dile getirmek için 4 TEMMUZ 2018  Çarşamba günü saat 12:30`da YKM önünde Ankara İKK ve diğer meslek örgütleriyle basın açıklaması gerçekleştirilecektir.

 
TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi Kadın Komisyonu

 

*Veriler için: https://www.evrensel.net/haber/354497/ihd-cocuk-komisyonu-16-yilda-440-bin-cocuk-dogum-yapti


Yukarı Çık