TURİZM BAHANE KAMU TAŞINMAZLARININ RANTI ŞAHANE!

25 Eylül 2018 tarihli ve 30546 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile "turizm tesisi hizmet alanı tahsisi" kapsamında yeni bir düzenleme yapılmıştır.

 

Anılan yönetmeliğin ek maddesindeki düzenleme ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi, Turizm Alan ve Turizm Merkezlerine ilişkin onaylı planlarında turizm tesisi hizmet alanı kullanımına ayrılan alanlarda duyuru şartı aranmaksızın kamu taşınmazlarının tahsisi öngörülmüştür. Ayrıca Milli Park sınırları içerisinde kalan alanların da kamu yararı ve zaruret hallerinde tahsis edilebilmesi de yine aynı ek madde ile düzenlenmiştir. Bu kapsamda imar değişikliklerinin yapılabileceği hükmü de yer almaktadır. 

 

Söz konusu bölgelerde birden fazla turizm tesisi olması halinde, bunların yatak kapasiteleri oranında hissedarı olarak kurulan anonim şirketlere veya bu amaçla kurulan birliklere, 49 yıla kadar tahsis yapılabileceği, ormanlık alanlar dahil imar planlarında turizm amacıyla ayrılan alanlar adına kamu taşınmazı tahsis edilen yatırımcılara tahsis edilebileceği düzenlenmiş ve yönetmelikle arazi tahsis komisyonunun, turizm tesisinin hizmet alanı kesin tahsisinin yanı sıra kısa süreli günübirlik tesis alanı kiralamasına da olanak sağlanmıştır. 

 

Tahsis edilen alandaki inşaat iznini kolaylaştıran düzenlemeye göre de tapu ve kadastro idaresinin onayladığı tesis için ayrılan yerin krokisinin temin edilememesi durumunda "İlgili" olarak tanımlanan makamdan alınan krokinin yeterli kabul edileceği hükmü de yer almaktadır. 

Önceki düzenlemeler kapsamında kurul kararı ile tahsis onayı verilirken, artık tek adam sözü ile işlemler yürütülebilecek, duyuru şartı aranmadığı için de kamu arazilerinin kime, nasıl tahsis edildiği konusunda şüpheler yaşanacaktır. Keyfi uygulamalara sebebiyet verecek bu düzenleme; tüm halka ait olan kamu arazilerinin işgali niteliği taşıdığı için milli park ve turistik alanların yapısının bozulmasına da neden olacaktır. Değiştirilecek imar planları ile de sadece rant odaklı işlemler gerçekleştirilebilecektir. 

 

Kamu düzeni içerisinde gerçekleştirilecek tüm işlemlerin şeffaf ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde gerçekleştirilmesi gerekirken, turizm alanı, milli park, orman gibi milli değerlerin böylesi bir sistem içerisinde tahsisinin düzenleniyor olması ise ortak geleceğimiz için en büyük tehditlerden birini oluşturmaktadır. 

 

Bu nedenle kamu yararını gözeten kamu kurumu niteliğinde bir meslek odası olarak, ortak geleceğimiz olan doğal alanlarımızın ve milli değerlerimizin rant uğruna talan edilmemesi gerektiğini; keyfiyete sebebiyet veren, kamu düzeninin ve şeffaf yönetimin yok sayıldığı düzenlemelere karşı olduğumuzu belirterek, sorumluları bir kez daha uyarıyor ve bu düzenlemenin kaldırılması gerektiğini belirtmek istiyoruz. 

 

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ekim 2018

 


Yukarı Çık