YÖK’E AÇIK MEKTUP: HARİTA/GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ KONTENJANLARI DÜŞÜRÜLMELİ, EN DÜŞÜK BAŞARI SIRASI 100 BİN OLMALI, AÇILMASI DÜŞÜNÜLEN YENİ BÖLÜMLER KAPATILMALIDIR

"Ülkemiz, mesleğimiz, meslektaşlarımız ve de meslektaş adayı öğrencilerimiz için aklın ve bilimin ışığında doğru bir yol haritası çizelim."
 
Odamız; son on yıl içerisinde sorumlu kurum olan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) başta olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)`nde grubu bulunan siyasi partilerdeki meslektaş milletvekillerimize defaaten raporlar sunmuş; görüşmeler yapmış; ülkemizde sayıları hızla artan harita/geomatik mühendisliği lisans programları ve kontenjanları konusundaki kaygılarını, gelecek açısından sektörel anlamda doğuracağı sonuçları, istidam olanaklarına olan etkisini ve de nitelikli mühendisler yetiştirilmesi noktasındaki sonuçlarını dile getirmiştir. 
 
Son olarak 11-12 Ekim 2019 tarihlerinde İstanbul`da Odamızın gerçekleştirdiği Harita/Geomatik Mühendisliği Eğitim-Öğretim Sempozyumu`nda ise lisans programları ve kontenjanları konusundaki çıktılar, konunun paydaşı olan "Öğrenci, Akademisyen, Üniversite, Meslek Odası, Kamu, Özel Sektör" unsurlarıyla çok boyutlu ele alınmış,  ülkemizde mesleğimizin geleceğini biçimlendirmek adına ortak aklın ürünü olan stratejik hedefler belirlenmiş ve bir sonuç bildirgesi yayınlamıştır. Bu kapsamda mesleğimizin lisans eğitim-öğretiminin tartışılmasına, gelişim ve niteliğinin artırılmasına, istihdam olanaklarının değerlendirilmesine yönelik stratejiler belirlenerek eylem planının oluşturulması hedeflenmiştir. 
 
Harita/geomatik mühendisliği mesleği; insan-toprak ilişkileri bağlamında mühendislik, hukuk ve sosyoloji bilimlerinin entegrasyonu ve uzmanlığına sahip, mülkiyet gibi önemli bir kavramın korunması ve geliştirilmesine yönelik hizmetler sunan temel bir mühendislik alanıdır. Bu yönüyle ülkemizdeki imar, kamulaştırma, gayrimenkul değerleme, kadastro, toplulaştırma faaliyetleri gibi kritik arazi-arsa yönetim faaliyetlerinin yanında; coğrafi ve mekânsal bilgisi sistemlerinin oluşturulması ve yönetilmesi; yol, köprü, baraj, tünel, bina, altyapı tesisleri gibi birçok mühendislik yapısının inşası; uzay ve uydu bazlı sistemler ile lazer tarama teknolojilerinin çok yönlü kullanılması noktasında dijital yaşamın her noktasında konumsal bilgiye dayalı çalışmalar üreten ve hizmetler sunan kritik bir meslek grubudur. Bu yönüyle insan yaşamı, can ve mal güvenliği, doğal kaynakların korunması, kısıtlı bir kaynak olan topraklarımızın korunması ve değerlendirilmesi ve sürdürülebilir yaşam açısından etkin sorumluluklara sahip bir mühendislik dalıdır.  
 
Ülkemizde Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasına kayıtlı 18.000, kayıtlı olmayan yaklaşık 3.000 kişi ile toplam 21.000 harita/geomatik/jeodezi ve fotogrametri/harita ve kadastro mühendisi unvanlarına sahip mühendisimiz bulunmaktadır. 
 
YÖK-Atlas veri tabanına göre günümüzde 26 farklı üniversite, harita/geomatik mühendisliği lisans programında eğitim-öğretim yapmakta ve her yıl kontenjanları dâhilinde öğrenci almaktadır. Bunların dışında 10 farklı üniversitede ise harita/geomatik mühendisliği lisans programı açık olup önümüzdeki süreçte belirlenen kontenjanlar dâhilinde öğrenci alımı ve eğitim-öğretim faaliyetlerine hazırlanmaktadır. 
 
Ülkemizde son on yılda devlet ve vakıf üniversiteleri sayılarındaki hızlı artış, maalesef harita/geomatik mühendisliği lisans programlarının ve kontenjan sayılarının da dengesiz bir biçimde artmasına neden olmuştur. YÖK-Atlas veri tabanına göre 2019 yılında harita/geomatik mühendisliği lisans programlarına yaklaşık 1500 kontenjan ayrılmıştır. 
 
Kontenjanların bu denli yüksek olması, ülkemizde bir planlama yapılmadan istihdam fazlası olacak şekilde harita/geomatik mühendisinin mezun olmasına neden olmaktadır. Bu gerek KPSS ile kamuda atanacak harita/geomatik mühendisi kadro sayısı planlaması gerekse özel sektörde görev alacak harita/geomatik mühendisi istihdamı açısından büyük risk oluşturmaktadır. Son yıllarda önemle hissettiğimiz ve ülkemiz açısından reel bir sorun haline dönüşen "üniversiteli işsizler" sorununa kendi sektörümüz açısından yenilerini eklemektedir. Artık her yıl 1000`den fazla harita/geomatik mühendisi aramıza katılmaktadır. Ancak bu meslektaşlarımız, son yıllarda özellikle yeni mezun oldukları dönemde iş bulma konusunda büyük zorluklar yaşamaktadırlar. Bu gelişmeler dikkate alındığında son yıllarda bazı üniversitelerimizdeki bölümlerde harita/geomatik mühendisliği lisans programlarının tercih edilme oranı düşerken, öte yandan tercih eden öğrencilerin de başarı sıralamasının her geçen yıl daha da gerilediği gözlenmektedir. 
 
2019 yılı verilerine göre harita/geomatik mühendisi lisans programları için Taban Başarı Sırası (TBS) 70.299-280.496 aralığındadır. YÖK, nitelikli öğrenci ve nitelikli mezun açısından bazı mesleklerde ÖSYM`nin yapmış olduğu sınav sonucuna göre Taban Başarı Sırası  (TBS) belirlemiştir. Tıp programları için en düşük 50 bininci, eczacılık programları için en düşük 100 bininci, hukuk programları için en düşük 125 bininci, mimarlık programları için en düşük 250 bininci ve mühendislik programları için ise en düşük 300 bininci sıralamadaki öğrenciyi almaktadır. 
 
Maalesef bu ölçütlere göre harita/geomatik mühendisi lisans programları, en düşük 300 bininci sıralamadaki öğrenciyi almaktadır. Bu ise önem ve niteliği kuşkusuz diğer meslek alanları kadar kritik bir öneme sahip mesleğimizi, YÖK tarafından en düşük sıralamadaki öğrencileri alan bir meslek haline getirmiştir. Öyle ki bu durum; matematik, fizik ve geometri gibi temel bilim dersleri açısından gerek eğitim-öğretim gerekse mezuniyet sonrası uygulama niteliği açısından güçlü olması gereken harita/geomatik mühendislerinin neredeyse birkaç sayısal soruyu doğru yaparak lisans programlarına yerleşmesine olanak sağlamaktadır. Bu mesleğimiz ve sektörümüz açısından, mühendisin niteliği ve mesleğin kazanımları açısından ve ülkemizdeki gelecek yıllar açısından telafisi güç sonuçlara neden olmaktadır.  Bu nedenle YÖK tarafından belirlenen en düşük 300 bininci başarı sıralaması birçok mühendislik alanında olduğu gibi harita/geomatik mühendisi lisans programları için de kabul edilemez seviyededir. 
 
Ülkemizde bilgi, beceri ve yetkinlik bakımından uluslararası standartlarda mesleki yeterliliğe sahip harita/geomatik mühendislerinin yetiştirilmesi ve sektörde istihdamı için yeterli fiziki koşullara ve akademik kadroya sahip; alet, donanım, yazılım ve laboratuvar olanakları tam olan harita/geomatik mühendisliği bölüm sayısı, kısıtlıdır. Bu eğitim şartlarının sonucu olarak verilmiş olan diplomalar, mezun mühendislerin niteliğinin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. 
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi araştırma projelerinden biri olan "Üni-Veri", ülkemizdeki üniversitelerin bölüm bazında iş bulma sürelerini, ilk bir yıl içindeki istihdam ve kamuda işe girme oranlarını, ortalama ücretlerini, istihdamın sektörel dağılımını ve nitelik uyuşmazlığını ortaya koyan ulusal bir araştırmadır.
 
2014-2018 yılları arasındaki verilere göre seçilen 70 meslek alanı için hazırlanan bu araştırmaya göre harita/geomatik mühendisliği, istihdam oranı açısından %56 ile 13. sıradadır. İş bulma sıralaması açısından 7 ay 15 gün ile 35. sıradadır. Kamuda işe yerleşme oranı %8 ile 28. sıradadır. Ortalama ücrette ise 2725 TL ile 35. sıradadır.
 
Yukarıda vurgulanan ve devletin sorumlu kurumlarınca açıklanan tüm bu istatiksel göstergeler, harita/geomatik mühendisliği lisans programları/bölümleri ile kontenjanları konusunda orta ve uzun dönem analizler yapıldığında etkin eylem planlarının hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. 
 
Bu nedenle YÖK tarafından ivedilikle;
 
1) Mevcut harita/geomatik mühendisliği lisans programları/bölümleri kontenjanları azaltılmalıdır. 
2) Daha fazla üniversitemizde harita/geomatik mühendisliği lisans programı/bölümü açılmamalıdır. 
3) Mevcutta açık olup yeterli fiziki koşullara ve akademik kadroya sahip olmayan; alet, donanım, yazılım ve laboratuvar olanakları bulunmayan bölümler eğitim-öğretime başlatılmadan ve tercih döneminden önce kapatılmalı, gençlerimizin ve ülkemizin geleceği riske atılmamalıdır. 
4) Harita/geomatik mühendisliğine giriş için aranacak en düşük başarı sırası 100 bin olmalıdır.
 
Ülkemizin geleceği, mesleğimizin kazanımları ve önemi adına sürdürülebilir olmayan bu sürece artık DUR denilmelidir. 
 
YÖK başta olmak üzere ilgili kurumlara bir kez daha şunu hatırlatmak istiyoruz: Üniversiteler, kapılarında bekleyen milyonlarca öğrencinin sayısını azaltmak için kontenjanların artırıldığı yerler olamaz. Nitelikli ve mesleki yeterliliğe sahip toplumcu mühendisler yetiştirmek, her ile üniversite ve her üniversiteye bölüm açarak asla gerçekleşmez. 
 
Kamu ve özel sektörde istihdam alanları yaratmadan, üretim yapmadan, üniversitelere ve eğitime yatırım yapmadan, üniversitelerde bilimsel eğitimi ve liyakati yerleşik kural haline getirmeden işsiz üniversite mezunlarını çoğaltmak; ülkemiz ve gençlerimiz adına hiçbir yarar sağlamaz. 
 
Bu nedenle harita/geomatik mühendisliği mesleği adına yıllardır yapmış olduğumuz ve yapmaya devam edeceğimiz bu değerlendirme ve tespitleri, 2020-YKS`den önce bir kez daha gereği için bilgilerinize sunuyor ve tarihe not düşüyoruz.
 
27-28 Haziran 2020 tarihlerinde ülkemizde milyonlarca gencin gireceği Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yapılacaktır. Geleceğimiz ve yarınlarımız olan gençlerimize bu zorlu Covid-19 sürecinde öncelikle sağlık, sonrasında gerçekleştirilecek sınavda başarılar diliyoruz. 
 
Bu tespit ve değerlendirmelerle ülkemiz, mesleğimiz ve yarının genç mühendisleri için ilgili kurumları zamanında ve şimdi tedbir almaya davet ediyor, hep birlikte aklın ve bilimin ışığında doğru bir yol haritası çizelim diyoruz. 

Saygılarımızla.


TMMOB 
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Haziran 2020


Yukarı Çık