HARİTA/GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİM-ÖĞRETİM SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

Dünya tarihinin son 8000 (8 bin) yıllık geçmişinde var olduğunu bildiğimiz mesleğimizde sivil harita mühendisliği eğitim-öğretim süreci; ülkemizde ilk olarak bundan 70 yıl önce, 7 Haziran 1949 tarihinde Prof. Dr. h.c. Ekrem Ulsoy, Prof. Dr. Macit Erbudak ve Prof. Burhanettin Tansuğ önderliğinde, daha sonra adı İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi ve sonrasında Yıldız Üniversitesi olarak değiştirilen ve bugün Yıldız Teknik Üniversitesi olarak bildiğimiz İstanbul Teknik Okulunda başlamıştır.

1949`dan günümüze ülkemizin birçok üniversitesinde yeni bölümlerin açılmasıyla bölüm sayımız bugün 26`sı eğitim-öğretim verilen bölüm olmak üzere toplam 36`ya ulaşmıştır. Yeni bölümlerin açılmasıyla nicelik açısından bu süre zarfında önemli bir gelişim gösteren meslek topluluğumuz, aynı hız ve oranda yeterince niteliksel gelişim gösterememiştir.

Ülkemizde mesleğimizin eğitim-öğretim konusu, kuruluşundan 33 yıl sonra ilk olarak tüm meslek topluluğunun katılımına açık olarak 1982 yılında Trabzon`da gerçekleştirilen Jeodezi Öğretimi Sempozyumu`nda ele alınmış; daha sonra yine geniş katılımlı olarak 2002 yılında gerçekleştirilen Mesleki Sorunların Tartışılması ve Geleceğe Yönelik Politikaların Belirlenmesi Kurultayı`nda, 2005 yılında Prof. Dr. Ekrem Ulsoy Anısına-Günümüzde Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Sempozyumu`nda ve 2017 yılı sonunda Mesleki Açılımlar Kurultayı`nda ele alınarak değerlendirilmiştir.

Dijitalleşme olgusunun mesleki uygulama alanlarına etkisinin yükselerek devam ettiği günümüzde, Odamız tarafından ülkemizdeki haritacılık sektörünün gelişim dinamiklerinin ve istihdam olanaklarının mesleki eğitim-öğretimimizle doğrudan olan ilgisinin yeni bir ele alışı gerektirdiği farklı bilimsel, teknik ve meslek eğitim-öğretime odaklı platformlarda sürekli ifade edilmiştir. Son olarak "Yol Haritamızı Çiziyoruz" teması ile gerçekleştirilen Mesleki Açılımlar Kurultayı`ndaki değerlendirmeler ışığında mesleki eğitim-öğretimimizi geliştirerek netleştireceğimiz bir eğitim-öğretim sempozyumunun yapılmasının yararlı olacağı öngörülmüştür.

Bu noktadan hareketle sivil harita mühendisliği eğitim-öğretiminin 70. yılında "HaritaGeomatik Mühendisliği Eğitim-Öğretim Sempozyumu" "Varlığınız Değişim Sebebidir" sloganı ile mesleki eğitim-öğretim sürecinin tüm paydaşlarının katılımıyla 11-12 Ekim 2019 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla Kampüsünde, 200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

Bu sempozyum kapsamında mesleğimizin eğitim-öğretiminin tartışılması, gelişimine ve niteliğinin artırılmasına yönelik stratejilerin belirlenmesi ve eylem planının oluşturulması hedeflenmiştir. Etkinlikte mühendislik eğitim-öğretiminin "Öğrenci, Akademisyen, Üniversite, Oda, Kamu, Özel Sektör" tüm paydaşları bir araya getirilerek bilim ve teknolojinin yeni bir yaşam biçimini şekillendirdiği günümüz dünyasında; mesleğimiz için doğru bir yol haritası çizilirken, ülkemizde haritageomatik mühendisliği eğitim-öğretiminin geleceğini biçimlendirmek için ortak aklın ürünü olan stratejik hedefler belirlenmiştir.

Bu sempozyumda özetle; tüm paydaşların uyum içinde, gelişime açık, güncellenebilen, ölçülebilen, denetlenebilen ve sürdürülebilir bir sistem dâhilinde çalışmasını sağlayacak; mesleğin gelişiminde yetiştirilen mühendislerin nitelikli olmasını, verilen hizmetlerin ve üretilen ürünlerin kaliteli olmasını sağlayacak; mesleğin geleceğini güvenle biçimlendirecek bir eğitim-öğretim stratejisi ve eylem planının ilk fazının temeli oluşturulmuştur.
Sempozyum süreci "Bu bir açık davettir" başlığıyla yayınlanan aşağıdaki çağrı ile başlatılmıştır:

"Gelin hep birlikte HaritaGeomatik Mühendisliğinde ortak aklın bir ürünü olarak geleceği biçimlendirmek için bir araya gelelim, strateji ve eylem planımızı oluşturalım. Bu kapsamda sempozyumda; meslek tarihimize, ulusal ve uluslararası düzeyde mesleki eğitim-öğretime, eğitim-öğretimde akreditasyon, sertifikasyon ve standartlara, mühendisliğin değerlerine, meslektaş olma yolunda yürüyen adayların hayallerine, beklentilerine, geleceği biçimlendirmek için izlenmesi gereken yollara ve mesleki eğitim-öğretim kapsamında daha birçok noktaya ışık tutarak, bunları önce strateji daha sonra eylem planı olarak hep birlikte biçimlendirelim."

Bu çağrı sonrası yapılan çalışmalarla sempozyum hazırlıkları tamamlanmış ve sempozyumumuz aşağıdaki açılış ve programla gerçekleştirilmiştir.

Sempozyum Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Rahmi Nurhan Çelik`in konuşması ile başlayan sempozyumun açılış bölümünde Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, HKMO İstanbul Şube Başkanı Alişan Çalcalı ve HKMO Genel Başkanı Orhan Kasap; protokol konuşmalarını yapmışlar, konuşmaların ardından düzenlenen oturumlarda Prof. Dr. Erol Köktürk "Yükseköğretim Düzeyinde Haritacılık Eğitiminin 70. Yılında Eğitim Tarihimizin Bazı Durakları", Prof. Dr. Tevfik Ayan "İnsan Mühendis", Doç. Dr. M. Tevfik Özlüdemir "Uluslararası Düzeyde HaritaGeomatik Mühendisliği Eğitim-Öğretimi", Doç. Dr. Taylan Öcalan "Türkiye`de Haritacılık Eğitimi Hiyerarşisi, Meslekiçi Eğitimler, Resmi Sertifikasyon ve Oda Eğitim Politikaları", Prof. Dr. Rasim Deniz "MÜDEK, EUR-ACE, ABET Kriterlerine Göre Program Tasarımı ve Durum Değerlendirmesi-Mühendislik Öğretiminde Etkin Öğretme-Öğrenme Teknikleri", Hakan Çavuş ve Gülşen Bardak "Aday Mühendislerin Eğitim-Öğretime Bakışları ve Beklentileri" konulu sunularıyla sempozyumumuza değerli katkılarını sunmuşlardır.

Etkinliğin ikinci günü, davetli Harita/Geomatik Mühendisliği Bölüm Başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen "Bölüm Başkanları" oturumuyla başlamış, eğitim-öğretim stratejisinin ve eylem planına ilişkin tartışmaların yapıldığı oturumla sona ermiştir. Bu oturumda aşağıdaki görüş, dilek ve öneriler dile getirilmiştir:

* Eğitim-öğretim programlarının günün gereklerine uygun olarak oluşturulması önemlidir. Bu çerçevede etkin öğretim tekniklerinin ve eğitim-öğretim metodolojilerinin uygulanması, öğrencilere çok disiplinli çalışma becerisinin kazandırılması gibi konular büyük önem taşımaktadır.

* Teknoloji olağanüstü bir hızda ilerlemektedir. Ancak üniversitelerimizin bütçeleri teknolojik gelişmenin sağladığı olanaklardan yararlanılması açısından yetersizdir. Kamusal kaynaklardan alınan pay mevcut seviyelerde kaldığı sürece teknolojik gelişime adapte olmak olanaklı değildir. Kaynak yetersizliğinin yanı sıra artan kontenjanlar altyapı sorununu da beraberinde getirmekte; derslik yetersizliği, donanım eksikliği gibi sorunlar boyutlanmaktadır.

* Mezun sayısının artması reel ücretlerin gerilemesine neden olmuştur. Buna paralel olarak istihdamın ekonomik durgunluğa bağlı olarak daralmasının yanı sıra; mühendislik projelerinde ve kurumlarda mühendislerin yönetim kademelerinden ve karar alma süreçlerinden uzaklaştırılması mühendisliğe yönelik ilginin azalmasına neden olmuştur. Teknoloji fakültelerinin açılması süreci de mühendislik alanındaki ilgi azalması ve gerilemeyi boyutlandırmıştır. Ayrıca kamu istihdamında daralma yaşanmakla birlikte harita/geomatik mühendisliği alanı kamuda en yüksek istihdamın yaşandığı mühendislik disiplinlerinden biridir; ancak buna rağmen kamuda istihdam edilen harita/geomatik mühendisi sayısı çok yetersizdir.

* 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde haritageomatik mühendisliği bölümlerinde kontenjanlarını dolduramayan bölümler söz konusudur. Bu durum ağırlıklı olarak üniversitelerin bulunduğu yerlerin coğrafi özellikleri, ulaşım sistemleri, sosyal olanakları ve ekonomisi ile ilişkili görülmektedir. Bölümlerin öğretim üyesi ve yardımcıları sayıları da çok farklıdır. Öğretim üyesi sayısının azlığının yanı sıra öğretim üyesi yardımcısı olan araştırma görevlisi sayısı da yetersiz görünmektedir. Öğretim elemanı sayıları özelinde söz konusu olan bu eşitsiz durum eğitim-öğretim altyapısı için de geçerlidir.

* Başarı sıralamasında ilk 300000 arasına girme koşulu, kontenjanların boş kalmasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle de köklü bölümlerin bölüm iradesi dışında sürekli artırılan kontenjanlarının azaltılması gerekmektedir. Burs olanaklarının sağlanması, öğrenci ilgisini ve talebini artıracak bir katkı sağlayacaktır.

* Bazı haritageomatik mühendisliği bölümlerinin MÜDEK akreditasyonu süreçleri ya tamamlanmış ya da devam etmektedir. Akreditasyon, özünde programın akreditasyonudur ve ölçme ve değerlendirme mekanizmalarının varlığı ve bu çerçevedeki geri dönüşler programların bu veriler ışığında yenilenmesini güvence altına almaktadır. Ayrıca akreditasyon süreçleri salt öğretim elemanlarının değil, öğrencilerin de desteğiyle yürütülmektedir.

* Akreditasyon sürecinde eğitim-öğretim programında temel bilim derslerinin mesleğimizle ilişkilendirilmesinde, bazı derslerin kapatılması ve yeni derslerin açılmasında bazı sorunlar yaşansa da bu süreç yürütülebilmektedir.

* Yaz uygulamaları/arazi çalışmalarının uygulanmasında yönetsel sorunlar yaşanabilmekte, yaz döneminde bu uygulamaların yaşama geçirilebilmesi güçleşmektedir. Bunun yanı sıra öğrencilerinin staj çalışmalarının beklentileri karşılamasına yönelik olarak staj olanaklarının kurumsallaştırılması, eğitim programlarında iş yeri mühendislik eğitimine de yer verilmesi; staj konusunda yaşanacak sorunların hafiflemesine katkı sağlayacaktır.

* Eğitim-öğretim ve mesleki düzeyde öğrencilerin, öğretim elemanlarının, meslektaşlarımızın ve kamu ve özel sektör kurumlarının yurtiçi ve yurtdışı ilişkilerinin güçlendirilmesi mesleğimiz açısından çok önemlidir.

* Bölüm Başkanları Konseyinin kurumsallaşmasına yönelik çabalar artırılmalıdır.

* Öğretim elemanlarının özlük haklarının korunması, araştırma görevliliğine olan ilginin artırılması, norm kadro uygulamalarına karşı çalışma yapılması gereklidir.

* Mezunların bilgi birikimi, mezun oldukları bölümlere göre önemli farklılıklar göstermektedir. Bununla birlikte genel olarak teknolojiyi çok iyi kullanan kuşaklar; mevzuat, raporlama ve finans yönetimi konularında oldukça yetersiz kalabilmektedir.

* Meslek içi eğitim programlarının bilimsel ve teknolojik gelişmeler ve sektörel gereksinimler ekseninde yaşama geçirilmesi ve akreditasyonunun sağlanması önemli bir hedef olmalıdır.

* Ülkemizde bir harita sektörü analizine gereksinim duyulmaktadır. Bu analiz ekseninde eğitim-öğretim süreçlerini de içerecek şekilde geleceğe dönük planlamaların yapılması ve projeksiyonların ortaya konması gerekmektedir.

* Üniversitelerin proje çalışmalarının artması ve bu projelerin mesleğimizin ve ülkemizin gereksinimleri ile ilişkilendirilmesi akademik gelişime katkı sağlayacaktır.

* Üniversitelerle kamu ve özel sektör ilişkisinin sağlanması önem taşımaktadır. Üniversite teknopark ya da teknokentlerinde şirket kurulması ve yürüttükleri faaliyetler üniversite sektör ilişkisinin sağlanması açısından önemlidir. Ancak bu şirketlerin sektörde yürütülen iş kalemlerine değil araştırma geliştirme çalışmalarına odaklanmaları gerekmektedir. 

* Gelişen ve değişen teknolojinin etkisiyle uygulama ve uzmanlık alanlarındaki ayrışmaya/derinleşmeye bağlı olarak meslek içi eğitimler ve meslekte yeterlilik ölçümünün gündeme alınmasıyla hem öğrencinin iyi eğitim-öğretim veren kuruma yönelmesi hem de kamunun ve özel sektörün beklentilerine yanıt verecek nitelikte eğitim alması sağlanabilecektir.

* CBS, uzaktan algılama vb. alanlarda çalışan kurumlarda harita/geomatik mühendislerinin istihdam olanaklarının artırılması için çaba harcanmalıdır.

Yukarıda sıralanan program kapsamında yapılan sunumlar, tartışmalar ve değerlendirmelerin ışığında geleceğe yönelik stratejik hedeflerin, stratejilerin ve eylem planlarının da katılımcılar tarafından değerlendirildiği sempozyumumuza, yapılan çağrı kapsamında sunulan bir bildiri çalışması ve "Aklımdaki Harita/Geomatik Mühendisliği?" başlığı altında yazılmış olan üç ‘Blog` yazısı ulaşmış, bu çalışmalar da etkinlik süresince panolarda katılımcıların ilgisine sunulmuştur.

Sonuç Yerine…

Sempozyumumuz ülkemizdeki harita/geomatik mühendisliği disiplini açısından son derece önemli olan eğitim-öğretim konusuna odaklanan, bu konunun tüm paydaşlarının bir araya getirildiği, bütünsel bir çerçevenin çizilmesi açısından tartışmalara ışık tutacak değerli sunumların gerçekleştirildiği, yapılan nitelikli tartışmaların sonucunda stratejik eylem planına altlık oluşturacak stratejik hedeflerin kararlaştırıldığı başarılı bir etkinlik olmuştur. Eğitim-öğretim başlığında, belirlenen stratejik eylem planlarının yaşama geçirilmesi için Odamız başta olmak üzere üniversitelerin, kamu ve özel sektör kuruluşlarının ve öğrencilerin etkin bir çaba harcayacağına yürekten inanıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.


TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Kasım 2019


Yukarı Çık