TBMM DEPREM ARAŞTIRMA KOMİSYONUNA GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZ AKTARILDI

TBMM Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu`na depremlere karşı alınacak önlemlere ilişkin Odamızın görüş ve önerileri sunuldu. 
 
TBMM`de gerçekleşen ve Yönetim Kurulumuz adına Genel Başkanımız Ali İpek ve II. Başkanımız Ayhan Erdoğan`ın katıldığı toplantıda; Odamızın depremlere ilişkin genel değerlendirmelerinin yanında,  meslek alanlarımız özelinde alınması gereken önlemlere dikkat çekilerek ‘Kentsel Dönüşüm, Yapı Denetim Sistemi ve Fenni Mesuliyet Süreçlerinde Yaşanan Sorunlar, Jeodezik Yöntemlerle Depreme Karşı Alınabilecek Önlemler, Açık Veri, Coğrafi / Mekânsal Bilgi Sistemleri, Kamuda Harita/Geomatik Mühendislerinin İstihdamındaki Yetersizlikler ve Ülkemizdeki Mühendislik Eğitiminde Yaşanan Sorunlar`a değinilerek tüm bunların deprem öncesi ve deprem sonrasındaki süreçlere olan etkileri vurgulandı. Akabinde, aktardığımız önerilere yönelik Komisyon üyesi milletvekillerinin yönelttiği sorular yanıtlandı.
 
Yapı denetim sürecinde, her ne kadar yasa ve yönetmeliklerde olmasına rağmen harita mühendislik hizmetlerinin ilgili idareler tarafından çoğu zaman aranmadığı, mevzuatın kâğıt üzerinde kaldığı, depreme dayanıklı planlama ve yapı projelendirme süreçleri işletilse bile proje ve yapım süreçleri harita mühendislerince kontrol edilemeyen yapılarda çok ciddi sorunların yaşandığı ve mevzuatın uygulanması gerektiği vurgulandı.
 
Kamu kurumlarında çok ciddi bir harita mühendisi ihtiyacı olduğu bilinmesine ve bazı kurumlarca talep edilmesine rağmen ekonomik veya başka gerekçelerle bu kadroların açılmadığı, altyapıdan planlı kentleşmeye, ulaşımdan afet yönetimine kadar mesleğimiz özelindeki birçok alanda kamu işleyişinde ciddi aksamaların olduğu ve kamuda kontenjanların artırılması gerektiği vurgulandı.
 
Mühendislik eğitiminde yaşanan sorunların sağlıklı kentleşmeye, yapı üretim ve denetim süreçlerine olan etkileri vurgulanarak, bu konuda daha önce YÖK`e sunduğumuz taleplerimiz ve raporlarımızdan söz edildi. Mühendislik eğitiminde mutlaka daha gerçekçi bir barajın uygulanması ya da mesleğimiz özelinde matematik neti barajı getirilmesi gerektiği ifade edildi.
 
Sunulan somut önerilerimiz özetle aşağıdaki gibidir:
 
• Ülkemizde farklı kurum ve kuruluşlarca işletilen ve sayıları toplamda 470 olan sabit GNSS istasyonlarının Harita Genel Müdürlüğü gibi bu konuda deneyimli bir kurumun çatısı altında birleştirilmesi, tek bir jeodezik ağa dönüştürülmesi, bu konuda kurum bünyesinde yetkin bir birim kurularak ülke çapında fay ve yer kabuğu hareketlerinin milimetre doğruluğunda ve 4 boyutlu olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi sağlanmalıdır. 
 
Bu sayede fay hatlarındaki olası sıkışma ve biriken enerjinin tespit edilerek ilgili farklı meslek disiplinleri ile birlikte risk değerlendirmelerinin yapılması, depremsellik hakkında kestirim yapılması ve bu sonuçların düzenli olarak yetkili kurumlarla paylaşılması, deprem öncesi eylem planı için son derece önemlidir.
 
• Kamu yararı ve deprem kuşağında yaşayan ülkemizde birçok problemin çözümü için harita/geomatik mühendislerinin kamudaki kontenjanları artırılmalıdır.
 
• Mevcut yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak;  yapı ruhsatına esas olacak tüm projelerin ruhsat öncesinde kendi meslek alanındaki fenni mesullerce kontrol edilmesi, bu kontrollerin yapıldığına ve fenni mesuliyetlerinin üstlenildiğine ilişkin hizmet satın alma sözleşmesinin ilgili idarelerce mutlaka aranması, yapı yapım sürecinin bilimsel ve teknik yönden ve yine ilgili meslek mensubu tarafından eksiksiz denetlenmesi ve ülke düzeyinde uygulama birliğinin sağlanması gerekmektedir.  
 
• Yapılar için afet kimlik belgesi oluşturulmalı, her binanın deprem risk katsayısı belirlenmeli, DASK başta olmak üzere binaların depreme karşı güvenli olup olmadığı o binaya dair her işlem esnasında sorgulamalı, yüksek riskli tespit edilen binalarda tapuya şerh düşülerek alım-satıma kapatılmalı ve yıkım süreçleri başlatılmalıdır. 
 
• Kentsel dönüşüm için bütçeden daha fazla miktarda pay ayrılmalı ve sosyal adaleti gözeten kamucu bir dönüşüm anlayışı ile kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verilmelidir.
 
• Mevcut konut durumuna ilişkin dayanıklılık, değer, sahiplik ve kullanım dökümleri yapılmalı, kent genelinde, mülkiyet analizleri ile birlikte kentsel dönüşüm planlarına altlık teşkil edecek şekilde taşınmaz malların genel envanterleri çıkartılmalıdır.
 
• Afet öncesinde ve afet sonrasında Coğrafi Bilgi Sistemlerinden etkin bir şekilde yararlanılmalı, depreme dönük ve Türkiye çapında her bir vatandaşın ve tüm kamu kurumlarının erişimine açık bir mekânsal bilgi sistemi kurulmalı, kitle kaynaklı haritacılık ile vatandaşın da sisteme veri girebilmesine olanak verilerek halk bu sürecin içine katılmalıdır. 
 
• Açık veri olgusu desteklenmeli, ülke güvenliği ile ilgili olmayan ve kişisel veri içermeyen tüm veriler (meteoroloji, ulaşım, enerji, planlama, altyapı, jeoloji, tektonik, ekonomik vb.) kamu yararı için açık ve ücretsiz hale getirilmeli, şeffaflığın sağlanmasının beraberinde üniversitelerin ve özel sektörün yeni çalışmalar ve geliştirmeler yapabilmesinin ve verinin özgür olmasının önü açılmalıdır.
 
• İmar affı olarak da bilinen 3194 sayılı Kanun`un geçici 16. maddesinden yararlanan tüm yapıların depreme dayanıklılığı kamu tarafından kontrol edilmeli, yeterli şartları sağlamayan yapıların yapı kayıt belgeleri iptal edilerek yapılar yıkılmalı, vatandaşlara paraları iade edilmeli ve barınma hakkına yönelik güvence sağlanmalıdır. 
 
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak gerçekleşebilecek olası depremlerdeki can ve mal kayıplarını en aza indirgemek için bilimsel ve teknik doğrular ışığında yapılacak her türlü çalışmaya katkı sunmaya devam edeceğimizi belirtir, bizleri dinleyen tüm Komisyon üyesi milletvekillerine teşekkür ederiz.
 

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 
Aralık 2020



Yukarı Çık