MESLEK ODALARINA MÜDAHALE, ÜLKEMİZDE MÜHENDİSLİĞİ VE ORTAK GELECEĞİMİZİ YOK ETMEKTİR

“Yasalardan aldığı yetkileri tırpanlanmış, kamu yararını gözetmeyen, doğru bildiklerini söylemeyen, davalar açarak ülkesinin kaynaklarını ve meslektaşlarının hakkını savunmayan bir TMMOB ve meslek odaları yapısının yaratılması, kuşkusuz ki ülkemizin aydınlık geleceğini karartacağı gibi mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleklerinin geleceğini de karartacaktır.”

Cumhurbaşkanı tarafından meslek odalarının ve baroların kuruluş kanunlarında değişiklik yapılması için çalışmaların başlatıldığının açıklanması ile birlikte Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak yaşananları yakından takip ediyor, TMMOB`nin ve bağlı meslek odalarının içinde yer almadığı ve görüşlerinin alınmadığı bu çalışmaları kabul etmediğimizin altını çiziyoruz. 
 
Cumhurbaşkanı`nın açıklamasının akabinde üst birliğimiz Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin kuruluş kanunu olan 6235 sayılı Kanun`da değişiklik öngören kanun taslağı hızla hazırlanmış ve Odaları yakından ilgilendiren bu süreçte TMMOB`nin ve bağlı odaların görüşlerine kesinlikle başvurulmamıştır. 
 
Defaatle tekrar ettiğimiz; ancak sıklıkla unutulan ya da görmezden gelinen bir gerçeği hatırlatmak isteriz: Odamız, diğer meslek odaları ve barolar gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları Anayasa`nın 135. maddesi gereğince kurulmuşlardır ve yetkilerini Anayasa`dan alırlar. Bunun beraberinde üyelerinden aldıkları güç ile çalışmalarını yürütürler. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kamu yararını ve mesleğin müşterek menfaatlerini gözeten amaçlarını yerine getirmesine engel olacak biçimde özerk yapısını değiştirecek herhangi bir düzenleme, Anayasa`ya aykırılık teşkil edecektir. 
 
Dönem dönem gündeme gelen benzer kanun taslakları; zaten demokratik bir yapıda olan meslek odalarını demokratikleştirme bahanesini öne sürerek antidemokratik bir şekilde meslek odalarına müdahale etmek, meslek odalarının idari yapılarını değiştirmek gayesi taşımaktadır. Ancak Anayasal kuruluşlar olan meslek odaları, Anayasa hükmü gereğince özerk kuruluşlardır ve kamu kuruluşlarına özerklik tanınmasının nedeni, faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun bir şekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır. 
 
Covid-19 ile mücadele edilen, halk sağlığının büyük önem arz ettiği, ekonomik sıkıntıların çıkmaza girdiği, işsizliğin, yoksulluğun had safhaya ulaştığı bir dönemde ülkenin gündeminin meslek odalarının seçim usulü olmaması gerektiği ortadadır. Kaldı ki meslek odalarının yapısı da seçim usulü de demokratik ilkelere uygundur ve TMMOB ve bağlı odaları her zaman demokrasinin, eşitliğin, adaletin en öndeki savunucuları olmuştur. TMMOB ve bağlı odalara yönelik bu müdahalelerle yanlışa doğru demeyen; bilimi ve tekniği savunmaktan vazgeçmeyen; doğal kaynakların, doğanın, yaşam alanlarımızın ve tarihimizin korunması için mücadele eden; rantı değil kamunun yararını gözeten; çarpık kentleşmelere, deprem gerçeğini yok sayan yapılaşmalara karşı çıkan; meslektaşların olması gerektiği şartlarda çalışması gerektiğini savunan; emeğin sömürülmesine dur diyen seslerin susturulmak istendiği açıkça görülmektedir. Bu yapıların yetkilerini budayarak ülkemizi, kamu yararını, yaşam alanlarımızı ve mesleğin ortak çıkarlarını savunmalarının engellenmek istendiği, bu doğrultuda açılan ve kazanılan binlerce davanın artık son bulmasının hedeflendiği aşikârdır.
 
Yasalardan aldığı yetkileri tırpanlanmış, kamu yararını gözetmeyen, bilimi ve tekniği ülkenin ve halkın yararına kullanmayan, doğru bildiklerini söylemeyen, gerek kamu kurumlarına gerekse özel şirketlere davalar açarak ülkesinin kaynaklarını ve meslektaşlarının hakkını savunmayan bir TMMOB ve meslek odaları yapısının yaratılması, kuşkusuz ki ülkemizin aydınlık geleceğini karartacağı gibi mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleklerinin geleceğini de karartacak, ülkemizde her şeye rağmen ayakta duran son birkaç tane hak arama mevziimizi yok edecektir.
 
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak Anayasa`dan aldığımız yetki ve sorumluluklarımızı; fikrimizin dahi sorulmadığı kanun taslaklarına, "Ben istedim, oldu." şeklinde hayata geçirilen kanun hükümlerine teslim etmeyeceğimizi bir kez daha tekrar etmek isteriz. 1954`ten beri sürdürdüğümüz emek, demokrasi, eşitlik, hak ve mühendisliğin ülkemizde gelişmesi ve toplum yararına hizmetler üretmesi için verdiğimiz mücadeleyi; 66 yıldır nasıl ödün vermeden devam ettirdiysek yine aynı azim ve kararlılıkla, yine demokrasiye olan inancımızla, yine emeğin sömürülmesine izin vermeden, yine bilim ve tekniğin ışığında sürdüreceğiz ve mesleğimize, Odamıza, Birliğimize sahip çıkacağız.  
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.  


TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Mayıs 2020


Yukarı Çık