![]() |
|
||||||||
|
>31 TEMMUZ, CUMARTESİ |
|
|
||||||
![]() |
||||||||
|
||
TÜRKİYE‘DE YİRMİYİ AŞKIN YILLIK GÜNDEM MADDESİ: YABANCILARA TAŞINMAZ SATIŞI Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak kamuoyunun bilgilendirilmesi konusundaki sorumluluğumuzdan hareketle yayınladığımız "Neoliberalizmin Kıskacında Türkiye Toprakları" başlıklı raporumuz ile "toprağın, geçmiş deneyimlerin ışığında kredilerin karşılığında gözden çıkarılmasının, meta haline getirilerek satışa çıkarılmasının yanlış olduğuna vurgu yapmış; toprağın mülkiyet ile birlikte ele alındığında bağımsızlık ve özgürlüğün simgesi olduğunu, toplumsal bir değer olan toprağın kısa dönemli ekonomik çıkarlar için yabancı sermayeye satılmasına karşı durduğumuzu ifade etmiş, yabancılara taşınmaz satışında bilimsel sınırlamaların getirilmesi ile düzenlemelerin yapılması gerekliliğini" belirtmiştik. Genel olarak bu değerlendirmelerin ışığında da 5444 sayılı yasanın özelindeki endişelerimizi dile getirmiştik. 1984‘den bu yana süren yabancılara taşınmaz satışı konusunda devam eden hukuk savaşında önemli bir gelişmeye daha tanık olduk. Konuyu yakından takip eden Odamız Yabancılara Toprak Satışında bilimsel olmayan kısıtların yer aldığı, siyasi iktidarın yetki alanını genişleten Yasa hükümleri konusunda Anayasa Mahkemesi‘nin kararı ile vurgu yapıldığı görülmüş, fakat diğer yandan yeni endişeler ortaya çıkmıştır. Anayasa Mahkemesi, Ana Muhalefet Partisi‘nin 29.12.2005 tarihli 5444 sayılı "Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un bazı maddeleri ile fıkralarının iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemi ile Anayasa Mahkemesi‘ne açtığı davada, 12 Nisan 2007 tarihinde yazılı ve görsel basında yer alan bilgilere göre Anayasa Mahkemesi söz konusu yasanın "... yüzölçümü miktarını otuz hektara kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir" ve "..yabancı uyruklu gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazların, illere ve il yüzölçümüne göre binde beşi geçmemek üzere oranını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir" hükümlerinin iptaline karar verdiği belirtilmektedir. Anayasa Mahkemesince iptal edilen yasa hükümlerinin gerekçeli kararlarının açıklanmamasının belirsizliğe neden olması ihtimaline karşı en kısa zamanda kamuoyunun ve ilgili çevrelerin bu konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Gerekçeli kararın açıklanması aşağıda belirtilecek olan hukuki boşluğun doldurulmasına temel teşkil edecektir. Bu doğrultuda, en kısa zamanda Anayasa Mahkemesi tarafından gerekçeli kararın açıklanması önem kazanmaktadır. Anayasa Mahkemesi tarafından "..yabancı uyruklu gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazların, illere ve il yüzölçümüne göre binde beşi geçmemek üzere oranını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir" hükmü; bir taraftan Bakanlar Kurulu‘na verilen yetki nedeni ile iptal edilirken; diğer taraftan il yüzölçümünün binde beşi kısıtlaması yürürlükten kalkmakta, bu anlamda yabancılara taşınmaz satışında kısıtlamalara ilişkin bir boşluk gündeme gelmektedir. Bu hukuki boşluğun zaman kaybedilmeden giderilmesi için ivedilikle girişim yapılmalıdır. Yukarıda belirtilen çekincelerin ortadan kaldırılması için, Oda olarak,
gerektiğinin bir kez daha altını çiziyoruz. Bir kez daha yineliyoruz çünkü söz konusu hükümlerden Bakanlar Kurulu‘nun yetkili kılınmasına dair çekinceler ve bu hükümlerin Anayasa‘ya aykırılığının altı, Anayasa Mahkemesi‘nin 2003/70 Esas Sayılı, 2005/14 sayılı 2003 tarihli 4916 sayılı "Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un bazı maddelerinin iptaline ilişkin açıkladığı gerekçeli kararında çizilmiştir. Özetle, mülkiyet hakkının Kanun ile düzenlemesi gerektiğinden yola çıkarak, şöyle devam etmiştir: "mülkiyet hakkının sınırlayan esasların yasa ile düzenlenmesi, Anayasa‘nın 35. maddesinin gereğidir. Bu konuda, Bakanlar Kurulu kararı ile yapılacak bir düzenleme, Anayasa‘nın 35. maddesi ile bağdaşamaz.....Bu düzenleme, aynı zamanda mülkiyet haklarının sınırlanması olacağı için, Anayasa‘nın 13. maddesine de aykırı düşecektir; çünkü Anayasa‘nın 13. maddesinde hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanacağı ilkesi yer almaktadır." Son olarak da, Bakanlar Kurulu‘nun bu konuda yetkili kılınmasının Anayasa‘ya aykırı olduğuna değinmiştir: "Söz konusu 35. maddenin 5. fıkrasında Bakanlar Kurulu‘na verilen yetki kanunun uygulama esaslarını belirlemeye yönelik bir düzenlemeye ilişkin olmayıp, asli bir düzenleme yetkisidir." Anayasa‘da gösterilen ayrık haller dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda yürütmenin subjektif hakları etkileyen bir kural koyma yetkisi bulunmamaktadır. Yürütmenin söz konusu 35. maddenin 5. fıkrasındaki gibi bir düzenleme yapmaya yasa ile yetkili kılınmış olması dahi, bu sonuca etkili değildir....Bu, Anayasa‘nın 7. maddesine göre yetki devridir..... Anayasa‘nın Başlangıç kısmının 4. paragrafında yer alan kuvvetler ilkesine de aykırıdır.... Bir kanunun uygulanacağı ya da uygulanmayacağı yerler, Kanunda gösterilmesi gereken bir husustur." Görüldüğü gibi, Anayasa Mahkemesi‘nin 2003 yılında verdiği iptal kararı gerekçeleri, hala geçerliliğini korumaktadır. Sonuç olarak, bu endişelerin giderilmesi için, gerekçeli kararın yayımlanması, bu temelde de bilimsel kısıtlamaların yer aldığı yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak, yapılması gerekli yeni düzenlemede,
diyoruz. Ayrıca, Anayasa Mahkemesince gerekçeli kararın açıklanması ve bu yönde yasal düzenleme yapılıncaya kadar yabancıların mülk edinimi durdurulmalıdır. Bu konuda, en kısa zamanda yetkililerin gerekli tedbirleri alması konusunda hareketi geçmesi gerektiğine inanıyoruz. TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI 2İl yüzölçümü kavramının, içerisinde kamu arazilerinin büyük bir alanı kapladığı, orman, baraj, göl, vs. gibi alanları da içinde barındırması nedeni ile yabancılara taşınmaz satışına sözde sınırlama getirilmektedir. Çünkü, il yüzölçümünün binde beşi, çoğu ilimizde il yerleşim alanının (imarlı alanların) çok çok üstünde kalmakta, bu nedenle kısıtlama olarak bahsedilen bu ölçütün bir değeri kalmamaktadır. Konu ile ilgili somut örnekler için bakınız Ek-1 ve Ek-2: Muğla ve Trabzon illerinde il yüzölçümü ile yerleşim alanları yüzölçümlerinin karşılaştırılması. NOT: BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİNE EKDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.
PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için Bu Basın Açıklaması 13.04.2007 gününden itibaren 1778 defa okunmuştur. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||
|
||||||||||
|
||||||||||