EYLÜL GEÇTİ KAPIMIZDAN

12 Eylül 1980 sabahı darbeyle uyanan Türkiye, aradan geçen 38 yıla rağmen hâlâ bunun etkilerini ve sonuçlarını yaşamaya devam ediyor. Demokrasi ve sivil yönetimi durduran bu askeri müdahale, Türkiye siyasi tarihinin en kara lekelerinden biridir. 

 

12 Eylül sürecinde; ülkenin ekonomik olarak darboğaz içerisinde olmasının yanı sıra dış borçlanmalar, zam, devalüasyon, maaş ve bütçe kısıtlamaları gibi pek çok ekonomik sorun da yaşanmaktaydı. Ekonominin yanı sıra siyasi anlamda da krizler baş göstermekte; gerici ayaklanmalar, saldırılar, katliamlar her geçen gün artmaktaydı. Yaşatılan bu kaos ortamının çözümü ne yazık ki bir darbe olarak hayata geçirildi ve bastırılmaya çalışılan kaos, başka biçimlerde vücut bulmaya devam etti. 

 

Kapatılan gazete ve dergiler, susturulan basın; hukuksuz bir biçimde yargılanan, gözaltına alınan, işkenceye uğrayan binlerce insan; etkisiz hale getirilen siyasi partiler, kapatılan parlamento, işlevsiz kalan Anayasa; kapatılan sivil toplum örgütleri, meslek odaları, dernekler; değiştirilen eğitim sistemi, özerkliği ellerinden alınan üniversiteler; fişlenmeler ve asılsız ihbarlarla mahvedilen hayatlar cunta yönetiminin yarattıklarından bir kısmı idi. 

 

12 Eylül ile birlikte 650.000 kişi gözaltına alındı. 1.683.000 kişi fişlendi. Açılan 210.000 davada 230.000 kişi yargılandı. 71.000 kişi TCK`nin 141, 142 ve 163. Maddelerinden, 98.000 kişi "örgüt üyesi olmak" suçundan yargılandı. 23.000 kişiye 0-1 yıl, 10.700 kişiye 1-5 yıl, 6.100 kişiye 5-10 yıl, 2.390 kişiye 10-20 yıl, 939 kişiye 20 yılın üzerinde ve 630 kişiye ömür boyu hapis cezası verildi. 7.000 kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi, idamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis‘e gönderildi, idam cezası verilenlerden 50`si asıldı. 388.000 kişiye pasaport verilmedi. 30.000 kişi "sakıncalı" olduğu için işten atıldı. 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30.000 kişi ülkeyi terk edip "siyasi mülteci" olarak yurtdışına yerleşti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin "işkenceden öldüğü" belgelendi. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi "kaçarken" vuruldu. 95 kişi çatışmada öldü. 73 kişiye "doğal ölüm raporu" verildi. 43 kişinin "intihar ettiği" bildirildi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklandı. 23.677 derneğin faaliyeti durduruldu. 400 gazeteci için toplam 4.000 yıl hapis cezası istendi. 40 ton gazete ve dergi yakıldı. 

 

Tüm bu iç karartıcı verilere rağmen ne yazık ki ülkenin 12 Eylül ile hesaplaşması hala gerçekleşmedi. 38 yıl önce yaratılmaya çalışılan baskıcı, muhalif her kesimi susturmayı amaçlayan, hukuku asıl amacının dışında kullanıp bir cezalandırma yönetimi haline getiren, eğitimi kökten değiştirerek toplum yapısını değiştirmeyi hedefleyen, demokratik, laik devlet yapısını yok etmek isteyen, Cumhuriyetin ekonomik mirasını, ülkenin tüm kaynaklarını ve doğal yaşam alanlarını satarak ülkenin ekonomik bağımsızlığını yok etmek isteyen zihniyet ile bugün halen mücadele devam ediyor. 

 

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak geçmişte olduğu gibi bugün de demokratik olmayan her türlü anlayışa, "Asmayalım da besleyelim mi?" diyerek insan yaşamını yok sayan her türlü uygulamaya, ülkeyi ekonomik ve siyasi olarak krize mahkûm eden tüm yönetimlere karşı olduğumuzu bir kez daha yineliyoruz ve laik, demokratik bir hukuk devletinin var olması için her zaman mücadele edeceğimizi belirtmek istiyoruz. 

 

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Eylül 2018

Yukarı Çık