ANA SAYFA

Ana Sayfa 

İLETİŞİM

İletişim 

BAĞLANTILAR

Bağlantılar 

SİTE HARİTASI

Site Haritası 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sıkça Sorulan Sorular 

  TMMOB  FIG
ENGLISH HKMOBİS ÜYE HKMOBİS

  30 Temmuz 2014, Çarşamba

TMMOB HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI

Site İçi Arama:

Loading

    Haberler

    Basın Açıklamaları

    Görsel Basında Odamız

    Basından

    Resmi Yazışmalar

    Birim Fiyatlar

    Hukuk Birimi

    MİSEM

    LİHKAB

    Üyelerimizden

    Satım Duyuruları

    Alım Duyuruları

    İş Arayanlar

    Eleman Arayanlar

    Yardım Duyuruları

    Bilgi Edinme Başvurusu

    TİP Sözleşmeler Kontrol

 

e-Liste

Odamız üyesi değil, fakat duyuruların düzenli olarak
e-posta hesabınıza gönderilmesini istiyorsanız;
Lütfen adınızı, soyadınızı ve
e-posta adresinizi giriniz..

Adınız:

E-Posta Adresiniz:

 

Son Çıkan Yayınlar

 

» KİTAPLAR

(KENT - D2013) : MÜLKİYET!” BİLDİRİLER KİTABI
HKMO

 
 » JEODEZİ VE JEOİNFORMASYON DERGİSİ

 
 » HKM DERGİSİ

SAYI: 2011-1 104

 
 » HARİTA BÜLTENİ

SAYI: MART 2014 90

  

"TMMOB TÜRKİYE'DE ÖZELLEŞTİRME GERÇEĞİ SEMPOZYUMU"NDA ODAMIZ BİR BİLDİRİ SUNMUŞTUR

    Yayına Giriş Tarihi: 19.11.2007  Güncellenme Zamanı: 19.11.2007 16:13:42  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

TMMOB tarafından düzenlenen "Türkiye‘de Özelleştirme Gerçeği Sempozyumu 13- 14 Kasım 2007 tarihinde Ankara‘da gerçekleştirildi. Sempozyumun açılışında sırasıyla TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, T. Haber-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Akcan ve KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul özelleştirmeler hakkında konuşma yaptılar. "Türkiye‘de Özelleştirme Olgusuna Kamu Hizmeti ve Kamu Mülkiyeti Açısından Kavramsal Bakış" başlıklı ilk oturumda Prof. Dr. İzzettin ÖNDER, Prof. Dr. Türkel MİNİBAŞ, Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL, Prof. Dr. İşaya ÜŞÜR‘ün sunumları vardı." Türkiye‘de Özelleştirme Konusunda Söylenenler, Yapılanlar ve Yapılması Gerekenler" başlıklı ikinci oturumda ise, Ali Ekber YILDIRIM, Öztin AKGÜÇ, İlter ERTUĞRUL ve Metin YEĞİN konuşmalarını gerçekleştirdi. "Özelleştirmelere Karşı Neler Yapıldı, Neler Yapılmalı ?" başlıklı üçüncü oturumda ise "Ülkemizde Eğitim ve Özelleştirme" hakkında İsmail SAĞDIÇ (KESK - Eğitim-Sen); "Sağlık ve Sosyal Güvenlik Alanlarında Yaşanan Özelleştirme Uygulamaları" hakkında Dr. Ercan YAVUZ (TTB); "Türkiye Banka Özelleştirme Uygulamalarının Amaca Uygunluk Değerlendirmesi" hakkında Serkan OPAK (KİGEM); "Özelleştirmeyi Topluma Sunarken Neler Dediler? Sonuçları Ne oldu?" başlığı altında İbrahim DOĞANGÜL (Petrol-İş); ve "Yerel Yönetimler ve Altyapı Hizmetlerinde Yaşanan Özelleştirme Uygulamaları" üzerine Serhat SALİHOĞLU (YAYED) birer konuşma gerçekleştirdiler. Odamız Başkanı A. Fahri ÖZTEN‘in de yer aldığı "Özelleştirmelere Karşı ne yaptık? Ne yapmalıyız?" başlıklı üçüncü oturumda ise, "Enerji ve Telekomünikasyon Alanlarında Yaşanan Özelleştirmeler" hakkında Necati İPEK (TMMOB Elektrik M.O.); "Türkiye‘de Özelleştirme Uygulamalarına karşı TMMOB Makina Mühendisleri Odası‘nın Çalışmaları" üzerine Emin KORAMAZ (TMMOB Makina M.O.); "Tarım Sektöründe Yaşanan Özelleştirme Uygulamaları ve Gerçekler Hakkında" Fatih TAŞDÖĞEN (TMMOB Ziraat M.O.); "Kimya-Petrokimya Alanlarında Özelleştirme Uygulamaları" üzerine Nilgün ERCAN (TMMOB Kimya M.O.) ve son olarak "Yabancılara Toprak Satışı, Orman ve Mera Alanlarımız ve Özelleştirmeler" hakkında Genel Başkanımız Sayın Ali Fahri ÖZTEN birer konuşma yaptılar. Beşinci oturum olan son oturumun başlığı ise "Özelleştirmelere Karşı Ne Yapmalı? Kamu Girişimciliği Nasıl Geliştirilmeli? Kamu Hizmeti Nasıl Sunulmalı?" idi. Bu oturumda da, Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA, Doç. Dr. Aziz KONUKMAN ve Prof. Dr. Hayri KOZANOĞLU birer konuşma gerçekleştirdiler.

Özelleştirme, Orman ve Mera Alanlarımız, Toprak Satışı ve İller Bankası ana başlıkları hakkındaki sunumuyla, A. Fahri ÖZTEN, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasının "özelleştirmelere karşı" duruşunu açık bir şekilde dile getirmiştir. Sayın ÖZTEN konuşmasına, neo-liberal politikaların Türkiye‘ye girişiyle yaşanan toplumsal, ekonomik ve sosyal değişimlerden bahsederek başlarken, devletin piyasadan çekilmesi, serbest piyasa ekonomisine geçilmesi, sosyal devletin tasfiyesi ve kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi temelinde şekillenen yeni yapılanmanın Türkiye üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Küreselleşme adı altında uluslararası tekelci kapitalizmin-emperyalizmin lehine sermayenin serbest dolaşımının önündeki engeller teker teker kaldırıldığını ifade eden Sayın ÖZTEN, sunumunda "Yabancı ve yerli sermayeye toprak satışı da bu dönemde uygulanan dayatma politikalarının bir uzantısıdır ve kapitalizmin geldiği yeni aşama ile ayrı bir önem kazanmıştır. Yabancılara toprak satışı, toprak ve mülkiyet unsurları üzerinde yükselen bir konudur. Toprağın kıt bir doğal kaynak olarak değeri her geçen gün artmaktadır. Toprak, mülkiyet ile birlikte ele alındığında bağımsızlık ve özgürlüğün simgesidir. Yerli ve yabancı sermayeye toprak satışı, emperyalizmin yayılmacı politikalarının bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır." şeklinde konuya giriş yaparak; Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasının "Toprak" konusundaki hassasiyetini açıklamıştır.

Özelleştirmelerin, 21. Yüzyılda artık sadece KİT‘ler üzerinden yürütülmediğine dikkat çeken Sayın ÖZTEN "Gayrimenkulların özelleştirilmesi ile siyasal iktidarlar yeni bir gelir kaynağı yaratmışlardır. Satılacak tesis için iyileştirme, rehabilitasyon harcaması yapılmayacak, işsiz kalanların sosyal sorunlarına çözüm bulma zorunluluğu gündeme gelmeyecektir. 1986 ile 2005 yılları arasında özelleştirme öncesi varlıklara yapılan harcamaların neredeyse özelleştirme gelirlerine denk olduğu düşünüldüğünde gayrimenkul özelleştirmelerden sağlanan gelirlerin önemi daha iyi anlaşılmaktadır." sözleriyle, gayrımenkullerin büyük bir rant kapısı olarak algılandığını açık bir şekilde vurgulamıştır.

Özelleştirmeler hakkındaki tarihsel süreci Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar Kanunlar nezrinde açıklayan Sayın ÖZTEN, gelinen son noktanın taşınmazların özelleştirilmesi olduğuna vurgu yaparak, 5018 sayılı yasa ile tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşlarının (TCK, DSİ…vb) mülkiyetlerinde kendi adlarına tescili bulunan taşınmazların hazineye devredilerek, plan değişikliği sonunda kamu arazilerinin ticari alana dönüştürülerek satışa çıkarıldığını belirtti. Daha sonra, taşınmazların özelleştirilmesine örnek olarak dinleyenler tarafından ilgiyle karşılanan Malatya Sümer Holding‘in özelleştirilmesine değinen A. Fahri ÖZTEN, "Malatya‘daki Sümer Holding Malatya Pamuklu Sanayi İşletmesi bu açıdan önemli bir örnektir. 1998 yılında özelleştirme ihalesi açıldı. 11 milyon dolar önerildi. Özelleştirme Yüksek Kurulu bu bedeli yetersiz ve düşük buldu, satışı yapmadı. Daha sonra, bu tesisler, 6 milyon 400 bin dolara satıldı. Malatya‘nın tam göbeğinde. Arazi 600 dönüm. Fabrika arazisi ise 129 dönüm. İçinde binlerce ağaç var. Arazinin içinde 10 bin metrekare kapalı bina, fabrikalarda dokuma makine ve tezgahları, ayrıca bağımsız elektrik üretimi yapan Gündüzbey Santralı yer alıyor. Malatya Merkez‘de arsa fiyatları dikkate alındığında, sadece arsanın fiyatı 50 milyon dolara ulaşıyor. Fabrika, santral ve tesislerle birlikte toplam değeri 70 milyon doları geçiyor. Bu tesislerin satış işlemi 13 Ocak 2004 tarihli Resmi Gazete‘de yayınlanıp kesinleşti." diyerek olayın önemini gözler önüne serdi.

Sunumunun ilerleyen bölümünde, Mera ve orman alanlarımızın özel mülkiyete geçirilmesine değinen Sayın ÖZTEN, konuşmasına şu şekilde devam etmiştir: "Ormanlarımız, mera alanlarımız, sahillerimiz, limanlarımız, kamu kurumlarımıza ait diğer alanlarımız, farklı özel yasa ve yasa maddeleri ile özelleştirilerek, satılarak elden çıkartılmaktadır. Şimdi de ormanlarımızın, dağlarımız ve ovalarımızın içindeki alanlar farklı bir düzenlemeyle yeni bir pazar alanı haline getirilmek istenmektedir.

Yaşam kaynağımız olan topraklarımız bir meta haline dönüştürülerek satılmakta ve sonucunda ülkeye verilen sosyal, uzun vadede ekonomik, kültürel ve doğal zararlar göz ardı edilerek ülkemiz geleceğe dair bir belirsizliğe ve sosyal eşitsizliğe doğru sürüklenmektedir. Tıpkı mera alanları gibi, orman arazileri de "kamu yararı" etiketi altında küresel sermayeye sunulmaktadır."

2B alanlarının satışına da değinen A. Fahri ÖZTEN, ormanlara ilişkin hukuksal rejimin düzenlenirken kural olarak, çok önemli doğa hazinesi ve ülke varlığı olan ormanların "korunması ve sürekliliğinin sağlanması" için "devlet elinde bulunması" ve "devletçe idaresi ve işletilmesi" ilkelerinin benimsenmesi gerektiğine dikkat çekmiş; ancak 6831 sayılı Orman Kanunu‘nun 1986 yılında değiştirilen 2. maddesinin B bendi; yani "2B" ye göre, "31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; su ve toprak rejimine zarar vermeyen, orman bütünlüğünü bozmayan, tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antepfıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim sahaları orman sınırları dışına çıkarılır" şeklinde düzenlenerek, ormanların da özel sermayenin hizmetine sunulduğuna vurgu yapmıştır. Özelleştirme uygulamalarının ormanlarımız üzerine evrilmesi ve 2B alanlarının satışı bugüne dek Anayasanın 169 ve 170 inci maddelerine aykırılığı nedeniyle sürekli engellendiğini belirttiği konuşmasında; orman alanları ile ilgili düzenlemelerde anayasa değişikliği olmadan yasa ve diğer mevzuatta değişikliklerin yapılamayacağı anlaşılınca çözümün yeni bir anayasa hazırlığı sürecinde ele alındığını belirten Sayın ÖZTEN, "Mevcut anayasada Orman alanlarının devlet tarafından yönetilir ve işletilir ifadesi yer alırken taslak anayasada işlettirilir hükmü konarak orman alanlarımızda da özelleştirmenin önü açılmış olacaktır.

Mevcut anayasa maddesinde Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen alanların orman sınırları dışına çıkarılması için tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespiti aranırken, taslakta bu kavram genişletilerek "tarım alanlarına veya başka alanlara dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler" şeklinde ele alınmakta ve" bu yerlerin gerçek ve tüzel kişiliklere satılması" hükümlerine yer verilmektedir.

Taslaktaki "başka alanlar" ifadesi ile orman içerisine, Golf sahaları, turistik oteller, madenler, konutlar, Kentsel-Dönüşüm Alanları yaratılacak, Turizm Teşvik Kanunu, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Norveç modeli, İspanya modeli vb ile bu alanlar doldurulacaktır.

Yeni düzenleme ile; Devlet ormanları yerli ve yabancı özel girişimcilere satılabilecek, Orman sayılmayabilecek yerlerin kapsamı daha da genişletilecek, 2B alanlarının satışı gündeme gelecek, kamu mülkü olan orman arazilerini özel mülkiyete dönüştürülmesinin yolu açılacak, kısaca ormana karşı işlenen tüm suçlar af kapsamı içerisine alınacak böylece orman alanları meta haline getirilerek özelleştirmeler kapsamında sömürünün önü açılacaktır." diyerek durumun önemini gözler önüne sermiştir.

İller Bankasının tasfiye sürecine de değinen A. Fahri ÖZTEN, Aralık 2006‘da TBMM‘ye gönderilen "İller Bankası AŞ Hakkında Yasa Tasarısı" ile İller Bankası kamu kurumu niteliğinden çıkartılarak özel ticari şirket haline getirilmek istendiğine; Plan ve bütçe komisyonunda görüşülmekte iken kadük olan yasa tasarısının yeniden gündeme geldiğine ve Bakanlar kurulunca Ekim 2007‘de yenilenip, tali komisyon olan Sanayi Ticaret komisyonundan geçtiğine değinmiştir. "İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Yasa Tasarısı" ile İller Banka­sının tasfiye sürecinin; sorunları olan bir kurumun yerine verimli çalı­şacak, piyasa şartlarına uygun faaliyet gösterecek bir şirketin kurulma­sı yaklaşımının hayata geçirilmesi savı arkasında ana gerçeğin gizlen­diğini belirten Sayın ÖZTEN, İller Bankası hakkında ki geçen dönem gündeme getirilen yasa tasarısının, yeni dönemde gerçekleşmesi halinde, Banka hisselerinin satılabile­ceği, yani özelleştirme kapsamına alınabileceği, yabancı hisselerinin çoğunlukta olabileceği gündeme gelebile­ceğini vurgulamıştır. Konuşmasına "İller Bankası gibi bir kurumun tasfiyesi, salt bir örgütlenmenin son bulması anlamına gelmemekte; yerel yönetim mali sisteminin dönüşümünü, yerel yönetim hizmetlerinin merkezi planlama dışına çıkarılarak bireysel yatırım sürecine girmesine işaret etmektedir. Küreselleşmenin ekonomik ayağı olan, özelleştirme ve yerelleşmede, yerel yönetimlerin uluslar arası finans kuruluşları ile borçlanma sürecine girmelerinin (hazine garantili) önü açılmaktadır." Şeklinde devam ederek, sorunun siyasi yönüne de vurgu yapmıştır.

Son olarak, Odamız‘ın özelleştirmeye karşı hazırladığı basın açıklamaları ve "Yabancılara Toprak Satışı: Neo-liberalizmin Kıskacında Türkiye Toprakları", "Tasfiye Sürecinde İller Bankası Gerçeği" gibi yayınlarla bu konuda kamuoyuna ulaşma çabalarımızın devam ettiğine dikkat çekmiştir.

TMMOB

HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI


Tüm Haberler »

Bu Haber 19.11.2007 gününden itibaren 2398 defa okunmuştur.


 

e-HİZMETLER:
| HKMOBİS | WEBMAIL |

© 2004-2014 Tüm hakları TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI aittir.
Sitede yer alan görsel ve metin öğeler izinsiz kullanılamaz.

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
SÜMER 1. SOKAK NO: 12/4 06440 KIZILAY / ANKARA
TEL: +90 312 232 5777 (PBX) - FAKS: +90 312 230 85 74 - GSM: 0533 762 28 13

 

 
Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.