COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ’NE İLİŞKİN ODAMIZIN GÖRÜŞLERİ HAKKINDA

 

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, 15 ve 16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan toplantılarla Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu`nda görüşülmüş ve Meclis Genel Kurulu`na taşınmıştır. 29 Ocak 2020-13 Şubat 2020 tarihleri arasında Meclis Genel Kurulu`nda görüşülen Kanun Teklifi içeriğindeki çoğu maddedeki değişiklik ve düzenleme meslek alanımızı yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle gerek Komisyon`da gerek Meclis Genel Kurulu`nda dile getirilmesi açısından kanun teklifine dair görüş ve önerilerimiz 28 Ocak 2020 tarihinde tüm meslektaş milletvekillerimiz ile paylaşılmıştır.


Kanun Teklifi genel itibarıyla ilgili meslek odalarının, üniversitelerin ve kamu kurumlarının katılımı olmaksızın hazırlanması, yapı ve inşaat sektörünü etkileyecek düzenlemeler içermesi ve imar mevzuatını bütüncül olarak değerlendirmemesi, yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlaması açısından sıkıntılar barındırmaktadır. Özellikle coğrafi verilerin fiyatlandırılmasının küçük sermayeli ve/veya yeni kurulmuş şirketlerin önünü keserek tekelleşmeye neden olacak olması ve Bitlis Ahlat`ta yapılaşmaya yönelik düzenlemenin getirilmesi Kanun Teklifinin en çok dikkat çeken düzenlemeleridir. 


Öncelikle Kanun Teklifinin 16., 30. ve 31. maddeleri Odamızca olumlu bulunmuştur. Bu maddeler; İmar Kanunu`na eklenen geçici bir madde ile Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun`a eklenen hükümleri kapsamaktadır.


Kanun Teklifi ile ilgili önerilerimiz ekte yer alan Odamız görüşlerinde detaylıca açıklanmıştır; ancak özetle belirtmek gerekirse Kanun Teklifi ile ilgili görüşlerimiz şu şekildedir:


Teklifin 1. maddesi ile düzenlenen "Coğrafi verilerin toplanması, üretimi, paylaşımı ile mali ve cezai hükümler" ile ilgili olarak; birinci fıkranın (a) bendi ile mevcut işleyişte, Dünya`nın oldukça gerisinde kalmış bir tarz olarak kamu kurum ve kuruluşları arasında veri paylaşımının protokoller ile yürütülmesine son verilecek olması kastediliyor ise bu durum çok geç kalınmış olmakla birlikte olumlu bir gelişme olduğu belirtilmiştir; ancak bununla birlikte bentte belirtilen ücretsiz paylaşım koşullarının, bilimsel araştırmalar ve eğitim faaliyetlerinde kullanılmak kaydıyla üniversiteler için de geçerli olması gerektiği hatırlatılmıştır.  Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen ifadelerin belirsiz olduğu, konunun teknik detaylarının yeniden tanımlanması gerektiği üzerinde durulmuş; ikinci fıkranın ilk cümlesinde belirtilen "izin"in tümüyle gereksiz, iznin tanımı itibariyle belirsiz ve eksik olduğu açıklanmış, ayrıca neden pafta bazında ve neden 1/1000`lik pafta bazında fiyatlandırma yapıldığının gerekçelendirilmediği üzerinde durularak ölçeklerdeki veri ayrıntı düzeyi ve dolayısıyla üretim maliyetlerinin farklılığını gözetmeden aynı izin bedelinin istenmesinin uygun olmayacağının düşünüldüğü ve bu düzenlemenin metinden çıkarılması gerektiği ifade edilmiştir.


Kanun Teklifinin 7. maddesi ile mevcut 3194 sayılı Kanun`un 8. maddesine ikinci paragraftan sonra dördüncü paragraf olarak eklenmesi önerilen "Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilir." hükmü ile İdari Yargılama Usulü Kanunu`nda tanımlanan 60 günlük yasal sınırlama birlikte değerlendirildiğinde hukuki anlamda çelişkiye konu olabilme olasılığı belirtilmiştir. Ayrıca aynı maddede yer alan 3194 sayılı Kanun`un 8. maddesine ikinci paragraftan sonra dördüncü paragraf olarak eklenmesi önerilen hükümde yer alan "Kesinleşen" ibaresinin "İmar planı ve parselasyon planlarından bilgisi olmayan parsel sahipleri, kesinleşen" şeklinde değiştirilmesinin yararlı olacağı, 3194 sayılı Kanun`un 8. maddesinin (b) bendine ikinci paragraftan sonra eklenmesi öngörülen 7. paragraf başlangıcında yer alan "Sanayi alanları" ibaresinin "Kamuya ait tesisler ve sanayi alanları" şeklinde değiştirilmesi gerektiği, 3194 sayılı Kanun`un 8. maddesinin (ç) bendinde yapılacak değişiklikte yer alan "imar mevzuatına konu edilen" ibaresinden sonra gelmek üzere "sayısal halihazır (topoğrafik) haritalar," ibaresinin eklenmesinin uygun olacağı görüşlerimizde yer almıştır.


Teklifin 8. maddesinin ise önerilerimiz doğrultusunda şu şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir:


MADDE 8-3194 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "onbeş" ibaresi "otuz" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.


"Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumlu görüş bildirilmiş sayılır."


Teklifin 9. maddesi ile 3194 sayılı Kanun`un 18. maddesine yirmi birinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile mülkiyet hakkı zedeleneceğinden, Kanun Teklifinde getirilen "anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşürüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir." ibarelerinin yerine "davacı hak sahibinin kök parselde ki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşürüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir. Anlaşma olmaması halinde geri dönüşüm işlemi yapılmadan mahkeme kararı gereğinin yerine getirilmesi için yeni bir 3194 sayılı İmar Kanunu`nun 18. madde uygulaması yapılacaktır." ibarelerinin eklemesinin mülkiyet hakkının korunması açısından yararlı olacağının düşünüldüğü ifade edilmiştir.


Teklifin 10. maddesi ile 3194 sayılı Kanun`un 27. maddesinin mevcut yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenmesi öngörülen fıkrada yer alan "yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "köyden mahalleye dönüşen ve" ibaresinin eklenmesi ve "meclisi" ibaresinin "meclisinden Büyükşehir Belediye Meclisinin teklifi üzerine" şeklinde değiştirilmesinin uygun olacağı da görüşlerimizde yer almıştır.


Teklifin 14. maddesi ise 3194 sayılı Kanun`un ek 3. maddesi ile ilgili düzenleme öngörmektedir ve maddeyle ilgili; idarelerce görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde görüş oluşturulabilmesi açısından gerek mahallinde inceleme yapılması ve gerekse de kurum içi ek yazışma alınması gerektiğinden bu durumlar nedeniyle ilave sürenin eklenmesinin yararlı olacağı değerlendirilmiş ve önerimiz doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.


İmar Kanunu`nda imar planının amacının açıkça ifade edildiği imar planı değişikliklerinin kamu yararı ve plan disiplini içerisinde yapılması hususlarının imar mevzuatıyla belirlendiği, imar planının uzun süreçler için kurgulandığı, bu hususlarıyla para piyasasıyla ilişkilendirilmesinin sağlıklı bir kentleşme açısından doğru bir yaklaşım olmadığı belirtilerek Teklifin 15. maddesi ile 3194 sayılı Kanun`a eklenen Ek Madde 8`in kamu yararı doğrultusunda önerdiğimiz şekliyle değiştirilmesinin uygun olacağı da değerlendirilmiştir.


Kanun Teklifinin 17. maddesi ile 3194 sayılı Kanun`a ek madde getirilmesi düzenlenmiştir ve maddenin kapsamı ile yapı kayıt belgesi almış yapılarda güçlendirme yapılması öngörülmekte ve yapı ömrü uzatılmaktadır. Gelecekte kullanım ve dönüşüm işlemlerinde yaşanacak sorunları önleyebilmek için anılan maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere, "Yapıların dönüşüm ömrünü uzatmamak ve bu sürede can ve mal güvenliği içinde kullanılır kılmak için güçlendirme işlemleri yapılırken uzmanlar tarafından yapının kaç yıllık ömrünün kaldığı tespit edilerek ve bu ömür kadar kullanılmak kaydıyla tapu kütüğüne şerh edilir." fıkrasının eklenmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.


Teklifin 21. maddesi ile 3621 sayılı Kanun`a eklenmesi ön görülen maddede 6360 sayılı Kanun ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan köyden mahalleye dönüşen alanlar ve ayrıca Kıyı Kanunu öncesi dönemin mevzuatına göre ruhsatlı kabul edilen kırsal alandaki mevcut yapılar açısından farklı hukuki uygulamaların önlenmesi, uygulamada birliğin sağlanması, aynı durumda olan yapılarda hak eşitliğinin sağlanması amacı ile maddeye "veya köyden mahalleye dönüşen kırsal alanlarda" ibaresinin eklenmesi önerilmiştir.


Kanun Teklifinin 20. maddesiyle 3621 sayılı Kanun`un ek 2. maddesinde yapılması öngörülen düzenlemelerin Anayasa`nın 2, 10, 43, 90.ı maddelerine; Teklifinin 35. maddesiyle 5543 sayılı Kanun`un 36. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılması önerilen değişiklik ve eklemenin ise Anayasa`nın 2, 10, 56 ve 90. maddelerine aykırı olduğu değerlendirildiğinden maddelerin geri çekilmesinin hukuk açısından yararlı olacağı belirtilmiştir.


Ancak Meclis Genel Kurulu`nda yapılan görüşmeler sırasında değişiklik ve ekleme önerilerimiz uygun görülmemiş ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, kabul edilerek kanunlaşmıştır.


Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak meslek alanlarımızla ve kamusal yararlar ile ülke kalkınması, toplum ve kişilerin mülkiyet haklarının korunması, geliştirilmesiyle ilgili olarak gerçekleştirilecek her türlü çalışmaya katılmaya, konunun uzmanı bilim insanlarımızla birlikte katkı sunmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirterek Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi hakkındaki görüşlerimizi özetle üyelerimizin ve kamuoyunun bilgisine sunarız.


 


Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi`ne İlişkin Odamız Görüşleri için TIKLAYINIZ. 



TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Şubat 2020


 



 

 


 




Dosyalar

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi`ne İlişkin Odamız Görüşleri (268 KB) (14.02.2020 18:13:29)

Yukarı Çık