İPLİKTEN KELEPÇE!

 TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Öğrenci Birliğinin Boğaziçi Üniversitesine Yaşatılan antidemokratik sürece dair Açıklamasıdır.


Uzun süredir ülke gündemini meşgul eden tartışmalı rektör atamaları ve üniversite öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen psikolojik ve fiziksel saldırılara Boğaziçi Üniversitesi örneği ile bir yenisi daha eklenmiştir. Bu gelişmeler üzerine; var olduğu günden bu yana toplumsal muhalefetin bir parçası ve ifade özgürlüğünden yana olan TMMOB HKMO Öğrenci Birliği, Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan olaylara yönelik bir açıklama yapma gereği duymuştur.

Tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de uzun bir süre rektör atamaları; üniversitelerde gerçekleştirilen kurum içi seçimlerle gerçekleştirilmiş, rektörler akademisyenlerin oyları ile göreve gelmiştir. Ancak yıllar içerisinde birden fazla kez değiştirilen rektörlük seçimleri ve atama süreci en büyük ve kalıcı hasarı, 1980 darbesinin hala etkisini sürdüren ürünü olan YÖK`ün kurulmasıyla almış ve antidemokratik uygulamaların önü daha da açılmıştır. Günümüzde ise ülkemizde yayınlanan KHK`ler dolayısıyla rektör atamaları, YÖK - Cumhurbaşkanlığı arasındaki tek taraflı koordinasyonla geçekleştirilmekte ve bu atamalar ile üniversitelerimiz siyasi rant aracı olarak kullanılmaktadır. İlk dönemlerinde "her şehirde en az bir üniversite" politikası ile yeterli, nitelikli üretimlere ve liyakata sahip olmayan kadroları üniversiteleştiren ve yükseköğretimin varlığını önemsizleştiren AKP Hükümeti, zamanla elini ülkemizin köklü üniversitelerine de atmıştır. Bununla beraber tartışmalı rektör atamaları ve siyasi karşılığı bulunan akademik koltuk hediyeleriyle uzun yıllar ülkemizi birçok anlamda imar etmiş eşsiz yükseköğretim kurumlarını antidemokratik kadrolaşma yöntemleri ile siyasi cephe haline getirmiştir. Daha önce ilgili yasa ve kararnamelere dayalı olarak defalarca gerçekleştirilen meşruiyetten uzak rektör atamalarına ek olarak 2 Ocak 2021 tarihinde gerçekleştirilen atama doğrultusunda Boğaziçi Üniversitesi Rektörü olarak göreve başlayan Melih Bulu, ülkemizdeki antidemokratik öğretim işleyişinin şimdilik son halkası olarak tarihe geçmiştir.  

Görev süresinin ilk gününden bu yana intihal örneği ile de gündeme gelen atanmış yeni rektörü kabul etmediğini ve rektörlük atamasının üniversite içerisinde gerçekleştirilen seçimlerle yapılması gerektiğini savunan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, bu haklı tepkilerini eyleme geçirerek ifade özgürlüğü kapsamında gerçekleştirdikleri protestolarla rektörü istifaya davet etmiştir. Protestolar sürecinde üniversite öğrencilerine kolluk kuvvetleri tarafından orantısız ve kontrolsüz psikolojik ve fiziksel güç uygulanmış, son safhada öğrencilerin kampüslerine girmelerini engellemek amacıyla kampüs giriş kapısına kelepçe vurulmuştur. Devam eden operasyonlarda demokrasi ve özgür öğretim hakkını arayan öğrencilerin evlerine şiddet yüklü ve insani değerlerden uzak baskınlar gerçekleştirilmiş, öğrencilerin ifade özgürlükleri ayaklar altına alınmış, ters kelepçe uygulamaları ile onur kırıcı ve haksız gözaltı müdahaleleri gerçekleştirilmiştir. Hiçbiri kabul edilemez olan bu müdahale ve engelleme çabası ise demokratik öğretim hayaline sahip, gerçek ve hak dışı uygulamaları kabul etmeyen öğrenci gruplarını yıldırmamıştır. Tepkiler ve eylemler hem ülkemizdeki hem de dünyadaki birçok öğrenci ve gençlik grubu tarafından destek almıştır. Devam eden süreçte devir teslim töreninde Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin bir bölümü de yeni rektöre sırtını dönerek bu atamaya olan haklı tepkilerini açıkça ortaya koymuştur. 

İçerisinde bulunduğumuz düzende, gerçekleştirilen bu antidemokratik atamaya şaşırmamakla birlikte, TMMOB HKMO Öğrenci Birliği olarak açıkça belirtmek isteriz ki; üniversitelerin gerçek sahibi akademisyenler ve öğrencilerdir. Özerk yapıya kavuşmaları için sonsuz mücadele verdiğimiz yükseköğretim kurumlarımız, aydınlık yarınlarımızın en önemli aracı ve gençliğimizin en büyük umududur. Protestolar sırasında kapılara vurulan kelepçelerin aslında demokrasiye vurulduğunu, gençlik hareketlerine yönelik şiddetin özgürlüğe ve ülkemizin geleceğine uygulanan şiddet olduğunu açıkça belirtir; yapılan tüm faşist saldırılara ve demokrasiden, ifade özgürlüğünden uzak müdahalelere rağmen berrak bir gelecek mücadelesine devam edeceğimizi açıkça bildiririz. Dün olduğu gibi bugün de başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olmak üzere hak ve demokrasi arayışı gerçekleştirilen tüm haklı örgütlenmelerin yanında olduğumuzu kamuoyuna duyurmak isteriz. 


TMMOB HKMO
Öğrenci Birliği
Ocak 2021

Yukarı Çık