17. TÜRKİYE HARİTA BİLİMSEL VE TEKNİK KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) tarafından iki yılda bir düzenlenen Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı`nın 17`ncisi "Eğitim, İstihdam, Toplum 5.0" teması ile 25-27 Nisan 2019 tarihleri arasında Ankara`da, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kongre Merkezi`nde, 650`si öğrenci olmak üzere toplam 1542 kişinin katılımıyla başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir.

 

Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayları, HKMO tarafından; bilim, teknoloji ve yaşamın her alanında yaşanan gelişmelerin, ülkemizin ve toplumumuzun gelişmesi için başta meslektaşlarımız olmak üzere diğer meslek disiplinleri ve kamuoyu ile paylaşılması ve uygulanması amacıyla kurumsal hale getirilen, periyodik olarak iki yılda bir gerçekleştirilen ve sektörün her yönüyle en üst düzeyde değerlendirildiği platformlardır.

 

Bugünkü anlamda sivil harita ve kadastro mühendisliği eğitiminin ülkemizdeki 70. yılında gerçekleştirilen 17. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, mesleğimizin ülkemizdeki gelişimine, akademik eğitimine ve bugünlere taşınması sürecine önemli katkıları olan ve Türk Haritacılığının üç büyükleri olarak kabul edilen değerli hocalarımız Prof. Dr. Macit ERBUDAK, Prof. Dr. Ekrem ULSOY ve Prof. Dr. Burhanettin TANSUĞ`a ithaf edilmiştir.

 

Mesleğimizin akademik eğitiminin kurucu büyükleri olan üç hocamızın Kurultay Onursal Başkanı olduğu 17. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı`na bilim insanlarımız, meslektaşlarımız ve öğrencilerimiz tarafından büyük ilgi gösterilmiştir. Kurultaya bilim insanları ve meslektaşlarımız tarafından 141 bildiri özeti, Harita/Geomatik Mühendisliği lisans öğrencileri tarafından da 14 öğrenci posteri gönderilmiştir. Kurultay Teknik Programında, 5 panel, 1`i En İyi Bildiri Oturumu olmak üzere 12 teknik oturum ve 2 poster oturumu yer almıştır. Teknik oturumlarda, 7`si En İyi Bildiri Oturumu`nda olmak üzere toplam 67 sözlü bildiri sunulmuştur. Öğrenci poster oturumunda 12 poster bildiri sunulmuştur. Bilim insanlarının ve meslektaşlarımızın poster bildirilerini sunduğu ikinci poster oturumunda ise 28 poster bildiri sunulmuştur.

 

Teknik oturumlarda, önceki yıllara göre kamu ve özel sektörden artan sayıda sözlü/poster bildirili çalışmaların sunulmuş olması, sektörün gelişimi açısından çok olumlu karşılanmıştır. 

 

Kurultayımızın önemli bileşenlerinden biri olan ve sektördeki firmaların gelişen teknolojinin ışığında ortaya çıkardıkları güncel ürün ve hizmetlerini katılımcılarla paylaştıkları Geoinformasyon Teknolojileri ve Yazılım Fuarı`nda; 28 özel firma, 4 kamu kurumu, 3 üniversite standı yer almış ve fuar meslektaşlarımız ve katılımcılar tarafından yoğun ilgi görmüştür.

 

"Eğitim, İstihdam, Toplum 5.0"

 

Ülkemizde 2019 yılı itibariyle toplamda 25 üniversitede lisans düzeyinde Harita/Geomatik Mühendisliği eğitimi verilmektedir. 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde 20 öğrenci ile 1 üniversitenin daha eğitime başlayacak olmasıyla birlikte lisans düzeyinde eğitim verilen bölüm sayısı 26 olacaktır. Ayrıca halihazırda açık olan; fakat henüz eğitim-öğretime başlamayan 10`un üzerinde üniversitede Harita/Geomatik Mühendisliği Bölümü bulunmaktadır. Ülkemizdeki Jeodezi ve Fotogrametri/Harita/Geomatik Mühendisi sayısı da 20.000`lere ulaşmıştır. 70 yıl önce ülke ihtiyaçlarını karşılamak adına sevinçle karşılanan her yeni bölümün yerini, bugün nispeten yetersiz altyapı koşullarına sahip, plansızca açılan ve endişeyle karşılanan bölümler almıştır.

 

TÜİK verilerine göre işsizlik oranının %15, genç nüfusta işsizlik oranının ise %27 seviyelerine yaklaştığı, üniversite mezunu işsiz sayısının 1 milyonu aştığı ve Türkiye`de her 4 işsizden 1`inin üniversite mezunu olduğu bir ortamda, sektörel beklentinin analizi yapılmadan ve istihdam politikaları belirlenmeden açılan yeni bölümler ve artan kontenjanlar, ülkemizde harita sektörünü tehdit eder hale getirmiştir.

 

HKMO, yapmış olduğu sektör araştırmasında Harita/Geomatik Mühendisliği alanında da işsizlik olgusunun kendisini göstermeye başladığını tespit etmiştir. Diğer mühendislik disiplinlerinde olduğu gibi nitelikli işgücünün giderek daha fazla işsiz kaldığı bir süreçte mezunlarımız ya iş bulamaz ya da iş bulsa bile düşük ücretlerle çalışmaya mecbur hale gelmiştir. Türkiye`de Harita/Geomatik Mühendislik eğitimi hakkında HKMO`nun görüşlerinin kaleme alındığı raporda, mesleğimizin korunması, daha nitelikli mühendislerin yetişmesi, buna bağlı olarak daha nitelikli iş üretimlerinin ortaya konması, ülkemizin kalkınması, sosyal dengelerin iyileştirilmesi ve işsizlik sorunlarının önüne geçilmesi için eğitim konusunun yüksek derecede önem arz ettiğini vurgulamıştır.

 

Diğer taraftan; insanlığın avcı-toplayıcı, tarım, endüstri ve bilgi toplumlarından geçerek geldiği beşinci evre, diğer adıyla "süper akıllı toplum", Toplum 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Toplum 5.0, Endüstri 4.0 olarak adlandırılan 4. Sanayi Devriminin sunduğu yenilikleri (nesnelerin interneti, büyük veri, bulut bilişim, sanal gerçeklik, yapay zekâ, siber güvenlik, robotik ve otonom sistemler gibi) kullanarak bilgi toplumundan süper akıllı topluma dönüşümü ifade etmektedir.

 

Bu dönüşümü gerçekleştirecek toplumun yeteneklerinin geliştirilmesi için özellikle üniversitelerin ve Ar-Ge merkezlerinin ön plana çıkması gerekmektedir. Bu dönüşüm, insan hayatının tüm alanlarında olduğu gibi meslek alanlarımızı da doğrudan etkileyecek, ilerleyen zamanlarda Harita/Geomatik Mühendisliği eğitiminde de değişikliklere ve yeniliklere neden olacak ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasını sağlayacaktır.

 

Ülkemizde Harita/Geomatik Mühendisliği alanında yaşanan eğitim ve istihdam sorununa vurgu yapmak ve konuyu detaylı bir şekilde gözler önüne sermek, Endüstri 4.0 olarak adlandırılan 4. Sanayi Devriminin sunduğu teknolojik gücü yönetecek süper akıllı toplum felsefesinin gerek eğitim gerekse istihdam açısından meslek alanımızdaki etkilerini tartışmak için 17. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı`nın teması "Eğitim, İstihdam, Toplum 5.0" olarak belirlenmiştir.

 

Paneller

 

Yaklaşık 1600 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen kurultayda, "Eğitim, İstihdam, Toplum 5.0", "Harita/Geomatik Mühendisliği Eğitim-Öğretimi ve Paydaşların Beklentileri", "İmar Uygulamaları, Bina Bilgi Modelleme ve 3 Boyutlu Kadastro", "Özel Sektör Sorunları ve Çözüm Önerileri" panelleri ile "Öğrenci Paneli" yoğun bir ilgiyle karşılanmıştır.

 

HKMO Genel Başkanı Sayın Orhan KASAP`ın yürütücülüğünü yaptığı "Eğitim, İstihdam, Toplum 5.0" konulu açılış paneli, katılımcılar ve öğrenciler tarafından büyük ilgi görmüştür. Panelistlerle katılımcılarının etkileşiminin yoğun olduğu ve ilgi çekici bilgilerin paylaşıldığı panelde;

 

• Öğretmenden öğrenciye içerik nakli üzerine kurulu mevcut eğitim sisteminin temel amacının zamanı iyi yöneten, rutin işleri yapabilen, yaratıcı olmayan bireyler yetiştirmek ve endüstriyel ekonomiye işçi yetiştirmek olduğu,

 

• 21.yy`da eğitimin amacının; tutku ve hedef keşfi, kritik becerilerin geliştirilmesi ve ilham olması gerektiği,

 

• Düşünen, yaratıcı, inisiyatif alabilen, problem çözebilen bireyler yetiştirmeye çalışmamız gerektiği,

 

• İdeolojiden bağımsız, insan odaklı, bireyi mutluluğa, başarıya, refaha götürecek bir eğitim sistemi kurgulamamız gerektiği ve bunun için de özgürlüklerin çok önemli olduğu,

 

• Öğrenciye müfredata bağlı içerik nakliyle eğitim vermek yerine, köy enstitüleri eğitim modelinde olduğu gibi öğrenciyi merkeze alan ve öğrencinin kendi kendine öğrenebileceği ortamların kurgulanması gerektiği,

 

• Ülkemizde ciddi bir eğitim seferberliğinin gerektiği, müfredatı değiştirerek, yeni okul yaparak veya okullaşma oranını artırarak eğitim sisteminde reform yapılamayacağı

vurgulanmıştır.

 

HKMO Mesleki Eğitim-Öğretim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Rahmi Nurhan ÇELİK`in yöneticiliğinde gerçekleştirilen "Harita/Geomatik Mühendisliği Eğitim-Öğretimi ve Paydaşların Beklentileri" konulu panelde önemli sonuçlar elde edilmiştir. Bu panelde, eğitim-öğretim süreci; kamu, özel sektör, öğrenci, üniversite ve Oda paydaşları ile ele alınmış ve geleceğe dönük değerlendirmeler yapılmıştır. Panelde;

 

• Gerek eğitim-öğretim süreci gerekse iş yaşamı sürecinde akreditasyon kavramı ele alınarak, diplomaların yanında yaşam boyu eğitim olgusu bağlamında meslek içi eğitim sürecindeki belgelendirme-sertifikasyon süreçleri değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, sürekli/yaşam boyu eğitim anlayışı ile sektörün gelecek yönelimlerine uygun meslek içi eğitimlerin, üniversitelerle iş birliği içerisinde meslek odaları tarafından yapılması vurgulanmıştır,

 

• Kamu kurumları ve özel sektör çalışanları tarafından talep edilen, uygulamaya dönük yeterliliklerin belirlenmesi noktasında HKMO bünyesinde kurulacak bir komisyonun gereksinimleri belirlemesi, istenen yeterlilik çeşitleri ve bunların nasıl sağlanabileceğine yönelik çalışmalar yapması önerilmiştir,

 

• Özel sektör ve kamunun değişen ve gelişen mesleki profil bağlamında eğitim sürecindeki beklentileri, öğrenci paydaşların eğitim-öğretime bakışı ve Odamızın bu süreçteki rolü üzerine değerlendirmeler yapılmış, özellikle ülkemizde mühendislik eğitiminin niteliği değerlendirilerek mesleğimizin geleceğine yönelik vizyon ve stratejilerin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır,

 

• Mühendislik eğitim-öğretiminin lisans ve lisansüstü düzeyde ele alınarak güncelleştirilmesi ve geliştirilmesinin gerektiğinin altı çizilmiştir,

 

• Meslek mevzuatının yanı sıra genel hukuk, iş hukuku, hukuk okur-yazarlığı, ekonomi, proje yönetimi, raporlama ve sunum teknikleri gibi konuların da eğitim-öğretim programları kapsamında etkin olarak ele alınması gerektiği değerlendirilmiştir,

 

• Anadilde ders kaynaklarının oluşturulması gerektiği üzerinde durulmuş, öğrencilerin eğitim-öğretime aktif katılımlarını sağlamak için düşüncelerini aktarabilecekleri forumların bölümler bazında gerçekleştirilmesi önerilmiştir,

 

• Panelde Bölüm Başkanları Konseyinin önemine değinilmiş, bu konseyle koordineli olarak eğitim-öğretim programlarının ele alınması gerektiği, üniversitelerin temel olarak mühendislik formasyonunu vermesi gerektiği, üniversitede her bilginin öğretilmesinin mümkün olmadığı, mezun olan mühendisin yöneldiği alanda öğrenmeyi öğrenmiş bir mühendis olarak yetiştirilmesinin gerekli olduğu üzerinde durulmuştur.

 

Kurultayımızın ikinci günü gerçekleştirilen ve HKMO Örgütlenme Sekreteri Murat TÜRÜDÜ`nün yöneticiliğini yaptığı "Öğrenci Paneli", genç meslektaşlarımız ve çeşitli üniversitelerden gelen öğrencilerimizin yoğun katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultaylarına özellikle öğrenci katılımının teşvik edilmesi gerektiği üzerinde durulan panelde;

 

• Ülkemizde Harita/Geomatik Mühendisliği çalışma alanının sadece yersel ölçmeler alanına sıkıştırılmaması ve çok disiplinli mühendislik çalışmalarında önemli aktörlerden biri olmamız gerektiği,

 

• Harita/Geomatik Mühendisliği mesleğinin toplum nezdinde bilinirliğinin yeterli seviyede olmadığı, bilinirliğin arttırılması için HKMO tarafından da gerekli çalışmaların yapılması gerektiği,

 

• Kadın meslektaşlarımızın ve kadın öğrenci meslektaş adaylarımızın çalışma yaşamında karşılaştığı sorunların tartışıldığı panelde; bu sorunların çözümünde örgütlü mücadelenin kaçınılmaz olduğu ve örgütlülüğün HKMO çatısı altında olmasının zorunluluk olduğu,

 

• Üniversitelerde gerici vakıf ve derneklerin örgütlü faaliyetler gösterdiği, bu dernek ve vakıfların çalışmalarına karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiği,

 

• Oda örgütlülüğü içerisinde bireysel ya da kurumsal faydacılığa yer olmadığı, verilen mücadelenin toplumcu mühendislik adına verildiği, kariyerist her yaklaşımın toplumcu mühendislik yaklaşımına ve Oda örgütlülüğüne zarar vereceği

vurgulanmıştır.

 

HKMO Mekânsal Planlama ve İmar Komisyonu Başkanı Sayın Hüseyin ÜLKÜ`nün yöneticiliğinde gerçekleştirilen "İmar Uygulamaları, Bina Bilgi Modelleme ve 3 Boyutlu Kadastro" konulu panel oldukça verimli geçmiş ve önemli sonuçlar elde edilmiştir. Katılımın yüksek olduğu ve verimli tartışmaların yaşandığı panelde;

 

• Parsellerin 2 boyutlu temsil edildiği klasik/geleneksel kadastro modelinin araziyle ilgili bilgileri yönetmede, Türk Medeni Kanunu, Tapu, Kadastro, Kat Mülkiyeti ve İmar Kanunlarının öngördüğü çerçevede 3B şehir modellerinin üretilmesi ve güncel tutulmasında yetersiz kaldığı ve bu nedenle 3 boyutlu kadastroya ihtiyaç duyulduğu vurgulanmıştır,

 

• Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) tarafından yürütülen 3B şehir modelleri ve kadastro projelerinin başta belediyeler olmak üzere kamu kurumlarının taşınmaz yönetimi ihtiyaçlarını karşılayacağı, gerek 3B şehir modellerinin üretimi gerekse bu modellerin güncel tutulması aşamasında yapılacak çalışmaların sektörümüze yeni iş alanları yaratacağı belirtilmiştir,

 

• TKGM tarafından 3B kadastro çalışmalarının ihale ile yapılması durumunda yereldeki Serbest Harita ve Kadastro Mühendislik Müşavirlik Büroları (SHKMMB)`na hangi düzeyde iş ve istihdam olanağı sağlayacağı ve ihale yönteminin nasıl olacağı tartışılmıştır,

 

• Harita/Geomatik Mühendislerinin "Bina Bilgi Modelleme (Building Information Modeling – BIM)" süreçlerinin içerisinde yeterli düzeyde yer almadıkları; ancak mevcut durum modelinin ve yasal olarak kabul edilebilir BIM üretiminde kullanılacak mekânsal verilerin imar, tapu ve kadastro mevzuatlarında istenilen standartlarda Harita/Geomatik Mühendislerince üretilmesi gerektiği vurgulanmıştır,

 

• Yeni kentsel mekanların oluşturulması için imar programlarına uygun atılacak her adımda, parselasyon planlarının yapımı aşamasında yol projelerinin de mutlaka hazırlanmasının, en azından kırmızı kotların belirlenmesinin 3 boyutlu imar uygulamalarının ve 3B kadastronun temelini oluşturacağı belirtilmiştir,

 

• İmar planı uygulamalarının ikinci adımı yapılaşma sürecinde, müellif mimar ve müellif harita mühendislerince hazırlanması istenen mimari ve yapı aplikasyon projeleri içeriğindeki vaziyet ve yerleşim planlarının tıpkı imar planlarının güncel sayısal halihazır haritalar üzerine şehir plancıları tarafından çizilip uygulandığı gibi; yapı yapılacak parselin plankotesini de içeren parsel aplikasyon krokisi verilerine göre arsadaki mülkiyet sınırlarını da gösteren müellif harita mühendisi tarafından ülke koordinat sisteminde üretilmiş kotlu mevcut durum haritası üzerine müellif mimar tarafından çizilip kesinleştirilmesi, uygulamaya ilişkin vaziyet planı ve yapı yerleşim planlarındaki yapıların, eklentilerin, ortak yerlerin, otoparkların ölçü ve verilerinin müellif harita mühendisince gösterilmesinin zorunluluğu üzerinde önemle durulmuştur,

 

• Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile Tapu Planları Tüzüğü`nün ilgili hükümlerine göre;

 

  • Ana bina içinde ve dışında bağımsız bölüm mülkiyetleri, eklentileri ve kullanım haklarının eksiksiz olarak kurulması, vaziyet planlarının yönetim planlarına da altlık oluşturacak nitelikte, başka parsellerde yer alan otoparkları da gösteren içerikte mimari projeye uygun olarak müellif harita mühendislerince hazırlanması,

  • Yapı aplikasyon projesinde; yapılacak yapının temelden gabariye kadar gösterilmesi, proje içeriğinde yer alan vaziyet ve bağımsız bölüm planlarının, proje ve yapı yapım süreçlerinde imar mevzuatı gereğince fenni mesuliyetini üstlenmesi gereken serbest harita mühendisleri tarafından denetlenmesi ile 3B Kadastro ve 3B Bina Modellerinin yasal temellere uygun, nitelikli biçimde oluşturulmasını sağlayacağı görüşü ön plana çıkmıştır,

 

• Ülkemizde bina ve bağımsız bölüm alan ölçmeleri için bir standart bulunmadığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği`nde farklı alan türlerine ilişkin terimler ve tanımlamalar bulunmasına karşın, alan ölçmelerine ilişkin kuralların ve prensiplerin net olarak tanımlanmadığı; taşınmaz yönetiminde ve piyasa uygulamalarında (taşınmaz değerleme, vergi, alım-satım, taşınmaz yatırımları, vd.) şeffaf, tutarlı ve güvenilir alan değerlerinin sağlanması için;

 

  • Ölçme kuralları ve prensipleri açık şekilde tanımlanmış (alan sınırlarının duvar dış, iç ve orta eksenine göre belirlenmesi; ölçme hata sınırları, vd.),

  • Alan sınıflandırmaları ve tanımları net şekilde yapılmış,

  • Arazide ölçme ve dijital ortamda (mimari proje, yapı aplikasyon projesi, kent modelleri, bina bilgi sistemleri) ölçme kurallarını açıkça belirleyen,

  • Kat bazında tüm alanların (bağımsız bölüm eklenti ve ortak alanlar) ölçülüp, kaydedilmesine olanak sağlayan,

  • Uluslararası standartlara uyumlu,

 

Ulusal bir taşınmaz alan ölçme standardına gereksinim duyulduğu vurgulanmıştır,

 

• Gerçek anlamda hem 3 boyutlu kadastronun hem de imar planlarının 3 boyutlu ve bütünsellik içinde uygulanabilmesi için teknik, hukuki, kurumsal altyapıların birlikte ele alınması gerektiğinin önemi üzerinde durulmuştur.

 

HKMO Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Çetin CÖMERT`in yöneticiliğinde gerçekleştirilen "Özel Sektör Sorunları ve Çözüm Önerileri" konulu panel, yaşanan tartışmaların canlılığı açısından oldukça verimli geçmiş ve önemli sonuçlar elde edilmiştir. İlgiyle izlenen panelde;

 

• Özel sektörün, kamunun ve üniversitelerin bilim, teknik ve vizyon olarak yetkin olması gerektiği vurgulanmıştır,

 

• Çeşitli veri istatistikleri konusunda HKMO tarafından girişimlerin başlatılması gerektiği belirtilmiş, bu amaçla HKMO bünyesinde özel sektörle ilgili bir veri tabanının kurularak firma profillerinin çıkarılması ve böylelikle özel sektörle ilgili sorunların tespitinde somut verilere ulaşımın sağlanması gerektiği üzerinde durulmuştur,

 

• Hem panelistler hem de katılımcılar tarafından sektörün sorunlarının tüm tarafların bir araya geldiği platformlarda kapsamlı bir şekilde tartışılmasının ve özel sektörün sorunlarını somut olarak çözecek adımların atılmasının gerekliliği üzerinde durulmuştur,

 

• Kamu kurumlarının ihaleli iş çeşitliliğini arttırmasının sektöre yeni iş olanakları sağlayacağı belirtilmiştir,

 

• İhaleli işlerde yaklaşık maliyetlerin ve birim fiyatların belirlenmesi süreçlerinde sorunların devam ettiği, yaklaşık maliyetlerin belirlenmesinde HKMO`nun her yıl yayınladığı birim fiyatların ya da BHİKPK`nun yayınladığı yaklaşık maliyetlerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir,

 

• Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer hesabında kullanılan R katsayısının kaldırılması, bunun yerine tüm teklifler ve yaklaşık maliyetin bir bütün olarak aritmetik ortalaması alınarak sınır değerin belirlenmesi ve buna en yakın teklif sahibine ihalenin verilmesi önerilmiştir, 

 

• HKMO`nun üniversite son sınıftaki öğrencileri aydınlatmak adına, çalışma yaşamındaki haklarına yönelik bilgilendirme etkinliklerine devam etmesi önerilmiştir,

 

• Şubelerimizin ücretli çalışanların sorunlarına daha fazla ağırlık vermesi, iş yeri ziyaretlerini arttırarak ücretli çalışan mühendislerin sorunlarına daha fazla eğilmesi önerilmiştir,

 

• HKMO`nun TMMOB ile SGK arasında Ocak 2012`de imzalanan ve Temmuz 2017`de SGK tarafından tek taraflı olarak kaldırılan asgari ücret protokolünü yeniden gündeme getirmesi ve bu protokolün yeniden imzalanması noktasında baskı yapması vurgulanmıştır,

 

• HKMO`nun kamuya geçmek isteyen %35 oranındaki ücretli çalışanın daha fazla kadro bulabilmesi için gerekli girişimlerde bulunması önerilmiştir, 

 

• TKGM`nin iş yükünü azaltmak amacıyla uygulanan LİHKAB projesinin, soru ve sınav iptalleri, yönetmelik değişiklikleri, LİHKAB yanlısı genelgelerle özel sektörde büyük bir kaosa sebep olduğu vurgulanmıştır,

 

• Kamu yararı hiçe sayılarak sadece LİHKAB işletmelerinin ciro hesabı dayanak alınarak yayımlanan kadro dağıtım cetvelinin LİHKAB konusunu daha da içinden çıkılamaz hale getirdiği belirtilmiştir,

 

• TKGM`nin, Serbest Harita ve Kadastro Mühendislik Müşavirlik Büroları (SHKMMB)`nı yok sayan tutumunun, talebe bağlı işlerde SHKMMB`nin toplum nezdinde yeterliliği olmayan, bilgisi eksik ve donanımsız bir meslek grubu olarak algılanmasına neden olduğu ve bu nedenle başka hiçbir mühendislik disiplininde olmayan "lisanslı mühendis" vasfının kaldırılması gerektiği ifade edilmiştir.

 

Teknik Oturumlar

 

Kurultay Bilim Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde teknik oturumlarda 67`si sözlü, 28`i poster olmak üzere toplam 95 bilimsel çalışma sunulmuştur. Jeodezi ve Ölçme Tekniği, Arazi Yönetimi, Kartografya ve Mekansal Bilişim, Fotogrametri ve Uzaktan Algılama, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Eğitim-Öğretim, Etik ve Sektörün Geleceği ve En İyi Bildiri Oturumu olarak adlandırılan 12 farklı teknik oturumda;

 

• Ülkemizde sağlıklı, huzurlu ve güvenilir kentlerin oluşması için sosyal ve kültürel kriterlerin ön planda olduğu insan odaklı kentsel dönüşüm uygulamalarına hız verilmesi gerektiği vurgulanmıştır,

 

• Coğrafi Bilginin kullanıcıya aktarılmasında kullanılan harita ve harita benzeri araçların tasarımı, üretimi ve kullanılmasında görsel analitik, semantik, ontoloji ve semioloji gibi konuların meslek alanımızda daha da araştırılması gerektiği önerilmiştir,

 

• Harita Mühendisliği ve özelinde jeodezi bilim alanının meslek alanımızdaki bilimsel temelli güncel sorunlara duyarlı olması ve disiplinler arası birikimlerini paylaşması ümit verici ve özendirici bir gelişme olarak yorumlanmıştır,

 

• Tescil harici alanların ivedilikle tespit edilip kayıt altına alınması önerilmiştir,

 

• Hem taşınmazla ilgili tüm mevzuat değişiklik önerilerinde hem de uygulamada önemi giderek ön plana çıkan taşınmaz değerleme alanında yapılacak düzenlemelerin, mülkiyetin korunması temel ilkesiyle doğru ve güvenilir bir biçimde yapılabilmesi için harita mühendislerinin sorumluluğunda gerçekleştirilmesi gerekliliğinin yasal mevzuata bağlanması vurgulanmıştır,

 

• Kentsel sorunların çözümü için yeni bir imar yasasına ve müstakil bir kentsel dönüşüm yasasına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir,

 

• Üniversitelerin yanı sıra kamu sektöründen de meslektaşlarımızın meslek politikaları üzerine sunumlar yapması sektörün gelişimi ve geleceği açısından oldukça umut verici olarak değerlendirilmiştir,

 

• Ülkemizdeki CBS sektörünün büyüklüğünün ve ekonomik potansiyelinin belirlenmesi, ulusal düzeyde CBS politikalarının ve eylemlerinin netleştirilmesi, CBS projelerinde mutlaka Harita/Geomatik Mühendislerinin imza yetkisinin bulunmasını sağlayacak çalışmaların yapılması önerilmiştir,

 

• Sektör olarak Endüstri 4.0`ın sunduğu teknolojik yenilikleri takip etmenin ötesinde mesleğin çalışma alanlarına dahil edilmesi, bu algı ve işleyişin sektörde geliştirilmesi vurgulanmıştır. 

 

Sonuç ve Öneriler

 

17. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı; 3 günlük bir süre içinde öğrencilerin, bilim insanlarının ve meslektaşlarımızın yoğun ilgisi ve desteği ile başarıyla tamamlanmıştır. Kurultaya gönderilen bildiri özeti sayısı ile sözlü ve poster olarak sunum için kabul edilen bildiri sayısının beklenenin üstünde olması, çalışmaların bilimsel ve teknik niteliğinin yüksek oluşu, katılım oranının yüksekliği, panellerde ve teknik oturumlarda yaşanan tartışmaların verimliliği ve dinamizmi, Geoinformasyon Teknolojileri ve Yazılım Fuarı`na gösterilen ilgi, bu başarının göstergelerindendir.

 

Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultaylar dizisini, 1987 yılında gerçekleştirilen ilk kurultaydan bu günlere getiren tüm HKMO başkanlarımıza ve Yönetim Kurulu üyelerimize, bundan önceki 16 kurultayı başarılı bir şekilde gerçekleştirerek bugün bizlere güçlü bir kurumsal hafızayı ve kültürü miras bırakan kurultay başkanlarımıza, yürütme kurulu başkanlarımıza ve yürütme kurulu üyelerimize, bu süreçlerde görev alan oda çalışanı emekçi arkadaşlarımıza, başlangıcından itibaren kurultaylarımıza destek olan tüm kurum ve kuruluşlara ve katılımları ile kurultayımıza katkı sağlayan, geliştiren, büyüten meslektaşlarımıza ve diğer tüm paydaşlara Kurultay Yürütme Kurulu adına teşekkür ediyoruz.

 

İzlenen ekonomik politikalar, kamu kesiminde istihdamın daralması, sayısı hızla artan üniversiteler, sektörel kapasitenin analizi yapılmadan plansızca açılan yeni bölümler nedeniyle Harita/Geomatik Mühendisliğinde de istihdam sorunu kendisini göstermeye başlamıştır. TÜİK`in Ocak 2019 verilerine göre istihdam oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,9 puanlık azalış ile %44,5`e düşmüştür. Yine TÜİK`in eğitim durumuna göre işgücü durumunu gösteren verilere göre yükseköğretim mezunları arasında Ocak 2018`de %11,3 olan işsizlik oranı, Ocak 2019`da %13,9`a yükselmiştir.

 

Ülkemizde 23`ü devlet 2`si vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 25 üniversitede Harita/Geomatik Mühendisliği Bölümü tarafından lisans eğitim-öğretimi verilmekte ve mezun sayısı hızla artmaktadır. 2018 yılında Harita/Geomatik Mühendisliği bölümlerinden 1622 kişi mezun olmuştur. Bu kontrolsüz artış beraberinde işsizliği de getirmektedir. İşsizlik sorunu bölümlerimizin tercih edilme oranlarını etkilemiş ve 2018 yılında Harita/Geomatik Mühendisliği bölümlerine toplam 2022 adet öğrenci kontenjanı ayrılmasına rağmen 1372 öğrenci tercih yaparak yerleştirilmiştir. Bölümlerimizdeki doluluk oranı %68 seviyelerine düşmüş, bu durum; kamuoyunda ve üniversite tercihi yapacak olan öğrenciler arasında mesleğimizin tercih edilmeyen ve mezun olduktan sonra iş bulması zor olan bir bölüm olarak algılanmasına neden olmuştur. Bu nedenle;

 

• Ülke gereksinim ve istihdam politikaları göz önüne alınarak, öncelikle fiilen açık olan; ancak henüz öğrenci alarak eğitim-öğretime başlamamış olan Harita/Geomatik Mühendisliği Bölümleri ele alınarak tüm bölümlerin sayısının sürdürülebilir bir stratejik plan dahilinde optimize edilmesi gerekmektedir.  Optimizasyon sonucunda ortaya çıkan sonuçlara bağlı olarak HKMO`nun bölüm sayısının azaltılmasına yönelik bir kez daha girişimde bulunması gerekmektedir.

 

• Buna ek olarak sektörümüzdeki işsizliğin önüne geçebilmek için eğitim-öğretimin halen devam ettiği bölümlerde kontenjanların ve faaliyette olan ikinci öğretim programlarının kontenjan ve sayılarının söz konusu stratejik plan ve optimizasyon sonuçlarına bağlı olarak azaltılması gerekmektedir.

 

• Ülkemizde nitelikli ve belli standartlarda Harita/Geomatik Mühendislerinin yetiştirilmesini sağlamak için akreditasyon faaliyetleri, öğretim kadrosu, anabilim dalları, kontenjanlar, ders programları ve içerikleri ile fiziki altyapı olanakları gibi konularda bölümlerimiz arasındaki ciddi farkların giderilmesi gerekmektedir. Ayrıca Harita/Geomatik Mühendisliği bölümlerinin çağı, mesleki arakesitler bağlamında yakalayabilmeleri için eğitim planlarında reform yapmaları kaçınılmazdır.

 

• Odamız tarafından 11-12 Ekim 2019 tarihleri arasından gerçekleştirilecek olan Eğitim-Öğretim Sempozyumu`na ilgili tüm paydaşların katılımı sağlanarak ülkemizdeki Harita/Geomatik Mühendisliği eğitimine yönelik stratejilerin belirlenmesi ve kapsamlı bir eylem planının hazırlanması gerekmektedir.

 

• Sektörel kapasitenin geliştirilmesi noktasında HKMO, üniversiteler ve kamu kurumlarının bir araya gelerek kapsamlı bir çalışmanın yapılması ve yeni istihdam olanaklarının belirlenmesi gerekmektedir.

 

• LİHKAB ve SHKMMB`lerin çalışma alanlarına ait sınırların ve iş kalemlerinin çok net bir biçimde belirlenerek bu konuda yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması ve TKGM`nin kalıcı bir meslek barışını sağlayacak çözümü ivedilikle hayata geçirmesi gerekmektedir.

 

• Ülkemizde ihtiyacı her alanda çok yoğun bir biçimde hissedilen ancak 20 yılı aşkın bir süredir bir türlü kurulamayan Ulusal Konumsal Veri Altyapısı (UKVA)/TUCBS, Dünya genelinde halen başlıca eğilimlerden biri olan "Açık Veri" girişimleri ile birlikte düşünülerek acilen "kullanılabilir" bir boyuta taşınmalıdır.

 

• UKVA (TUCBS)`nın açık veri girişimleri ile gerçekleştirilmesi, tüm kamu kurumlarının verilerini ücretsiz olarak açmasına/paylaşmasına ve özel sektör firmalarının da bu verileri kullanarak yeni uygulamalar ya da iş üretmesine olanak sağlayacaktır. Bu da sektörümüzde yeni istihdam olanaklarının yaratılmasına katkı sağlayacaktır.

 

• Kamu projeleri dünyada kabul görmüş metodolojilere göre yönetilmelidir. Kamu projelerinin sonuçlarının şeffaf bir şekilde izlenmesine olanak tanıyacak yöntem ve mekanizmalar geliştirilmelidir. Kamu, ülke yönetimi politikaları doğrultusunda koordinasyon ve denetime odaklanmalı, bu alanlarda kendini geliştirecek önlemleri almalı, özel sektörün gelişiminin ve büyümesinin önünde engel teşkil edecek uygulamalara gitmemelidir. Bu bağlamda İçişleri Bakanlığının 2017 yılında yayınladığı genelge ile sektörümüzü yakından ilgilendiren pek çok başlıktaki yazılımları yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına kendisinin tedarik edeceğini duyurması; hayati önemde yeni kaynak ve yeni iş alanları ihtiyacındaki ülkemizde, haritacılık ve CBS özel sektörünü daraltacak, hizmet sunumunu geciktirecek, maliyetleri yükseltecek ve tekelleşmeye yol açabilecektir. O nedenle, bu uygulamanın ivedilikle sonlandırılması gerekmektedir.

 

• Nesnelerin interneti, büyük veri, bulut bilişim, sanal gerçeklik, yapay zekâ, siber güvenlik, robotik ve otonom sistemler, yeni nesil akıllı sensör teknolojileri gibi 4. Sanayi Devriminin (Endüstri 4.0) sunduğu teknolojik değişimin sektörde yaratacağı yeni istihdam olanaklarının araştırılmasına yönelik çalışmalara hız verilmesi gerekmektedir.

 

• Yeni gelişen süreç, teknoloji ve deklere edilen yaşam biçimine hızla uyum sağlamak ve sürecin önüne geçebilmek için ezber bozan bir yaklaşım geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Bunun için öncelikle HKMO`da teknolojik gelişmeleri izleyen ve bunları yorumlayarak meslek politikalarını geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüten bir komisyonun kurulması, sektörümüz ve meslektaşlarımız açısından yararlı olacaktır.

 

Özellikle eğitim ve istihdam açısından Kurultayda ele alınan ve bildirgede özetlenen konular; öğrencilerimiz, meslektaşlarımız, Odamız ve sektörümüz açısından büyük değer taşımakta, bundan sonra geliştirilecek sektörel politikalar açısından önemli bir altlık oluşturmaktadır. Kurultayımıza katılan öğrencilerimizin ve meslektaşlarımızın eğitim ve istihdam konularına olan ilgileri değerlendirildiğinde, Odamızca 11-12 Ekim 2019 tarihlerinde Eğitim-Öğretim Sempozyumu`nun, yine 23-25 Ekim 2019 tarihlerinde Odamız yürütücülüğünde gerçekleştirilecek olan Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi`nin bu anlamdaki Oda politikalarına önemli ölçüde katkı vereceği aşikârdır.

 

Kurultayımızda ele alınan konular ve burada özetlenen sonuçlar ülkemiz, mesleğimiz,  meslektaşlarımız ve odamız açısından son derece önemlidir. Ülkemizin ve mesleğimizin gelişimi adına sürdürülen ve bundan sonra geliştirilecek olan sektörel politikalar için başta Odamız olmak üzere sektörümüzün tüm paydaşlarına ışık tutacaktır. 

 

Bilimde, teknolojide, mühendislikte, tarımda, sanayide ve örgütlenmede yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmaların ve politikaların öncelikle insan, toplum, doğa ve kamu yararını gözetmesi temennilerimizle. Hep birlikte güzel günlere.

 

 

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 
Temmuz 2019 

Yukarı Çık