DOĞAL AFETLER, ÖNLEM ALINMADIĞINDA FELAKETTİR

Merkez üssü Gölcük olmak üzere İzmit, Adapazarı ve İstanbul gibi pek çok yerde hissedilen, 7.4 büyüklüğünde 17 Ağustos 1999`da gerçekleşen deprem neticesinde resmi verilere göre 17 bine yakın kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 285 bin ev ile 42 bin iş yeri kullanılamaz hale geldi. Bir doğa olayı olan depremi bir felakete dönüştüren ise kaçak yapılaşmalara, çarpık kentleşmelere, deprem gerçeğini göz ardı eden yapımlara izin verilmesi; tedbir almak yerine rant odaklı hareket edilmesiydi.

 

Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum dolayısıyla tektonik plakaların özellikleri açısından aktif deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Geride bıraktığımız yıl içerisinde Akhisar, İstanbul, Ankara, Elazığ, Ege Denizi gibi farklı bölgelerimiz merkez üssü olmak üzere yaşanan depremler de bunun bir göstergesidir ve önüne geçilmeyen bu doğa olayının zararlarını azaltmanın tek yolu, gereken tedbirleri almak ve depreme karşı hazırlıklı olmaktır. Bu nedenle kentsel dönüşümler doğru gerçekleştirilmeli, denetimsiz ve ruhsatsız yapıların artmasına izin verilmemeli, mühendislik hizmetleri titizlikle yerine getirilmeli, denetimler sıklaştırılmalı, dere yatakları imara açılmamalı, deprem gerçeğini yok sayan projeler hazırlanmamalı ve hayata geçirilmemeli, imar affı gibi düzenlemelerle riskli yapılara resmiyet kazandırılmamalı, depreme dayanıklı binaların yapımı için getirilen düzenlemeler kâğıt üzerinde kalmadan uygulamada hayat bulmalıdır. 

 

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak 17 Ağustos`ta hayatını kaybedenleri saygıyla anarken, yaşadığımız felaketlerden ve kayıplardan ders çıkartılarak, bilimin ve tekniğin ışığında gereken tüm önlemlerin bir an önce alınması ve yaşanacak olası depremlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. 


TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ağustos 2020 

Yukarı Çık